1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Yunanistan'da Güney Kıbrıs modeli sermaye kontrolü riski artıyor
Yunanistan'da Güney Kıbrıs modeli sermaye kontrolü riski artıyor

Yunanistan'da Güney Kıbrıs modeli sermaye kontrolü riski artıyor

Yunan bankalarından son iki ay içerisinde yaklaşık 21 milyar avroyu bulan mevduat çıkışı önümüzdeki günlerde Yunan bankaları için Güney Kıbrıs benzeri bir sermaye kontrolünün getirilmesi riskini artırıyor.

A+A-

Yunan bankalarından son iki ay içerisinde yaklaşık 21 milyar avroyu bulan mevduat çıkışı önümüzdeki günlerde Yunan bankaları için Güney Kıbrıs benzeri bir sermaye kontrolünün getirilmesi riskini artırıyor.

Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) Yunan tahvillerini likidite karşılığında teminat olarak kabul etmeyeceğini açıklamasının ardında Yunan bankalarından mevduat çıkışının giderek artması riski daha önce Güney Kıbrıs bankalarında uygulanan sermaye çıkışı kontrolü seçeneğinin gündeme gelmesine neden oluyor.

Üstelik son iki ay içerisinde Yunan bankalarından sermayenin hızla çıkışı bu tartışmaların temel gerekçesini oluşturuyor. Avrupa Merkez Bankası ve Yunan Merkez Bankası'nın verilerine göre Yunan bankalarından sadece aralık ayında yaklaşık 6 milyar avro seviyesinde mevduat çıkışı yaşandı.  Bir süre önce JP Morgan'ın yayınlandığı  "Sermaye Akışı ve Likidite" başlıklı raporunda ise geçen ay içinde Yunan bankalarından sermaye çıkışının 15 milyar avroya ulaştığının tahmin edildiği belirtildi. Son iki ay birlikte değerlendirildiğinde Yunan bankalarından toplam mevduat çıkışının yaklaşık 21 milyar avroyu bulduğu tahmin ediliyor.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Open Europe'un politika analisti VincenzoScarpetta, "Yunan bankaları mevduatlardaki hızlı çıkıştan dolayı daha fazla likiditeye ihtiyaç duyuyor. Mevduat sahiplerinin davranışlarını öngörebilmek gerçekten çok zor. Mevduat sahipleri içerisinde toplumun her kesimi var, haberlere reaksiyon veriyorlar. Tabii ki sermaye kontrolü masadaki bir seçenek. Eğer Yunanistan'la kreditörleri arasındaki görüşmeler uzarsa, müzakereler uzadıkça, mevduatın çıkış riski de artacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"MEVDUATLARINI GÜVENDE HİSSETMEYENLER VAR"

Özellik son haftalarda Yunan bankalarından mevduat sahiplerinin mevduatlarını çekmeye başladıklarını dile getiren Scarpetta, "Yunanistan'daki mevduatlarını güvende olmadığını hisseden büyük mevduat sahipleri var. Aynı durum televizyonda haberleri izleyen küçük mevduat sahipleri için de geçerli. Küçük mevduat sahipleri de olası bir kriz anına karşı paralarını avro cinsinde çekip evlerinde tutarak kullanmanın daha iyi bir fikir olduğunu düşünebiliyor" dedi.

Alman gazetesi DieWelt'in, "Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu'nun Yunanistan Merkez Bankası'nın bankalara sağlayabileceği acil likiditenin limitini 60 milyar avro olarak belirlediği" yönündeki haberini de değerlendiren Scarpetta, bunun sadece bir acil durum fonu olduğunu söyledi.

Scarpetta, "Yaklaşık 60 milyar avro doğrudan ECB'den gelmeyecek. Bu, Yunanistan Merkez Bankası tarafından bankalara sağlanabilecek bir acil durum fonu. ECB'nin bu likiditeyi istediği zaman kesme gücü var. ECB her iki haftada bir yaptığı toplantılarda bu likiditeyi gözden geçirecek" ifadelerini kullandı.

ECB'nin Yunanistan Merkez Bankası'na Yunan bankalarını desteklemek için sağladığı acil durum likiditesinin hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Scarpetta, "Bu likiditenin de kesilmesi durumunda Yunan bankaları çok ciddi bir sorunla karşılaşacaktır" dedi.

"MEVDUAT YABANCI BANKALARA GİDİYOR"

Merkezi Londra'da bulunan uluslararası sermaye hareketlerini yakından izleyen Cross BorderCapital'ın Araştırma Sorumlusu Angela Cozzini ise Yunan bankalarındaki mevduat çıkışının daha çok ülkedeki yabancı bankalara yönlendiğini vurguladı.

Cozzini, "Mevduatlardaki kayıp, mevduat sahiplerinin Yunan bankalarından mevduatlarını çekerek ülkedeki yabancı bankalara götürdüğünü, ya da evlerinde tuttuğunu gösteriyor" dedi.

ECB, fonlama karşılığında Yunan tahvillerini kabul etme uygulamasını ani bir kararla iptal ederek, bankaları finanse etme yükünü Yunanistan Merkez Bankası'na bırakmıştı.

Yunanistan Maliye Bakanı YanisVaroufakis ise Avrupa Merkez Bankası'nın Yunanistan'ın tahvillerini teminat olarak kabul etmeme kararının ülkenin finans sektörüne hiçbir olumsuz etkisi olmadığını savunmuştu.

Avro Bölgesi Maliye Bakanları'nın Yunanistan'a finansal destek konusunda nasıl bir yol izleneceğini görüşmek üzere 11 Şubat'ta program dışı bir toplantı yapması bekleniyor.

MOODY'S, FİTCH UYARDI, S&P NOTU KIRDI

Yunanistan'ın genel seçim sonrasında ülkenin toplamda 315 milyar avroyu bulan borçlarını yeniden yapılandırabilmek için kreditörlerle müzakerelere başlamasının ardından uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından da birbiri ardına uyarılar gelmeye başladı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, 14 Ocak'ta Yunanistan'ın Avro Birliği'nden çıkma riskinin, birlik üyesi ülkelerin kredileri için negatif unsur oluşturduğunu belirtti.

FitchRatings ise 30 Ocak'ta yaptığı bir açıklamayla Yunanistan'ın Troyka ile anlaşmaya varmasının mümkün görüldüğünü, fakat önümüzdeki döneme ilişkin risklerin halen yüksek olduğunu kaydetti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's ise geçtiğimiz 6 Şubat'ta yaptığı açıklamayla Yunanistan'ın kredi notunu "B"den "B-"ye düşürdü, "negatif" olan kredi görünümünü teyit etti.

S&P karara gerekçe olarak sınırlı likiditenin, yeni hükümetin borçları yeniden yapılandırmaya yönelik anlaşmalar için sahip olduğu zamanı kısıtlamasını gösterdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.