1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Yurdum için elimin taşın altında ezilmesinden çekinmiyorum
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yurdum için elimin taşın altında ezilmesinden çekinmiyorum

A+A-

Çok zor günlerden geçtik!

Çok zor zamanlar yaşadık!

Bizlerden öncekiler de bedeller ödedi, bizlerden sonrakiler de ödeyecek!

Meyvesi toplanmamış bedeller ödemek bizleri umutsuz bıraksa da, yeniden başlamayı bildik!

Ancak iyi bir haberim var sizlere:

Şimdilerde öfkeli, kırgın, sıkıntılı ve çaresiz bir halk olsa da etrafta; çalışmaktan, yorulmaktan , didinmekten sıkılmamış bir halkın gücü, Kıbrıs'ın kuzeyindeki varlığını korumaya devam ediyor.

***

Sessizliğin hüküm sürmekte olduğu memlekette, bir göz Lefkoşa'da diğeri de hükümetin çalışmalarında.

Memleketin hükümete kilitlendiği bir dönemde, ekonominin, siyasetin, sosyal yaşamın durgunluk içerisinde geçirdiği bu kandırmacanın temeli, Lefkoşa Belediyesi seçim sonuçları ile de alakalı değil diyenlerin kendilerini kandırdıklarını söyleyebilirim.

Lefkoşa'da ateşten bir gömleğin giyildiğini bilen seçimi kazananlar ve kaybedenler, kendilerine bir rota çizmeye çalışıyorlar.

Aslına bakarsanız, biraz halkın gözünden de düşmüş olan siyasilerimizin neşeli eğlenceli, vur patlasın çal oynasın ortamlardan uzak durmaları dikkat çekmekte bu dönemde.

Zaman zaman gazete köşelerinde, gündemin uzun zamandır siyaset oluşuna alışmış köşe yazarı ve gazeteci dostlarımız, tansiyonu yüksek tutabilmek adına haberler yapıyor veya düşünceler paylaşıyorlarsa da durgun bir dönem geçirmekte olduğumuzu yineleyeceğim.

***

Lefkoşa Belediyesi sakin görünüyor. Hem çalışanlar gözlemliyor hem Lefkoşalı Lefkoşa'nın ve Lefkoşa Belediyesi'nin icraatlarını ve gidişatını.

Lefkoşa'nın sokaklarında yeni bir yönetimin hissini ve görüntüsünü yaşamaya başlayan Lefkoşalı da bekliyor.

Aslına bakarsanız,  iktidar ve muhalefet de Lefkoşa Belediyesi'nin icraatlarını haklı olarak gözlemliyor. Sessizliğin bir sebebi de bu dedik ya!

Siyaset bu, ya Belediye'nin başarısızlığını görüp bunu önümüzdeki genel seçimlerdeki propaganda sürecine taşıyacak veyahut da Belediye'nin başarısı belediye başkanının partisinin güvenilirliği ve başarısı ile seçimlere taşınacak.

***

Dedik ki gündem durgun!

Siyaset suskun!

Herkes bekleyiş içinde birbirini gözetliyor!

İşte fırsat!

Bu süreçte yıpranan politikacıların öz eleştirilerini yaparak,  halkın tepkisine neden olan tutum ve davranışlarını, politikalarını gözden geçirmek için, halkın içinden uzaklaşanlar için halkın içine geri dönmek için kaybedecek bir tek dakikamızın dahi kalmadığının farkına varmaları için son şansları.

Tam zamanı! Halkı duymak, dinlemek, Güney komşumuzun başına gelenlerden kurtulma çabalarını izlemek, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs için önerilerini ve planlarını kavramaya çalışarak ona göre projeleri ve planları gerçekleştirmek için tam zamanı.

Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkileri gözden geçirmek, Kıbrıslı Türklerin kültür dinamikleri doğrultusunda iç ve dış politikaya yön vermek için tam zamanı.

Muhalefet için iktidarı, iktidar için de muhalefeti dinlemek, anlamak, halk için ortak bir yol bulmaya çalışmanın tam zamanı.

Meclisin toplanmaya toplanmaya kaçırdıkları trenleri yakalamak için tam zamanı.

***

Başka Kıbrıs yok! Tıpkı gidecek başka memleketimiz olmadığı gibi!

Daha kaç gencimizi beyin göçüne zorlayan bir sistemi sürdürebileceğiz?

Daha kaç çocuğumuzu gelişime açık olmayan bir düşünce yapısının kurbanı ederek geleceksizliğimizi garantileyeceğiz. Daha kaç yaşlımızı, daha kaç insanımızı imkansızlıklar mağduru olarak bu yaşamdan göçmeye zorlayacağız?

Siz de anladınız aslında: eğitimden bahsediyorum, ekonomiden bahsediyorum, sağlıktan bahsediyorum. Kültürden, çalışma yaşamından bahsediyorum!

Ne Kıbrıs'ın kuzeyini yönetenlerin, ne de yönetime talip olanların Kıbrıs'a olan sevgilerinin bir birinden daha az olduğuna inanmıyorum. Sadece geleceğe bakış ve kurgulamak istedikleri yaşam biçimleri birbirinden farklı! Bu farklılığı seçmenlerin de iyi kavraması, değerlendirmesi ve siyasetçileri yönlendirecek daha etkin bir tavrı ortaya koymaları gerekiyor.

Böyle gelmiş böyle gider lüksüne artık hiç sahip değiliz!

Dünyadan kopuk ve geleceği belirsiz bir yaşam için artık zamanımız da, şansımız da yok!

Herkes farkında ve herkes dillendiriyor ki bugüne kadar getirdiğimiz gibi gitmeyecek bundan sonrası. Eğer gidebilecek olsaydı o zaman meclise, o zaman bir yasama gücüne ihtiyacımız olmazdı. Yasaların çağımıza ve ihtiyaçlarımıza yanıt vermediğini düşünerek değiştirilmesi için düşünce üreten insanlara da ihtiyacımız olmazdı.

Ancak görüyoruz ki ne kadar kopuk olsak da dünyadan, aslında kopamıyoruz.  Ne kadar dünyanın içinde fakat terkedilmiş, unutulmuş ve tanınmıyor olsak da sistem kendisini yenileme ihtiyacı duyuyor. Bu ihtiyacın nabzını tutarak, gelecekte varolma kaygısı taşıyanlar , bizlerin de, gelecekteki nesillerimizin de bir yaşamı kurgulayabilmeleri konusunda bir amaç ortaya koyabilenler sayesinde kurtuluşumuz mümkün olabilecek.

 Bu kurtuluş için halk olarak, yurttaş olarak bizler de elimizi taşın altına koyabilmeli, bizler de taşın altından edilerek çıkan ellerimizden kan damlasa dahi acıdan zevk çıkacağını düşünebilmeliyiz.

Yurdumu seviyorum. Yurdumun her karışının mutlu insanların, bakımlı ve sağlıklı hayvanların ve çevre dokusunun mis gibi kokusu ve enerjik yaşantısını görmek istiyorum.

Umudum kesilmedi yurdumdan.

Geleceğimin benim, bizlerin olacağını da biliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.