Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Zeki Alasya…

A+A-

İstanbul’a ne olmuşsa olmuş bu günlerde.

Yine trafik çılgınlığı yine saygısızlık…

Yağmur yağdı mı insanlara tuhaf bir şeyler oluyor…

Trafik kilitlenir…

Haliyle yolculuk uzar…

İşte böyle uzayıp giden trafikte çile çekerken bazen aklıma gelir…

Bazen oturduğum yerde takılırım.

Ancak genelde unuturum varlığını.

Aslında unutmak da gerekir.

Çünkü unutulmazsa kemirir seni.

Yaşamı zehir eder.

Oysa her şeye rağmen yaşamak güzeldir.

Ölümü düşünmemeli…

Her an o varsa güzelliğini keşfetmeden, tadına doymadan gidersen tekrarı olmayan yaşamdan.

Yaşamak böyledir işte.

Bir hırs, bir koşuşturma.

Neymiş, geleceğe yatırım yapmak.

Daha iyi koşuları yaratmak...

Oysa dün bitmişse, geleceği de yaşamamışsan sadece o andır yaşanan.

Onun filmlerini kaçırmazdım.

Hayatı tiye alıyorlardı.

Basitleştiriyorlardı.

Daha sonra tiyatrolarından sevmeye başladım.

Çok gittim seyretmeye…

Ne zaman yeni oyunları başlasa ilk giden ben olmaya çalıştım.

Ve tiyatro furyası bitince videoları dolaşmaya başladı.

Herkesin dilindeydi videoları.

Yıllarca devam etti bu sevgi

“Arjantin” birayı onlardan duydum mesela…

Sarhoş iken polisle didişmeleri güldürdü.

Ve damda gezerken kömür tozuna bulaşmış hali.

Ortağı, arkadaşı ve can yoldaşı ile araları bozulunca çok üzülmüştüm.

Bu ölümcül dünyada neden böyle diye sormuştum kendime.

Kardeşler bile ayrılırken bunların ayrılmayacaklarını düşünüyordum.

Ki ayrılmışlardı.

Ayrılanlar Zeki Alasya, Metin Akpınar ikilisiydi…

Öksüz kalmıştı tiyatro.

Bu ayrılıktan sonra Zeki Alasya Boğaz’da lokanta açmıştı.

Balıklama’ydı adı.

Boğaz’a yemek için pek gitmezdim.

O gün Kıbrıslı ile Kıbrıs’ı konuşmak bir de ona hayranlığımı söylemek için gittim.

Masaya geldi, Kıbrıs’tan konuştuk, özlediğini, gidip orada yaşamayı düşündüğünü söyledi.

Sonra KKTC’nin bir etkinliğinde karşılaştık.

Orada da ayaküstü sohbet ettik.

Yine gidip yaşamak istediğini söyledi.

Memleketiydi Kıbrıs.

Tanışıklığımız o kadardı Zeki Alasya ile.

Onu yıllarca sanatıyla yoğrulduğum için hep kendimden bildim.

Dün sabah Akıncı, görüşmeler, RTE ile didişmeleri haberlerine bakarken…

“Zeki Alasya’yı kaybettik” haberini okudum.

Bitti o anda.

Hep unutuyoruz ölüm gerçeğini.

Her şeyin bir sonu olduğu düşüncesini hep akıllardan çıkartırız.

Doğrusu da bu aslında…

Çünkü ölüm her akla geldiğinde yaşamak anlamını yitirir.

Çekip gitmeyi düşlersin.

Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nun kurucularından Zeki Alasya’nın gidişi gerçeği bir daha hatırlattı…

Her şeyin bir sonu var.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.