1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Yunanistan trajedisini izlerken…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yunanistan trajedisini izlerken…

A+A-

Yunanistan’ın hali yürekler acısı. Uluslararası sorunların baş gündem maddeleri arasına giren bu ülke, bedelini çok ağır tasarruf önlemleriyle ödeyeceği milyarlarca Euro’luk kredi aldığı halde, 20 yıl sonra bile ayakları üzerinde durabilme gücünden yoksun kalacak.

Şu anda Almanya hariç, bütün AB üyesi ülkeler korkunç ekonomik krizler içinde çalkalanıyor. Euro bölgesi, cehennem bölgesine dönüştü. Ama cehennemin en fazla yaktığı ülke Yunanistan…
  
AB cehenneminin ileri derecedeki yanıkları Yunan halkında misli görülmemiş bir paranoya yarattı. Öfke küpüne dönüşen ve şiddet saçan halk kitleleri, sokakları savaş meydanına çevirip umutsuzluk ve güvensizliği ülke üstünde bir karabasana dönüştürüyor.
  
Gelir kaynaklarının yok olması, eve götürülen ekmeğin her gün biraz daha fazla küçülmesi, temel gıda ve tüketim maddeleri yokluğu ve yangın gibi büyüyen işsizlik nedeniyle elde var olanların da yitirileceği korkusu insanları çılgına çeviriyor. Ruhsal ve sinirsel hastalıklar adeta bulaşıcı bir salgına dönüşüyor… İntiharlar ve saldırganlıklar tavan yapıyor… Bunalımın dışa vurumu orantısız şiddet şeklinde oluyor. Hiçbir Avrupa ülkesinde rastlanmayan manzaralar Yunanistan’da günlük yaşamın ahkâmları arasına giriyor. Çöplükleri karıştıran insanlar, dilenenler, belediyelerin ve hayır kurumlarının dağıttığı bir tas çorbaya muhtaç duruma gelenler ve hatta küçük çocuklarını bakımevlerinin önüne terk edip kaçan çaresiz anneler ve babalar...
  
Bu tür yürek burkan manzaralar, Yunanistan’da ne iç savaş sırasında ve ne de dünya savaşları sırasında görüldü.
    *      *      *
  
Neden böyle oldu Yunanistan?.. Asıl bunun üzerinde durulması ve bir dershaneye dönüşen acılı Yunanistan’ın halinden dersler çıkarılması gerekir. Bu durumun nedeni, tek cümleyle AB üyesi olma halini yanlış yorumlamaktır... AB kurumlaşması ne bir yetimhanedir, ne huzurevidir ve ne de sosyal bakım evidir. AB camiası, yan gelip yatma ve ense yapma mekânı hiç değildir.
  
AB üyesi olduğunda ne kadar da mutluydu Yunan ulusu… Ebedi bir refahı garantilediğini sanıyordu… Ama AB üyeliğinin tek başına ekonomik kurtuluşu sağlayamayacağı görüldü zaman içinde... AB üyesi olsan da kendi ülkenin kaynaklarını en verimli şekilde çalıştırmak ve kendi ayakların üzerinde durabileceğin ekonomik güce erişmek zorundasın. AB kurumlaşmasının motivasyonu, ancak bunu başarabilenler için geçerlidir.
  
Üretmeyen, çalışmayan ve siestasından vazgeçemeyen Yunanlı, hibeler ve kredilerle ancak bir yere kadar sürdürebildi sahte cennetini… Kadim Yunan dostu Almanya Başbakanı Angela Merkel’in bile durumu içine sindiremeyip “Benim halkım, yatıp ense yapan Yunanlıyı beslemekle yükümlü değildir” serzenişinde bulunmasıyla Yunanistan’da cehennemin kapılarının açılacağı anlaşılmıştı.
  
AB’nin şimdi Yunanistan’a vermekte olduğu milyarlık kredilerin temel hedefi, Yunan halkını bir an önce üretken duruma getirip borçlarını ödeyecek güce eriştirmektir. Kaşıkla verilenin, kaşığın sapıyla geri alınacağı yorumunu da rahatça yapabiliriz.
    *       *       *
  
Kıbrıs Türk halkının AB çatısı altına girmekle sonsuz bir refahı ve cenneti yakalayacağını öne sürenlerin hayalciliğini de Yunanistan dershanesinin ışığı altında değerlendirmek gerekir. Hele bu grubun içinde öyleleri vardır ki, ebedi ve ezeli desteğimiz Anavatan Türkiye’nin yerine AB’yi koyacak kadar ileri gitmekte, Türkiye ile Kıbrıs Türklüğünün arasını açacak türden eylemleri ve söylemleri bitmez tükenmez provokasyona dönüştürmektedirler.

Global krize rağmen gittikçe güçlenen ve büyüyen Türkiye’nin himayesinde yaşamanın hepimiz için ne büyük bir nimet olduğunu anlamamıza AB’deki ölümcül bunalımlar da eğer yetmezse, algılama yeteneğimizin ciddi bir sarsıntı geçirdiği kesindir. AB propagandasının bize nasıl yapıldığını anımsayalım: Herkese havuzlu lüks villalar, limanlarımızda mekik dokuyacak Cruise gemiler!.. AB’nin şımarttığı Rum işte müzakere masasını da berhava etti. Çalışıp üretmezsek, birbirimizle uzlaşı kültürü içinde dayanışmazsak ve güçlü Türkiye ile ilişkilerimizi daha bir geliştirip KKTC’ye sahip çıkmazsak halimiz duman olacak. 
  
Şükretmesini unutanların, hiç değilse sağlıklı düşünebilme erdemine kavuşmalarını dilerim…        

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.