1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Zararın neresinden dönerseniz beyler!
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Zararın neresinden dönerseniz beyler!

A+A-

Nedir toplumun çektiği bu çile? 

Nedir bu paylaşımdan kaçma alışkanlığı?

Nedir bu paylaşıma arzu duyulduğunu ifade etmeyi reddetme halleri?

Toplumun her sorununa eşit derecede vakıf olup çözebilecek bir cinsiyet tanımıyorum. Toplumun her kesimini eşit şartlarda değerlendirebilecek bir cinsiyet de bilmiyorum.

Fakat her işin çözümünü bulmak için atılan kapılan, fırsatları kapan, açıkta fırsat kalmasın diye özel gayret sarf eden, hatta diğerinin yetersiz olduğuna hem kendisi inanan, hem de karşısındakileri de yetersiz olduklarına ikna etmeyen çalışan bir cinsiyet biliyorum.

Erkekler!

Onlar, fırsatları eşit dağıttığını söyleyip, her fırsatı önce kendileri paylaşmaya alışıklar.

Onlar sonuçlara bakmaksızın, ayrı gayrı yok bakışını dirençle ispatlamaya çalışıyorlar.

Onlar tüm fırsatları kapmaya alışık olduklarından, her tarafı kapsamaya alışmış üslupları ile kadınlara dünyayı somut anlamda dar ediyorlar.

Hem de öylesine dar ki!

***

Kadınların alanları, meslekleri, kullanacak kelimeleri, mimikleri, jestleri, kılık kıyafetleri bile belli kapsamlar içerisine sıkıştırılmış.

Hatta kadınların erkek egemen toplum tarafından belirlenmiş sınırları kategorize edilmiş.

Kültürün kendisi, aslında erkek bakış açısı ile şekillenmiş. Yani erkeklerin kadınlar hakkındaki algıları ve değerlendirmeleri aslında toplumun genel algı ve değerlendirmesi olarak yansıyor toplumsal yaşama.

Daha da cüretkâr ifade edilirse: Kadınların birçok anlamdaki değerlendirmesini erkekler yapıyor, erkek gözü ile yaptırıyorlar.

Sonuçta, erkek egemen yaşamlarımızda, kadının ekonomik yaşamdaki varlığı, kadının kariyer gelişimi, kadının fiziksel duruşu, kadının yaşama dair her alandaki hak ve fırsatları, ataerkil bakış açısının genel algıları olarak biçimlenerek yaşamın kurallarına dönüşüvermesiyle son buluyor.

Kadınlar ya bu kategorilerin içinde kendilerine bir yer belirleyerek yaşamlarını sürdürecekler, ya da dışlanmışlar, kabul görmeyenler kategorisi içerisindeki yerlerini alacaklar.

Anlayacağınız, yaşamlarımızı kategorize edenler de, değerlendirme kriterlerini meydana getirenler de erkekler ne yazık ki…

***

Kadınların yönetici konumuna ulaşabilmek için vermeleri gereken mücadele ve kendini ispatlama zorunluluğu erkeklerden kat kat fazla.

Geçmişte kadının yeri evi ve çocuklarının yanıydı. Uzun uğraşlar ve mücadelenin sonucunda kadının çalışanı makbul oldu. Kadın da, erkek gibi, çalışmaya başladı. Kadının çalışması bu aşamadan itibaren yadırganmaz oldu.

Fakat bu defa hayat daha da zorlaştı kadın için.

Bu defa da kadın, çalışma yaşamı ile aile yaşamını dengelemek zorunda kaldı. Hem evle, hem işle, hem çocukları ile hem de kocası ile ilgili sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmek zorunda kaldı.

Kadın bunu yaparken, erkek hep yapmakta olduğu şeyi yapmaya devam etti: İşe gitti, eve geldi…

Kadın da para kazandığı halde, hep erkek evi geçindiren kişi olarak, evin reisi olarak anıldı…

Kadın eğer başarıp üst düzey yönetici konumuna ulaşabilmişse, süper ekstra enerji ve süper ekstra özveri sarf etmesi gerekti.

***

Uzun lafın kısası: Belli bir düzeyden sonra, üst düzey yönetici konumunda çalışan kadınların yükselmelerini sekteye uğratan faktörler oldukça fazladır. Kamu kurum ve kuruluşlarında ya da özel sektördeki üst düzey yöneticiliklerde, kurul, komisyon üyeliklerinde kadınlar daha fazla effor sarf etmek zorunda kaldı.

Kadın daha çok ezildi. Yeri geldi yok sayıldı, yeri geldi görmezden gelindi, yeri geldi sırf kadın olduğu için birçok pozisyona uygun bulunmadı.

Pek çok ülke bu oranları ortaya çıkararak gerekli önlemleri almak için çabalarken, Kıbrıs’ın kuzeyinde araştırmalar bile gerekli görülmüyor.

Sadece gözle görülebilenler var: 4 milletvekili, sıfır bakan, 1 meclis başkanı.

Ve kaç olduğu belirsiz olan bürokratlar; kaç olduğu belirsiz olan işveren kadınlar...

***

Bütün bunları neden anlattık?

Şu anda mevcut pozisyonu ortaya çıkaracak ve somut verileri dikkate alarak kadının toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmasına, kadının insan haklarının kadına teslim edilmesine yardımcı olacak geçici özel önlemleri almayı başaracak bir parti koalisyonun büyük ortağı.

Kabinede bir tek kadın bile yok! Fakat bu eksikliği en azından hükümet programında ve çalışmalarında değerlendirerek vermiş olduğu sözleri yerine getirmeye hala şansı var?

Biz bunun takipçisi olmaya da yardımcısı olmaya da hazırız! Hem başarılar, hem kolaylıklar diler, hem de dikkatli olmalarını öneririz.

Kadınlar bu toplumun %48’ini oluşturuyor!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.