1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Yorgancıoğlu Dönemi
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yorgancıoğlu Dönemi

A+A-

Geçtiğimiz gün United Media Grup olarak, CTP’nin yeni genel başkanı Özkan Yorgancıoğlu ile bir araya geldik.

Yazar ve yöneticilerin sorularına cevap veren Yorgancıoğlu, oluşacak parti yetkili kurullarıyla birlikte göreve daha aktif başlamayı hedefliyor.

Yorgancıoğlu’nun işi kolay olmayacak. Hem parti içi güçler dengesi arasındaki tartışmalar hem de yapılacak işler listesinin çokluğu, öncelikle yeni bir genel başkan olarak temel sınavları olacak. Bu sınavları ya başarıyla geçecek, ya da altında kalıp emanetçi pozisyonunda, bir başka başkana zemin hazırlayacak.

Genel Başkanlık yarışında en az oyu alarak kurultaydan çıkan partinin eski Genel Sekreteri Kutlay Erk, kendi açısından parti içinde yaşadıklarını açıklıkla YENİDÜZEN’deki köşesinde paylaştı.

Yazdıklarına ancak bir gazeteci gözüyle bakıp, önümüzdeki sürece ilişkin bir veri olarak kabul edebilirim. Hal böyle olunca da belli ki, bugüne kadar birçok konuda partiye yönelik olarak yapılan eleştirilerin sebebinin de ne kadar sağlam bir zemine bağlı olduğu ortaya çıkıyor, diyebilirim.

Ve bütün bunların acilen ortadan kaldırılmasının ne kadara hayati olduğunu, yakın tarihin açıklıkla gösterdiğini hatırlatabilirim.

CTP’nin bu yeni dönemde de fazla bir seçeneği yok.

Bütün siyasi partiler, biraz da siyasetin doğası gereği, iç çekişmeler ve güçler çatışması yaşarlar. Bu sağlıklı şekilde atlatılır, yarattığı etki bir sinerji olarak kullanılabilirse, gelecek için bir kamçı yaratabilir. Ancak güç kavgaları temel şiar noktasına taşınırsa, o partinin ne muhalefette, ne de iktidarda kimseye hayrı dokunmaz.

Ancak ne yazık ki, biz son iki yılda, parti içi kavgalarıyla iktidarı yapamayan, yine iç çekişmelerle muhalefetine odaklanamayan iki siyasi partinin varlığını yaşadık. Biri kişiliksiz bir hükümet yaratırken, diğeri bu kişiliksizlik karşısında bile etkin şekilde durabilecek bir muhalefet yaratamama durumunu yaşadı.

Artık bu iç kavgaları bırakıp, geleceğe odaklanma zamanı vardır.

CTP’nin yeni genel başkanının, bugün itibariyle artık oluşan yetkili kurullarıyla desteklenmesi ve önündeki yapılacak işler listesi için kolları sıvaması gerekir.

Kıbrıs sorunu uzun zamandır kimsenin gündeminde değil. Uzun zamandır CTP’nin de gündeminde olmayan, sadece Cumhurbaşkanlığı’na havale edilen konuya ilişkin artık etkin bir varlık gösterilmesi gerekiyor. Zira partinin temel dayanaklarından biri, bu ülkede çözüm siyasetini canlı tutmaktır. Bu alanda siyaset yürütenlerle birlikte toplumlararası ilişkileri geliştirip, çözüm için zemin hazırlamaktır.

Sadece karşı tarafı suçlayarak, ötekileştirerek, yaratılmış düşman retoriğini besleyerek yeni bir dil oluşturmak, mümkün değildir.

Yorgancıoğlu, toplumlararası ilişkilerin geliştirilmesi konusunda sıcak mesajlar verdi ki, bu da son derce önemlidir.

Türkiye’de seçimler yeni bitti.

AK Parti üçüncü kez tescillediği tek başına iktidar dönemini yaşıyor.

Erdoğan’ın karşısında birçok önemli dış politika sorunu var. Kıbrıs sorununun çözüme yönelik sonuç alıcı bir gündem maddesi olması yönünde adadan gidecek irade son derece hayati bir rol oynayacak.

O yüzden CTP’ye adadan gidecek bu irade konusunda çalışma sorumluluğu düşüyor.

Özelleştirme başlığı altında, sessiz sedasız, sorgusuz sualsiz devlete ait bütün kurumlar, bir yerlere peşkeş çekiliyor. Bunu sadece basit bir hükümet başarısızlığı ya da yolsuzluğu olarak görmekten öte, son derece istikrarlı şekilde devam eden bu gelişmelerin karşısında durmak gerekiyor. Bunun karşısında duracak olan da şüphesiz ki, ana muhalefet başta olmak üzere, muhalefet partileridir.

Ama sadece karşı çıkarak, yuvarlak ifadelerle UBP hükümetini eleştirerek değil, toplumun yaralarına merhem yaratarak bu yapılabilir.

Yorgancıoğlu’nun sohbetimizde dile getirdiği, bütün iş dünyası, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerle toplumun genelinin buluşacağı ortak payda vurgusu son derece hayatidir. Eğer bugün her kesimin sancısı olan bu uygulamalar ve yokolma tehdidine karşı çıkılacaksa, bu ancak birlikte yapılır.

Ve aslında CTP, ana muhalefet partisi olarak yüksünmeden, büyüklenmeden bu toplumsal dinamiği ateşleyecek örgütlenme yapısına sahiptir.

Bugün yaşanan sosyal sorunlar altında ezilen demokrasi kültüründen uzaklaşmış bir toplum yapısı var karşımızda. Halkın güvenini kazanmak siyaset sahnesinde olanların sorumluluğudur.

Bugüne kadar yapılanlar değil, bundan sonra yapılacaklar önemlidir.

Ve CTP’nin iç kavgalarından kurutulup, önce kendini kendi içinde temize çekip, toplumsal ihtiyaçlara cevap verme sorumluluğu vardır.

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.