1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Yüreğe değil partilerin belediyecilik tecrübesine bakılsa
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yüreğe değil partilerin belediyecilik tecrübesine bakılsa

A+A-

Yine de yerel yönetim yürek ister!

Eski belediye başkanının partisi ile yaptığı bu tespit çok yerindeydi. Fakat bu yerinde tespiti her yürek başarıyla götürmez.

İşte gördük. Eski başkanda bu yürek yokmuş mesela...

Lefkoşa'da olan bitenlerden sonra, başka bir parola olarak algılanabilir eski Başkan'ın bu sloganı: Yürek isteyen halktan toplananları adil bir anlayışın çağdaş yerel yönetim anlayışının gerektirdiği şekilde kullanmak yerine yandaşlarına, hakkı olmayanlara, şirin görünmek, oy toplamak adına fütursuzca dağıtmak mıdır yoksa asıl yürek isteyen Lefkoşa'nın sorunlarına eğilmek, çözmek ve çağdaş bir kentte olması gereken tüm sorumlulukların altına elinizi sokmak mıdır?

Parmağımın arkasına saklanmayacağım. Lefkoşa'da yıllarca bu yapıldı!

Belediyenin kaynakları üzerinden, vergi verenlerin ceplerinden, cevizcinin çuvalından oynandı.  Lefkoşalı hizmet aldığını sanırken, asıl hizmetin destek, yardım, sponsorluk ve daha hangi kılıflar altında kimlere nasıl dağıtıldığını listeler dolusu gazetelerde bugünlerde okumaya devam ediyoruz.

***

Sorun bir paylaşım sorunu!

Sorun bir adalet sorunu!

Sorun, belediye başkanlığına talip olurken neye talip olduğunun bilinci yerine, kişisel olarak nasıl bir prestij, nasıl bir menfaat sağlanacağına odaklanılması sorunu!

***

Önümüzdeki seçimde, sorumluluğa talip olan adayların ve onların partilerinin neye talip olduklarını bildiklerini sanıyorum.

Fakat sadece bilmenin yetmediğini de kavrayabiliyorum.

Bu nedenle seçmenler olarak adayı da, partiyi de dikkatle incelemek gerekiyor.

Yerel yönetim alanında ne kadar güven telkin eden bir parti olduğuna bakmak şart. Parti içi disiplinden tutunuz, halk arasındaki gücünü değerlendirmek şart. Kişi olarak adayın, toplumsal yaşam içerisinde bu güne kadar neler yaptığına dikkatlice bakmak şart. Çünkü Lefkoşa'yı kişi tek başına kurtaramaz. Öyle olsa, siyasal partilere güvenmiyoruz, bağımsız bir aday çıksın onu destekleyelim derdik. Partileri aradan çıkarırdık. Öyle demediğimize göre, demek ki parti de önemli.

Adil paylaşımı bilen, sosyal devlet algısı yüksek olan, halka yakın ve halkın nabzını tutabilen bir ideoloji arayışına girilmeli.

***

Adil paylaşım yerel yönetimin olmazsa olmazıdır. Adil paylaşımı da en başta yasaları ve siyaseti üretenler ve uygulayanlar sağlamak zorundadır. Bundan sonra sosyal yerel yönetim anlayışı dışında bir hedef düşünülemez. Merkezi yönetime, hükümete bağımlı olarak verilmeye çalışılan yerel yönetim hizmetlerinin verim sağlamadığı, kentsel değişim ve dönüşüme katkı sağlanamayacağı dünyadaki örneklerinden de anlaşılabileceği üzere modasını yitirmiştir. Artık yerinden ve mikro müdahaleler ile hizmet sunmanın faydalarını yaşayan kentler mevcuttur dünyada. Sakın bunun zor ve ütopya olduğunu düşünmeyin! Çünkü, sosyal belediyecilik teorik bir düzlemden değil, insani ihtiyaçlardan doğmuştur beyler!

