1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. Yüzleşme sergisi
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yüzleşme sergisi

A+A-

En katı,

En affetmez ve hatta hiç yüzü gülmez insanlar bile dışa vurmasa da kendi kendi ile yüzleşir

Aslında hesaplaşır ama hep “haklı” olduğu taraf ağır basar, basar ki vicdanı kısmen de olsa rahat olsun.

Ama yine de her şeye rağmen gizli de olsa kendi kendiyle hesaplaşır.

Ülkelerde durum nedir?

Vicdanen rahatlamak için mi yüzleşirler yaptıkları ile bilemem.

Yoksa büyük olduklarını mı kanıtlamak isterler özür dileyerek ya da dilemeyerek!

Yüzleşirler... Daha sağlıklı bir gelecek nesil ve dünya için mi gene bilemem

Ama şu bir gerçek ki yüzleşmeyenler, nesiller boyu sorunları katlayarak taşırlar geleceğe...

ÇÖZÜMSÜZLÜK kaderleri olur, tabuları olur, dokunamazlar dokundurtmazlar

Statüko yaşam biçimleri olur, cesaret ise korkuları...

BBC’de gördüm, Fransa geçtiğimiz Haziran ayında Cezayir’in bağımsızlığına kavuşmasının 50. yıldönümünde, ülkenin 130 yıl boyunca bir Fransız sömürgesi olarak başından geçenleri özel bir sergide mercek altına aldı.

Paris’te halka açıldı müze

‘Cezayir 1830-1962’ adlı sergi, Fransız ordusunun ülkedeki uzun süreli varlığını konu alıyor.

Sergi, 1830 yılının Haziran ayında istila kuvvetlerinin Sidi-Farruch’a çıkmasıyla başlayıp bağımsızlık sonrası yüz kızartıcı çekilişiyle sona eriyor.

Serginin en çok ilgi çeken kısmı ise sekiz yıl süren bağımsızlık savaşını konu alan ikinci bölüm.

Serginin bu kısmıyla ilgili olarak müze yetkilileri, milyonlarca kişiyi farklı şekillerde etkileyen travma tik bir olayla dürüstçe yüzleşmeye çalıştıklarını söylüyorlar.

1954 ile 1959 yılları arasındaki savaşı askeri bakımdan Fransa kazanmış olsa da, artan ölü sayısından dolayı 1950’lerin sonlarına yaklaşıldığında bunun önemi kalmamıştı.

1958’de Fransız ordusunun başına geçen General Charles de Gaulle, Cezayirlilerin çoğunun bağımsızlık; Fransızların çoğunun da vahşetin bitmesini istediğinin farkındaydı.

1960’da FLN ile görüşmelere başlanması ülkedeki Avrupalılar tarafından öfkeyle karşılanırken, ülkedeki Fransız ordusunun bir kısmı darbe girişiminde bulundu.

Barış anlaşmasının 1962 Mart’ında imzalanmasıyla aynı yılın 5 Temmuz’unda Cezayir bağımsız bir ülke oldu.

Geriye binlerce hayatını yitiren insanlar ve ayakta kalabilme mücadelesi kalırken Cezayir günümüzde iç çekişmeler ve savaşlarla yine gündemde

Savaş elbette ki en kötü şey

Ancak insanlar veya milletler çoğu kez bağımsızlık için bu yola başvururlar

Çünkü başka yol kalmamıştır

Mücadeleler verilir, bedeller ödenir, canlar yitirilir ve sonuca ulaşılır, yada ulaşıldı zannedilir.

Aslolan her şeyden önce sana başkasının değil kendi kendine verdiğin değer kadar var olabilmektir.

Aslolan başkasından bir şey beklemek yerine, daha ileri gitmek ve bağımsızlığını kazanabilmektir

Ve en önemlisi kendi halkını, başka halkların da hakkını çiğnemeden en üst noktaya taşıyabilmek, insanca yaşamasını sağlayabilmektir

Yüzleşmekse aslında yeni kavgalara değil, geçmişteki hatalara dikkat çekerek, kendi yaptıklarının utancı ile iyi şeyler yapma gayretimidir.

Sanırım öyle olmalıdır.

Marifet savaş kazanmak değildir

Marifet kazandığın savaşla övünmek değil, haksızlığa uğrattığın ve sömürgen altında tuttuğun toplumlara zamanı geldiğinde hesap verebilmendir…

Bizim de beklediğimiz bu YETER ARTIK…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.