1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Zeka Bey’in davaları ve kararları kitaplaştırıldı…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Zeka Bey’in davaları ve kararları kitaplaştırıldı…

A+A-

 

   Emekli Yüksek Mahkeme Başkanı Taner Erginel’in yoğun çabaları sonucunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi üyeliği de yapmış olan efsanevi Kıbrıs Türk hukukçusu Balalanlı Baş Yargıç Mehmet Zekâ Bey, hakkındaki üç ciltlik dev kitap dolayısıyla önümüzdeki günlerde bir kez daha gündeme gelecek. 

   İngilizce olarak hazırlanan üç ciltlik dev kitapta Mehmet Zekâ Bey’in hukuk yaşamı boyunca avukat olarak kazandığı davalar ve yargıç olarak aldığı kararlar hukuk tarihine armağan ediliyor. 

   Bu derinlikli çalışma, Zekâ Bey’in yeğeni olan değerli hukuk adamı Taner Erginel’in efsanevi Kıbrıslı hukukçunun ailesiyle yaptığı sıkı işbirliğinin ürünü…Üç ciltlik dev hukuk kitabı, “Mehmet Zekâ Bey Vakfı”nın bir yayını olarak basıldı. Kitabın kamuoyuna törensel sunum tarihi olarak, ayrıca “Avukatlar Günü” olarak kutlanan 5 Nisan Perşembe olarak belirlendi… 

   Uluslararası hukuk tarihinde de büyük etkiler ve emsaller yaratan yargı kararları, Zekâ Bey’in Kıbrıs’taki baş yargıçlık günlerinden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi üyeliğine dek hiç eksiksiz uzanmaktadır. 

   Üç ciltlik dev hukuk kitabının Türkçesini de ileride hazırlayıp basma düşüncesini taşıdıklarını belirten Erginel, davalara ve kararlara konu olan hukuk öykülerinin ilginçliğine dikkati çekerek, bunların hukuk camiası dışındakilerin de ilgi alanına girebileceğini belirtiyor.

    *       *       *

   Taner Erginel’den, hukukçuların başucu kitabı olacak nitelikteki bu dev eserde yer alan çok sayıdaki konulardan birini bizimle paylaşmasını istedim… Zekâ Bey’in sanık avukatı olarak ilgilendiği şu cinayet öyküsünü anlattı:  

   “Balalan’da Raif isimli çobanla Celal isimli çobanın arası açıktı.  Raif, karısının Celal ile ilişkisi olduğundan şüphelenmekteydi.  İki çoban kahvede karşı karşıya gelerek kavga etmeye başladılar. Celal elindeki çoban değneğiyle Raif’e vurmaya başladı. Raif de bıçağını çekerek Celali öldürdü. Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi Raif’i kasten adam öldürmekten suçlu bularak ona idam cezası verdi.  Raif,  Zekâ Beyi avukat olarak tuttu ve istinafa başvurdu.  O günlerin hukuk uygulamasına göre Raif’in idamdan kurtulması hemen hemen olanaksızdı.  Gerçi Celal’in Raif’e değnekle vurduğu mahkemede kanıtlanmıştı ve bu bir tahrik olarak kabul ediliyordu. Ancak Raif olaydan hemen sonra doktor tarafından muayene edilmişti ve sırtında herhangi bir iz görülmemişti.  Bir gün sonra yapılan muayenesinde ise çok hafif izler görülmüştü.  Celal’in davranışı bir haksız tahrik olmakla birlikte, öldürme kastını ortadan kaldıracak ölçüde önemli bir tahrik değildi.  Bu nedenle istinafta başarı şansı son derece azdı. Bu zor davada adli tıp kitaplarını inceleyen Zekâ Bey ilginç bir bilgiye rastladı. Buna göre bir kişi darp edildiğinde eğer önce iz yoksa, fakat daha sonra izler ortaya çıkarsa bu durum darbın ağır olduğunu gösterir. Zekâ Bey’in bulduğu adli tıp bilgisi karşısında İstinaf Mahkemesi Celal’in Raif’e vurduğu darbelerin hafif değil, ağır olduğunu kabul etmek zorunda kaldı. Bu durum Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının hatalı olduğunu gösteriyordu. Bu nedenle Yargıtay mahkûmiyet kararını bozdu ve Raif’i daha hafif bir suçtan mahkûm ederek ona hapis cezası verdi.”

   Taner Erginel bu davayla bağlantılı olarak, ibret verici bir hukuk öyküsünü daha anlattı. Rum bağnazlığının hazin sonucuyla ilgili bu öykü de şöyle:

   “Raif’le birlikte aynı ağır ceza mahkemesi tarafından idama mahkûm edilen ve Raif’le birlikte hapishanede kalan bir Rum genci vardı.  Zekâ Bey’in verdiği güven nedeniyle Rum genci babasına ‘bana o Türk’ü avukat olarak tut’ diye ısrar etti.  Ancak o tarihte bugün olduğu gibi Rumların milli duyguları çok aşırıydı. Babası Rum gencine ‘sana Türk’ü avukat olarak tutmaktansa idam olduğunu görmeyi tercih ederim’ dedi. Neticede Rum gencin avukatları İstinaf Mahkemesini etkileyecek bir argüman bulamadılar ve onu idamdan kurtaramadılar.”

   Taner Erginel, Mehmet Zekâ Bey hakkında kitap hazırlayacak en yetkili kişi. Diyor ki; “Kitaptaki bölümlerin her biri ayrı bir araştırma konusudur. Çünkü her bölümle ilgili söylenecek çok şey vardır. Annem Zekâ Bey’in kız kardeşidir. Yani Zekâ Bey dayımdır. Bu nedenle onu çocukluğumdan beri yakından tanıma fırsatı buldum ve hakkında derin gözlemler edindim.” Kitabın girişinde Mehmet Zekâ Bey’in yaşam öyküsü ve kimliğini oluşturan ilkeleri de sunuluyor. Harid Fedai tarafından daha önce kaleme alınan ve Mehmet Zekâ Bey’in yaşamını ayrıntılarıyla anlatan kitabın ikinci baskısı da yakında gerçekleştiriliyor. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.