Beyler diyorum, çünkü adayların tümü de, adayların belirlenmesinde fikir ortaya sürerek karar verilmesine katkı koyanlar da beyler!

Bu erkek egemen siyasi ortamdan ve erkek egemen hizmet anlayışından biz kadınlar olarak edinebileceğimiz azami faydayı sağlamak ve kadın bakış açısını yerleştirebileceğimiz bir yerel yönetime varabilmek için geleceğe ufku geniş bakabilen, kadın- erkek eşitliğini benimsemekte zorlanmayan, icraatlarını bu doğrultuda gerçekleştiren bir adaydan yana tercihimizi kullanmak, kötü kaderimizin(!) iyiye doğru  dönüşümü için kaçınılmazdır.

Halka en yakın olan, kadınların hayatına da en yakından dokunabilen yerel yönetimler olduğuna göre, insani ihtiyaçların tespitinde de yerel yönetimlerin önemini teslim ettiğimize göre de Lefkoşa Belediye Başkanı'nı seçerken etraflıca düşünebilmeliyiz.

***

Sosyal belediyecilik uygulaması sosyal devlet pratiğinden  doğmadı. Sosyal belediyecilik ihtiyacına kentlerde yaşanmakta olan zor şartlar, kalabalık nüfus, hizmet bekleyen kişi sayısının fazlalığı, kent görünümünün gerektirdikleri sebep olmuştur. Hatta Lefkoşa'da sosyal anlayış, tüm gerekliliklerin yanında dışlanmış, aylarca açlığa terk edilmiş belediye çalışanlarına yönelik de duyarlılık gerektirmektedir. Çalışanlarının huzurlu olduğu bir belediyenin, kentte yaşamakta olan bireylerin yaşamına gerçekleştirecekleri dokunuşlardaki başarı, huzurları doğrultusunda olacaktır diye düşünürsem, pek yanılmış olmam değil mi?

***

Global krizlerden bahsedilmekte olan günümüzde, devletimizin de ve memleketimizin de kriz içinde olduğunu tekrarlamak ve vergilerle, halkı daha çok ezerek yerel yöneticilik yapmak sorunları çözmeyecektir.

Halkın refahı sadece ekonomik anlamda artırılmaz. Yerel yönetimin halkın yaşamına gerçekleştireceği dokunuşlarla, çevre düzenlemeleri ve temiz, düzenli bir kent görüntüsü sağlamakla da başarılı bir başlangıç yapılabilir.

***

Kıbrıs'ta yaşanmakta olan zor ve dağınık sürece önce başkent belediyesinin ardından da büyükten küçüğe doğru diğer belediyelerin katılması kaçınılmazdır. Her belediyenin, Kuzey Kıbrıs genelinde, yönetimsel süreçlere, diğer belediyeler ile uyumlu ve disiplinli bir anlayışla, halkın yanında katılması artık kaçınılmazdır. En azından kendi mekanlarında çözümler geliştirmeleri önemli sonuçlar sağlayabilecektir.

O halde yeni süreçle birlikte Lefkoşa'da sosyal politikaların ne olduğu ve kimler tarafından hangi oranda sağlanması gerektiği tartışılmalıdır.

Unutmayınız! Artık devlet hizmet sunumunda tek belirleyici değildir. Devletin hangi kurumunun ne şekilde sosyal yaşama müdahale edeceği, sivil toplumun ve sosyal uygulamaları talep edenlerin bu müdahalenin neresinde duracağı ve bireylerin sorumluluğunun ne olması, ne kadar olması  gerektiğini tespit etmek belediyeciliğin şekillenmesinde anahtar kaygılardır.

***

İşte Lefkoşa'nın Belediye Başkanı adayları, işte seçimler. Ya aşarız ya düşeriz!

Lefkoşa'da şu aşamadan sonra başkan olmak yürek ister, uyum ister, insanlık ister, güven ister.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.