Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Zizek ve deli

A+A-

Şimdi internet çağı malûm! Her bilgiye ulaşmak, çocuk oyuncağı…

Geçen gün, You Tube’a bakarken, ünlü düşünür Zizek’in Sydney’de verdiği bir konferansa rastladım! Slajov Zizek, Slovenya’lıdır… 1990 seçimlerinde, Liberal Demokrat Parti’nin cumhurbaşkanı adayı idi… Günümüzde, “felsefenin yıldızı” diye ananlar var kendisini… İşim yok ya? Facebook’ta keçi sayacağıma, oturdum, filozof dinledim… Adam bir fıkra anlatıyor:

Sosyalizm zamanı Polonya’da, adamın biri bir markete girmiş, soruyor:

“ Biraz tereyağı istiyordum ama sizde bulunmaz değil mi?” Tezgâhtar yanıtlamış:

“ Yanlış yere geldiniz! Biz, tuvalet kâğıdı bulunmayan marketiz! Tereyağı bulunmayan marketi arıyorsanız, caddenin karşısındakidir!”

Bir alkış… Fıkradan çok hoşlanıldı! Bunun üzerine Zizek, bir fıkra daha anlattı:

Gene sosyalizm zamanında, adamın biri Prag’da bir kafeye girip oturmuş. Siparişini almaya gelen garsona demiş ki:

“ Bana sade bir kahve ama kremasız olsun lütfen…” Garson cevap vermiş:

“ Kremamız yok! Sütsüz olsa olur mu?”

Sydney’liler, çok beğendi, alkış kıyamet… Düşünür, “Çok hoşunuza gitti madem, bir tane daha anlatacağım” dedi ve anlattı:

Ramsfield Londra’ya gitmiş. Blair’e diyor ki: “Gel beraber Irak’a müdahale edelim.” Blair de soruyor: “Neden?” Ramsfield diyor ki “ Kitle imha amacıyla kullanılan kimyasal silahları yok etmek için…” Blair yanıtlıyor: “Çok insani bir hedef ama bizim küçük bir sorunumuz var. Bütün birliklerimizi donatacak kadar kimyasal silaha karşı korunmalı üniformamız yok!” Ramsfield cevap veriyor:

“ Mesele değil! Zaten kimyasal silah da yok!”

Avustralya’lılar bunu çok beğenmedi! Alkışladılar ama o kadar da değil! Çok da gülmediler… Zizek kendi gülmeye başlayarak dedi ki:

“ Sosyalizm battı diye, kendinizle, sisteminizle çok mağrursunuz ama unutmayın ki Kenya’da, Uganda’da, Somali’de, Afganistan’da da kapitalizm var! Bizde tuvalet kâğıdı, tereyağı, krema bulamamak normal karşılanırdı ama hiç değilse, sosyalizm’in o düzeyde örnekleri yok!”

Salon sus-pus oldu, arkadan bir grup “yoldaş”, kahkaha ve alkıştan ortalığı bir birine kattı… Bu adamın böyle meseleye “ters açı”dan bakabilme yeteneğine hayranım! Hani bizim de bir fıkramız vardır:

Delinin biri, bir gün bir lokantaya girip, oturmuş! Yemeğini söylemeden önce, susamış su içecek! Almış eline masadaki sürahiyi, masada su bardağı arıyor! Bakınmış, bakınmış:

“Bre” demiş, “bunların bardaklarının hepsinin de ağzı kapalı!” Almış eline bir tanesini, çevirince tam kopmuş!

“ Breh… Dibi de delik!”

Bizim çoğu işimizde de öyledir! Bardakların ters konulduğunu düşünmek ya aklımıza gelmez, bunu akledecek kadar düşünemeyiz ya da cin gibi biliriz ama işimize gelmez!

Bir meseleye dibinden da bakamazsanız, tersten çözümünü de bilemezseniz, “kremamız yok, sütsüz de olmaz mı?” dersiniz tabii…

Hazretin, “ Günümüzde komünist olmak” diye de bir konferansı vardır! Orda da sorar, “Yahu her yerde aynı hatalar yapıldığına göre, eminsiniz ki sadece insan hatasıydı?”

Meseleyi düşünceden çıkarır, inanca sokarsanız, hiçbir şeyden emin olmamak lâzım…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.