1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Yunanistan’da bir Türk Milletvekili(1)…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yunanistan’da bir Türk Milletvekili(1)…

A+A-

Ali Paşaoğlu…

Arkadaşımız…

Yıllardır aynı dernekte birlikteyiz.

Derneğimizin adı değişse bile kendisi bugüne kadar değişmedi.

Şimdiki adı KIBES…

-Dolgun akşama gel Yunanistan milletvekili Ayhan Kocayusuf aramızda olacak…

Yunanistan’da bir Türk asılı milletvekili…

İlginç geldi.

Birden, 70’e 30 Kıbrıs Cumhuriyeti geldi aklıma…

Orada yani cumhuriyette Rumların ortağıyız.

Orada olsaydık parlamentodaki sayının 7’de 3’ü bizim olacaktı.

Hükümet işlerinde de aynı oranda temsil edilecektik.

Fakat şu anda AB üyesi devletimizde, tek milletvekilimiz yok.

Devlet dairelerinde memurlarımız olsa da o sayı belirlenen sayıya uymayacak kadar; tek tük.

 1974-80 arası İstanbul’da öğrenci iken en iyi arkadaşım Yunanistanlıydı…

Ahmet Kızılağaçlı…

En kötü günlerimde yanımda buldum onu.

O zamanki düşünceme, savaştan çıkmış psikolojik görüşüme göre “Damdan düşenin halinden ancak damdan düşen anlar. O da azınlıktı, ben de… O da asimile edilmeye çalışıyordu, ben de…”

Beraber gezer, beraber çalışır hatta bir ara, yani Kıbrıs yurdunun kapatıldığı dönemde aynı evde kalıyorduk.

Dertleşirdik.

O dönemde Yunanistan dışına çıkan Türk asıllılar, belli bir süre dönmezlerse, vatandaşlıktan atılırlardı.

Evlerini restore edemezlerdi; ibadet yerleri yetersizdi.

Bir kısım Yunanistanlı arkadaşımız bu yüzden “haymatlos” oldular.

Yani vatansız duruma düştüler.

Ahmet Kızılağaçlı, “ülkem” dedi ve mezun olduktan sonra giderek askerlik görevini orada yaptı.

Şimdi çifte vatandaşlığı var.

Benim de yaptığım buydu aslında.

Ancak benim durumum farklıydı.

Askerlik görevimi gerçek kimliğime sahip olduğum devletin ordusunda yapamadım.

Ali Paşaoğlu, ”-Dolgun akşama gel Yunanistan milletvekili Ayhan Kocayusuf aramızda olacak” deyince aklıma o dönem ve Yunanistanlı arkadaşlarım geldi.

İşim de vardı, başka bir yere sözüm de.

Ancak durum değişikti.

İstanbul’da dişçilik fakültesinde okuyan, Türk asıllı Yunanistanlı, üstelik de milletvekili olmuş kişiyi duyunca gitmem gerektiğini anladım.

-Gelirim, dedim.

Ahmet Kızılağaçlı’yı aramaya fırsatım olmadı.

Aynı kasabalı olan arkadaşını “Gümülcine” muhtemelen görmeye gelecekti ancak zamansızdı haber almıştım.

Onu arayamadım.

Buluşma Taksim’de bir meyhanedeydi.

Saat 18.00’e randevulaştık.

Ufak ufak yola koyuldum.

Kış geceleri bilirsiniz.

Güneş erkenden güne veda ediyor.

Yani yaz aylarında tam tepemizde durduğu saatlerde, ortalığı karanlığa gömüp, çekip gitmişti.

 

Devamı var    

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.