1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Zümrüd-Ü Anka…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Zümrüd-Ü Anka…

A+A-

Bir varmış bir yokmuş.

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir kuş varmış.

Kuşun kanaları büyük mü büyük…

Gagası geniş mi geniş…

Kanatları dağları saracak kadarmış.

O kuş bilgeymiş.

O kuş ki ta Kaf Dağı’nda yaşarmış.

Umutmuş.

Tüm kuşlar ondan yardım beklermiş.

Gel zaman git zaman kuşların işleri kötüye gidince.

Tüm kuşlar birleşerek şu kuşu bulalım, bize yardım etsin demişler.

Çünkü o bilge, güçlü, sağlam kuş gelip, bunlara yardım etmiyormuş.

Ne zaman ki bir kuş o kuşun kanadının bir tüy bulmuş.

“Kanadının tüyü varsa demek ki o da var” düşüncesiyle kendisini de bulabiliriz demişler ve tüm kuşlar toplanarak yola çıkmışlar.

Masal böyle başladı.

Gece çocuklara anlatılan bir masal bu…

Hikâye bitene kadar çocuklar uyuduklarından masalın sonunu kimse bilmiyormuş.

Ama sonu bir yerlerde yazıyor elbet dedim.

Siz de ararsanız bulursunuz.

Zümrüd-ü Aksa kuşunun hikâyesi bu.

Aradım buldum.

Hikâyenin sonu şöyle…

Tüm kuşlar konvoy oluşturmuşlar.

Yedi tepe aşıp Anka Kuşunun yaşadığı Kaf Dağına ulaşacaklar.

Dertlerini anlatacaklar.

O da onlara yardımcı olacak.

Birinci tepeden bazı kuşlar geri dönmüş.

İkiciden de, üçüncüden de.

Çünkü zahmetliydi yol.

Üstelik bülbül güle aşkını hatırlamış…

Kartal, yükseklerdeki krallığını bırakamamış… 

Baykuş yıkıntılarını, balıkçıl kuşu bataklığını özlemiş…

Geri dönmüşler.

Zirveye vardıklarında bakmışlar, kala kala 30 kuş kalmış.

Ve orada öğrenmişler ki Simung yani Zümrüd-ü Anka diye bir kuş yokmuş…

Anlamı da otuzmuş…

Yani oraya kadar birlikte gelen otuz kuşmuş.

Ve çıkarttıkları ders kimseden yardım almadan kendi küllerinden doğacaksın.

Atlar üzerinde iki bayrak vardı.

Sağda TC, solda KKTC…

Atların üzerinde muhafızlar…

Atlar ve bayrakların arkasında ne olduğunu merak eder gibi bakan Akıncı…

Yanında da RTE…

RTE donuk gözleri, teamülleri yerine getirme zorunluluğu ile etrafa içinden “ne alakası var” der gibi bakışları ile ilerliyorlardı.

Maceranın başlangıcı böyle idi…

Sonra görüşmeler yapıldı.

Görüşmeler kapalı kapılar arkasındaydı.

Ve basın önünde klasik açıklamalar yapıldı.

“Size her zaman yardıma hazırız” denildi.

Akıncı günün sonunda RTE’nin uçağına binerek Kaf Dağı’na doğru yola çıktı.

Zümrüd-ü Anka nereden mi çıktı?

Gazetede basın toplantısının, akşam yemeğinin ardından Akıncı ve RTE ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, TRT'nin "Zümrüd-ü Anka Destanı" gösterimini izleyeceği yazıyordu, ondan. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.