1. YAZARLAR

  2. Ferhat Atik

  3. Zaman aymazlığı
Ferhat Atik

Ferhat Atik

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Zaman aymazlığı

A+A-

Zamanın kendi kendine kurguladığı renksel hayatı en iyi anlatabilenlerden Ulus Baker. Belkide bir çoğunuz ilk kez bu satırlarda duydunuz adını. Oysa kendi çevresine sorsanız, sıradışı felsefik hayatı tam da mevsimlerin tüm tadını her sabah yeniden yaşamaya başlar gibi olduğunu öğreniriz. “Şu an” diye birşeyin olmadığını, her anın, daha yaşanmaya başladığı anda geride kaldığını sadece yazan değil, düşünen ve yaşayan biriydi. Peki kimdi?

1960’da, Leningrad’da doğdu ve 2007’de İstanbul’da öldü. Lefkoşa’da doğduğunu da yazan kaynaklar bulunuyor. Kısacık bir hayat yaşadı. Uzun uzun anlamlar ve öğretiler bıraktı. Ben onu kitabından tanıdım. Tanışmak kısmet olmadı. Sosyolog, yazar, çevirmen, öğretim üyesi olarak çıktı karşıma. Kıbrıslı bir ailenin çocuğuydu. Babası Sedat Paker bir psikiyatr, annesi Pembe (Yusuf) Marmara ise bir şairdi. Özellikle annesini hoş şiirlerinden tanıyanlaınız vardır elbet. ODTÜ Sosyoloji Bölümü'nü bitirdikten sonra, Gilles Deleuze ve Baruch Spinoza çevirileri yaptı, makaleler yazdı.

ODTÜ, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Özgür Üniversite'de sinema tarihi, sosyoloji dersleri verdi. Politik teori, medya, sinema teorisi konularında çalıştı. Dziga Vertov üzerine sinema eleştirileri yaptı. What Is Opinion (2001) adlı bir kısa filmin yönetmenliği ile yönetmen sıfatını da alacak kadar başarılı oldu. Birikim, Toplum ve Bilim, Virgül, Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi'nde yazılar yazdı.

Sovyetler Birliği'nde aldığı müzik eğitiminden dolayı müziğin her türünün bütün teknik bilgisine, yetkin kavrayışından ötürü de dünya müziğinin bütün arka planına, sosyolojik oluşumuna, felsefesine ilişkin olağanüstü bir birikime ve anlatım gücüne sahip bir yazım adamıydı.

Bir Kıbrıslı. Dünyanın bir yerlerinde belkide tanımadığımız, ulaşamadığımız, bilmediğimiz, geri döndüremediğimiz nice Kıbrıslıdan sadece birisi.

*

Zamanı incelerken etkilendiği Gilles Deleuze’ü okuyanlar bilirler. Deleuze zamanla dalga geçer felsefelerinde. O kadar ki, buna kendinin inanması yanında, inandırır da okuyucuyu. Hangi mevsin, neyin başı ya da sonu bilmediğimiz bir gezegende, her zamanı kendi kendimize kodlarla anlamlandırırken, kendimizi mahkum da ediyoruz aynı zamanlara. Ve bittiğine inanıp biz de bitiyoruz. Madem inandık buna, içinde bulunduğumuz zamanları biteceğini bilerek de olsa yaşayabilmemizi dilerim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.