1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “Yönetenler gücü dışarıda değil kendi halkında aramalı”
“Yönetenler gücü dışarıda değil kendi halkında aramalı”

“Yönetenler gücü dışarıda değil kendi halkında aramalı”

Cumhurbaşkanı adayı Doç. Dr. Kudret Özersay, katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulundu.

A+A-

Özersay, ülkedeki siyasilerin hem gücü hem de meşruiyeti Kıbrıs Türk halkı yerine dışarıda aramaları durumunda hüsrana uğrayacaklarına dikkat çekti. Özersay, çözüm halinde de çözümsüzlüğün devamında da Kıbrıs Türk halkının kendi kendini yönetebilmesinin bir olmazsa olmaz olduğuna dikkat çekerek, “bu ülkenin yöneticilerinin gerek Rum tarafı gerekse Türkiye de dahil dünyadaki diğer aktörlerle olan ilişkilerimizde hak ve menfaaterimizi gerektiği gibi savunabilmesi için, gücü ve meşruiyeti dışarıda değil bu ülkede ve Kıbrıs Türk halkında aramalıdır” dedi. Özersay bu durumun önümüzdeki yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi için de geçerli olduğunu vurguladı.

“Türkiye İle Müzakere Edeceğim Konular Olacak”

Türkiye ile ilişkiler konusuna da değinen Cumhurbaşkanı adayı Kudret Özersay, “Cumhurbaşkanı seçilmem durumunda Kıbrıs Türkünün stratejik ortağı ve dostu olan Türkiye ile de diplomasi yolunu kullanarak müzakere edeceğim ve pek çok konuda her iki devletin de menfaatine olacak şekilde ikna edici olacağımı biliyorum” dedi.

Türkiye ile Cumhurbaşkanı olarak hangi konuları müzakere etmeyi düşündüğünümn sorulması üzerine Özersay şunları ifade etti: “Örneğin bir kemer sıkma politikasının sonucu olarak 2009 yılında yürürlüğe konulan göç yasası, kamuda maaş eşitsizliğine neden oluyor ve gittiğim tüm köylerde bu konudaki rahatsızlığı gözlemliyorum. Bu durumun Kıbrıs Türk gençliği açısından da beyin göçünü hızlandırdığı bir realitedir. Devletin başı olan Cumhurbaşkanı bu durumdan rahatsızlık duyup konuyu Meclis’e taşımalı ve ertesinde de ekonomik protokolde değişiklik hedefiyle bunu Türkiye ile müzakere edebilmelidir” dedi. Özersay “Cumhurbaşkanı seçilmem durumunda Meclis’i bu gündemle toplantıya çağırmayı düşünüyorum. Muhaleffette iken başka konuşan, hükümet olunca bu konuda daha farklı konuşmaya başlayan tüm siyasi partilere gelin maaş eşitliğini sağlayacak değişikliği yapalım ama aynı zamanda ülkede var olan aşırı israfa son verecek başka tedbirleri de eş zamanlı olarak hayata geçirelim çağrısı yapacağım ve bunu Türkiye ile devlet adına Cumhurbaşkanı olarak gidip müzakere edeceğimi söyleyeceğim” dedi.  Özersay, Kıbrıs Türk gençliğini umutsuzluğa iten bu ve ve benzeri konuların ülkenin Cumhurbaşkanının uykularını kaçırması gerektiğini de ileri sürdü.

"Artan Suç Oranları ve Su Konusu Da Kritik"

Ülkede giderek artan suç oranlarına da dikkat çeken Cumhurbaşkanı adayı Özersay, polis teşkilatına son 5 yıldır gerekli personel alımının yapılmadığını, Türkiye ile KKTC arasında adli konularda sağlıklı bir işbirliği yapılmasının önünde hala bürokratik engellerin bulunduğunu, tüm bu sorunların giderilebilmesi için Cumhurbaşkanının gerek Bakanlar Kurulu toplantılarına başkanlık ederek hükümetle istişareler yapması ve ülkeye giriş-çıkış şartları da dahil bu konuların siyasi yönünü Türkiye ile müzakere etmesinin gerekli olabileceğini vurguladı.

Türkiye’den gelecek su konusunu da örnek olarak veren Özersay, bugüne değin bu suyun ülke içinde nasıl kullanılacağının pek konuşulmadığını, her hükümet değişikliğinde değişecek değil kalıcı olacak olan bir devlet politikasına ihtiyaç olduğunu ve bunun da Cumhurbaşkanının siyasi liderlik göstermesi ile mümkün olabileceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda bu konuyu Meclis’in gündemine taşıyarak gerek gelecek olan su ile tarımsal üretim bağlamında köylerdeki gençlere ne şekilde istihdam imkanı yaratılabileceğini, gerekse Belediyeler ile işbirliği halinde özel sektörün de katılımıyla nasıl bir model üzerinden ülke ekonomisine katkı yapılabileceğini tartıştırmayı ve bunu toplumsal bir konsensus ile bir devlet politikası haline dönüştürmek için bir duruş sergileyeceğini söyledi.

“Karşılıklı saygı, Özsaygının Kazanılmasıyla İlişkili”

Özersay, “stratejik ortağımız ve dostumuz olan Türkiye ile gerçek anlamda karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki kurmak istiyorsak, bunu içi boş beylik laflarla yapamayız” dedi. Özersay “bunun hayat bulması, bir yandan Türkiye ile sağlıklı bir ilişkiyi hangi enstrümanlarla ne şekilde kuracağımızın tarif edilmesinden, diğer yandansa kendi kurumlarımıza çeki düzen vermekten geçer. Çünkü ancak kendi kurumlarımıza çeki düzen verirsek kendimize olan güveni yeniden kazanmaya, özsaygımızı yeniden kazanmaya başlarız ki bu, karşılıklı saygı temelinde bir ilişki için en önemli unsurlardan birisidir” dedi.

Özersay, kendimize olan saygıyı yeniden kazanmamızın önündeki en önemli engelin kamu kurumlarını bütünen verimsizliğe iten partizanlık, adam kayırmacılık ve yolsuzluk olduğuna dikkat çekti ve Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda tüm bunlara karşı çok ciddi bir mücadele vereceğini, bunun için Cumhurbaşkanlığına bağlı olan Kamu Hizmeti Komisyonu’nun da çok önemli olacağını vurguladı. Kamu Hizmeti Komisyonu yasasında, istihdam, tayin ve terfilerde partizanlık yapanların Cumhurbaşkanı tarafından görevden alınabileceğini ama bugüne değin dışarıya çıkan sorular dahi olmasına rağmen ne bir başkanın ne de bir üyenin bu temelde Cumhurbaşkanları tarafından görevden alındığını hatırlamadığını söyledi. Kamuda partizanlığa karşı sonuç alıcı bir mücadelede Cumhurbaşkanının çok önemli bir rolü olabileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı adayı Özersay, “bunu da herhangi bir siyasi parti ile kurumsal ya da duygusal bağı olmayan ancak gerçek anlamda tarafsız bir Cumhurbaşkanı yapabilir” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.