1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Zaman ne gösterecek
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Zaman ne gösterecek

A+A-

“Kokarsa koksun” dedi bir bilen, Lefkoşa sokakları için…

Ki o bilenin kim olduğunu ben bilmiyorum…

“Kızarlarsa kızsınlar” dedi bir diğer bilen, maaşlarını alamayan Lefkoşa Belediyesi’nde çalışan işçiler için.

Ki onu da bilmiyorum…

Şimdi de almışlar sazı ellerine, saz zaten ellerindeydi, çalıp söylüyorlar…

“Maaşlar yarın verilecek” dediler.

“Hayır, yarın değil öbür gün” diye düzelttiler…

Sonra, “Yok bir aylık vereceğiz” e döndüler...

Ve “ Hayır, iki aylı vereceğiz” diyerek iyice gevşediler…

Sonra bir diğeri,” Toparlamaya çalışıyoruz ki verelim” dedi iyice dalga geçtikleri anlaşılsın diye…

Bu arada eşler ve çocuklar tencereyi kaynatmak için reislerinden para bekler…

Eşler reislerinden çocuklara üst baş alması için elleri dolu gelmesini bekler.

Ki reis dediklerimiz zaten reis değiller…

Onlar işçilerdir.

Tek kazançları maaşları…

Son günlerde duyduklarımız bunlar…

Kimisi hikâyeler de anlatmaya başladı televizyonlarında…

Güneyden kuzeye geçenlere ,”Aman dikkat, mikrop kaparsınız” diye öğüt veriliyor.

Kuzeyden güneye geçenin tabağına konan sinek için güneyli vatandaş, “Seninle beraber geldi, sana alışık” demiş, dalgasını geçmiş..

Komik mi olduk…

Yoksa gerçekten komik miyiz?

Gerçek olansa şu, Kuzey Kıbrıs Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kopartılmaya çalışılan ama bu konuda başarılamayan bir yer…

İçinde yaşayanlarsa onlara göre fazlalık…

Olmasalar yokluklarından kuzeyde kalmak için bahane kalmayacak, zorlanacaklar…

Olsalar bu sefer de, “bu memleket bizim siz çıkın” diyenler çoğaldıkça işleri zorlaşacak.

Aslında adamlar haklı…

Onlardan bizler ne para istiyoruz ne koruma…

Onlar ısrarla, “Size hem koruma hem de para lazım” diyerek kendilerini perçinleyerek kalmaya devam ediyorlar…

Bu durumda bir taraf git diyor diğer taraf gitmiyor.

Malın sahibi ise kendi ülkesinde adam gibi yaşamak isterken ne işbirlikçi kuklalar ne de esas güç bende diyen, buna izin vermiyor.

Bu durumda sadece belediye çalışanları değil…

Ne kadar Kıbrıslı varsa onlar “burası benim ufak ufak gidin” diyebileceklerdir...

Onların sindirilmeleri gerekir.

Dikkat edin yaşamları 7,5–8 İrsen’e o soru sorulduktan sonraki birkaç yıldan beridir düşüşte…

Çünkü ağalar öyle istediler…

Kısaca burada yaşayanlar ya ayaklarını denk alıp kuklalar gibi “çok yaşa efendim” demeye alışacaklar, ya da bitecekler…

Bilmiyorum yazıyı yazdıkta sonra maaşlar toparlanabilmiş mi, ama bildiğim şu ki bu iş burada bitmez…

Birkaç zaman sonra başka bir yerde başka bir çalışan kendini atacak yollara, “bu memleket bizim” diye…

Ve bu sürgitler bir gün tamamen bitecek…

Ya memleket bizim olduğundan, ya da memlekette, “bu memleket bizim” diyecek kalmadığından.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.