1. YAZARLAR

  2. Mehmet Çağlar

  3. Yurtseverlik
Mehmet Çağlar

Mehmet Çağlar

Milletvekili
Yazarın Tüm Yazıları >

Yurtseverlik

A+A-

Yurtseverlik bir ferdin ülkesine duyduğu sevgi ve bağlılık olarak da betimlenebilir. Ve anlamı; çevresel etmenlere, yaşanılan coğrafyaya ve idrak edilen felsefeye göre değişiklik gösterebilmektedir. 

Yurtseverlik; ülkenin içine sürüklendiği krizlere ve sanal olarak yaratılan ülke gündemlerine takılıp kalmayı ve edilgen olmayı değil;, bu gündemleri yaratan kaynak ve mentalitenin ne olduğuna kafa yormayı, bu kaynak ve mentalitelerden kurtulmanın yollarını bulmayı, ve en nihayetinde ülke insanlarının barış ve huzur içerisinde yaşayıp, üreterek, toplumsal anlamda kendi kendilerini yönetebilmenin ve dünyayla bağlanmanın şartlarını yaratmayı gerektirir kanımca... 

MES’ELE YURDUMUZDA ÖZNE OLMA MES’ELESİDİR 

Bu mes'ele, aslında, bir toplum için oldukça önemli ve olmazsa olmaz olmasına karşın ne salt 'demokrasi'ye, ne de 'global ekonomik kriz'e karşı bir mücadele mes'elesidir. Mes'ele; başka bir iradenin elinde tabiri caizse bir oyuncak haline dönüştürülen ve kendilerine olan güvenleri sıfırla çarpılmaya çalışılan 'Kıbrıslı Türkleri' o iradenin elinden almak ve kendi yurtlarında özne yapmak mes'elesidir!.. 

İlk önce karar verilmesi gereken şey şudur; 'Hür, bağımsız yaşamak' mı, yoksa 'güçlü' görünenlerin talepleri doğrultusunda, sürekli ve 'tek taraflı bir vericilik' ve 'vazgeçişlerle' eriyerek yok olmak mı? 

SAVUNDUĞUMUZ FİKİRLE RUHEN VE BEDENEN HEMHAL OLABİLMELİYİZ 

Kaldı ki, gidişata bakılırsa; en genelinde 40 yıldır sürdürülen çözümsüzlük çözümdür ve ganimet ekonomisi politikaları ve özellikle son yılların toplumumuzu temelinden sarsan ve etkileyen toplumsal dönüştürme icraatları; kuvvetle muhtemeldir ki, Kıbrıslı Türkleri fazla uzun olmayan bir zaman sonra artık bu var olan 'Kıbrıslı Türk Kimliği' ile de vedalaşmak zorunda bırakabilecektir; eğer yurtseverlik bilinciyle hareket edilmez ve örgütlü mücadele yükseltilip bir toplumsal mücadeleye büründürülmezse!.. 

Gidişat öyle göstermektedir ki ülkemizde, savunduğu fikirle ruhen ve bedenen hemhal olamamış insanların ya savundukları fikir 'fikir' değildir, ya da o insan o fikrin adamı değildir!.. 

KİLİTLENMEDEN KURTULABİLMEK 

Bir toplumu derleyip toparlayacak olanlar, (adları siyasetçi de olsa) fikir önderleridir ve bugün toplumumuz içerisinde en örgütlü ve en köklü sol siyasal parti konumunda bulunan CTP (ve yaratılan bu düzene karşı olan çözüm yanlısı yurtsever diğer sol muhalif partiler), bunca okumuş yazmışına, bunca örgütsel dinamik kadrosuna rağmen, işte tam da toplumsal bir muhalefet gereğince ve yeterince hayata geçirilemediğinden, çeşitli zümrelere statükonun sağladığı nimetlerden vazgeçilemediğinden dolayı atılan olumlu adımlara gösterilen direnç ve değişime karşı duruşlardan ötürü ve özellikle gelenekselcilikten kurtulunup değişim ve dönüşüm sağlayacak yeni vizyonlarla bütünleşilemediğinden dolayı böyle bir 'önderlik'ten mahrum bıraktırılmış bir durumdadır!.. Aksi olsaydı, toplum böyle bir 'kilitlenme' yaşar mıydı?!.. 

KEDİNİN KUYRUĞUNDA MAŞRAPA OLMAK HALİNDEN KURTULMALIYIZ 

“Yeter artık bu kedinin kuyruğunda maşrapa olduğumuz” demenin zamanı gelmedi mi hala, yıllar önce rahmetli Sayın Naci Talat’ın dile getirdiği sözlerden yola çıkıp bu mücadeleyi günümüzün koşulları ile bütünleştirerek kendi kendimizi yönetmeye ve ülkemizde özne olma mücadelesine dönüştürmeye...Artık bu düzenin dışına çıkıp, düşünen beyinlerimizi örgütlü mücadeleye katıp, organik aydınlarımızdan gerçek anlamda da mücadele içerisinde faydalanarak yurdumuzun efendileri olma zamanı gelmiş de geçmektedir bence...Daha neyi bekliyoruz? 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.