1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Yumurtaların önü kesilmeli…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yumurtaların önü kesilmeli…

A+A-

Günlerden 16…

Aylardan Kasım…

Yıllardan 2015…

Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan bir grup Kıbrıslı güneye geçtiler.

İşleri vardı…

Kimlik mi ne çıkartacaklar.

Veya gezmeye gittiler.

Tam da KKTC kuruluşunu protesto eden faşistlerin ortasına denk geldiler.

Kaçsalar, kaçamazlar.

Dursalar, işte böyle olur…

Sen misin burada duran diye üzerlerine saldırdılar.

Kimler mi?

Onlar çok tanıdık…

Geçmişten bize yakın duranlar.

Hatırlayın onları…

İlk hatırladıklarım 1964 yılında kaldılar.

Bizim evlerimizi ateşe vermişlerdi.

Uzaktan baktığımızda kara dumanlar çıkıyordu.

Bizi yakmak isteselerdi bir gün önce gelmeleri gerekirdi.

Geç mi kaldılar istemediler mi bilemem.

Buzdolabını tekmelediler.

Buzdolabı yampuri oldu ama motoru çalışıyordu.

Kapıları kırdılar.

Yatakları yaktılar.

Ki dönmeyelim.

Onlar aralarında bizleri görmek istemeyenlerdi.

Ki biz aralarından kaçmıştık.

Sonra 1964-74 arasında onları çok gördük.

Onlarla çok karşılaştık.

Kimi zaman kuyu başlarında kuyuya ceset atarlarken vardılar.

Kimi zaman bir kiliseyi yakarlarken…

Sonra başımıza bazuka atmışlardı.

Bir de tank yaparak üzerlerimize gelmişlerdi.

Derken köylere gidenlerimizin yollarını kestiler.

Tarlalardan ürün almayalım diye talan ettiler.

Ve dükkânlarımızı yağmaladılar.

Sonra.

Sonra onlar gibi olan bizlerde de vardı onlardan.

Bizdeki onlar da onların karşılarına çok çıkmıştı.

Bandabuliyada mesela.

Alışveriş yapanların karşısına silahlarla dayanmışlardı.

“Barra dışarı” demişlerdi.

Tekmelediler.

Sonra?

Epey sonra anladık ki aslında bugün dünyadaki terör belasını çıkartan, besleyen ülkeler o gün de işbaşındaydılar.

Ve o işbaşındaki emperyalist güçlerin maşalarıydılar.

Bilerek veya bilmeyerek onların adın iş yapıyorlardı.

Bugün Maraş’ta ENOSİS yazısı varsa ve orası halen TC kontrolünde ise…

Onların sayesindeydi…

Ama esas rol maşaları maşa yapanlardaydı.

Geçmişe nokta koyup günümüze dönelim…

Günlerden 16…

Aylardan Kasım…

Yıllardan 2015…

Derelerin altından çok su aktı.

Çöllerdeki gölleri biliyorsunuz.

Yaz aylarında tamamen kururlar.

Ama balıklar yumurtalarını göl kurumadan az önce dibe gömüp ölürler.

Kış geldiğinde, göl dolmaya başladığında, o yumurtalar yeniden balık olurlar.

Ve hayat kaldığı yerden devam eder.

Tam da bu noktadayız.

Biliyoruz orada olduklarını.

Onlar zamanını bekliyorlar.

Şartlar olgunlaştığında…

Ortaya çıkarlar.

Çıktılar.

Bundan sonra ne mi olur?

Onlara “akılsız” diyenler ilkokuldaki eğitim sistemini hemen değiştirmeye baksınlar.

Yumurtaların önü kesilsin yeter.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.