Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Zayıf nokta

A+A-

En güçlü noktan en zayıf noktan kadardır…

Oraya dokunulduğunda tüm vücudun tepki koyar…

Çünkü zayıflığın bir kez ortaya çıkarsa…

Bundan sonraki her işinde o zayıf noktan öne fırlar…

Olgundur bizdeki iş adamları…

Ne Kıbrıs meselesini dert ederler ne ehalinin zor durumda oluşlarını…

Onlar için varsa da ekonomi yoksa da…

Fakat işleri bir kere kötü gitmesin…

Sarılırlar dünya,  ülke, çevre meselelerine ve hem çözümcü hem çevreci olurlar.

Hele de çevre ile direk bir çıkar meselesi ortaya çıkarsa…

Kıbrıs…

Kim oralı olduğumu öğrense, “Ne güzel ülken var” der…

Bazıları biraz daha ileri giderek, “Burada ne işin var orası dururken “ diye akıl verir…

Sanki ülkemin güzelliğini bilmiyormuşum gibi öğretmeye kalkarlar…

Oysa ki bilmezler kumar için gelip sadece geceleri ve sabaha doğru Kıbrıs’ın güzelliklerini görerek yorum yapanlar…

Bilmezler dağlarına napalm bombaları düşmeden önceki halinin nasıl olduğunu düşünemeyenler…

Ve silahların patlayıp da huzurun bir daha geri gelmemek üzere bu adadan gittiğini hayal edemeyenler…

Onlar sadece kendi ülkelerindeki hızlı bozulmaya bakarak Kıbrıs’ın güzel olduğunu söylüyorlar…

Ve bir de, “Burada ne işin var orası dururken “ diye akıl veriyorlar.

Lengerle su taşırdık çoğu zaman…

Haftanın bazı günleri çeşmelerimiz akardı…

Balıkçılar bandabuliyada buz kullanırlardı elektrik genelde olmadığı için…

Ama derelerimiz akardı akması gereken zamanda ve temizdi…

Bahçeler bize ihtiyaçtan fazla üretirdi sebze meyveyi.

Şaraplarımız Kıbrıs şarabıydı…

Doğaldı…

Ne anavatanlar vardı kafa karıştıran ne yoğun nüfus akımı…

Şimdiye bakıyorum…

Ve görüyorum…

Koskoca övündüğümüz dağlar dış ülkelere satılmak üzere un ufak edilip taşa dönüştürülüyor.

Koskoca tepelerimizde kara altın dedikleri kirli yeraltı petrolünü çıkarmak için hem de yabancı bir ülkenin emir ve görüşleri ile delikler açılıyor, daha da açılacağa benziyor.

İhtiyacımız olmadığı halde varmış gibi borular döşeniyor ovalarımıza, denizlerimize…

Ve basın genelinde susuyor çünkü eleştirecekleri almazsa, satamayacak, batacaklar…

En güçlü noktan en zayıf noktan kadardır demiştim…

Bir sağına baktı bir soluna, meydan boştu…

Para da var arazi de bedavadan…

Kredi desen uygun…

Vurdu kazmayı en bakir yerlere apartman boyunda “yazlık”  evler, siteler yapmak için…

Tam parayı kapacaktı ki o da ne?

Gördü az ileride kireç ocağı içinde dinamit patlatılıyor…

Ya satamazsam kaygısı işte o zayıf noktaydı…

Oysa az ileride beşparmakla anılan dağlarımız dört parmağa indi bile…

Yaptığı apartman boyundaki yazlık evleri satsa ne olur satmasa ne…

Kaç gündür bağırıyorlar, “Ne olacak bu Kıbrıs” …

Satsaydı villaları sormazdı ne Kıbrıs’ı ne umurunda olurdu kireç ocağı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.