Bugünün gazete manşetlerini görür gibiyim. Brüksel’deki eylemden bahsediyorum. Rumların tüm Kıbrıs adına 1 Temmuz’dan itibaren AB dönem başkanlığını üstlenecek olması tabii ki beni de rahatsız ediyor. Ama işte gelin görün ki ister sözde Kıbrıs Cumhuriyeti deyin ister gasp edilmiş Kıbrıs Cumhuriyeti deyin, hatta ayıp olmasın diye tırnak içine alın “Kıbrıs Cumhuriyeti” diye gerçekler acı ve değişmiyor.

Türkiye’nin dahi tanımayıp Gümrük birliği antlaşması çerçevesinde sıkı bir ekonomik işbirliği yaptığı ülke, devlet Kıbrıs Cumhuriyeti yanı başımızda 1 Temmuz’dan itibaren AB dönem başkanlığını üstlenecek.

Kimilerine göre “amaaann canım nedir ki altı ay, amma şeye taktınız” diye değerlendirirken kimilerine göre  kenara çekilip izlenmemesi gereken bir süreç. Ne kadar ilginçtir ki hiçbir siyasi parti 1 Temmuz ile ilgili ortaya net bir duruş koyamıyor, çözüm vizyonu geliştiremiyor. Bu ister Rumlarla olacak çözüm olsun ister farklı bir şekilde olsun.

“SOL” İLLE DE ÇÖZÜM DERKEN!

Sol partilerin her kaç taneyseler “çözüm hemen şimdi, çözümü inadına zorlamalıyız” şeklinde alışıla gelmiş söylemlerin ötesine geçemediklerini ve çözüm yönündeki argümanlarını anlatırken konuşmalarının % 70’inin Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun başarısız olduğunu anlatarak geçirdiklerini eminim ki hepiniz fark ediyorsunuz. Kıbrıs sorununda tıkanıklık yaşanması ve bu tıkanıklığın öncesinde Rum tarafınca umudların bitirilmesi artık Sol görüşe konuşacak herhangi bir argüman sunmamaktadır, vermemektedir.

Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun bir evvelden bu ülkede çözüm istemediğini bilmeyenimiz yok ama Talat’ın da çözüm istemeyen bir Hristofyas’la çözümü nereye kadar zorladığını ve günün sonunda “Hristofyas beni kandırdı” dediğini de unutmamak lazım.

Bu nedenle SOL partilerin çözüm vizyonlarının artık çökmüş olduğunu ve kendilerinin de bunun farkında olduklarını düşünüyorum. Bunun sebeplerini sayfalar dolusu yazabilirim ama maksat  şu anki fotoğrafı okuyabilmek; özetçe.

SAĞ PARTİLER BOŞ TENEKE GİBİ

Sağ partilere gelince adeta beni gülme tutuyor. Liberal çizgi bu mu diyesim geliyor. Sağ partiler adeta içi boş teneke gibi. Onlarda Kuranı ezberlemiş gibi Talat’ı ve ekibini eleştiriyor, Eroğlu’na sahip çıkıyorlar. Sanki Sn Eroğlu’nun hayatta bir çözüm isteği ya da vizyonu oldu. Ara sıra Demokrat parti ortaya birkaç öneri sunuyor ama DP’yi sallayan kim? Daha da önemlisi  görüşmecimiz Sn Eroğlu’nun DP’yi tınmaması onları pek de rahatsız etmiyor. Böyle gitsin iyidir havası var sağ kesimde. Eroğlu’yla ters düşmekten çekiniyorlar.

Yahu 1 Temmuza gidiyoruz ortaya somut bir açılım koyan kimse yok. Ne Eroğlu’nun ne de ana muhalefetin  ne de sağ-sol partilerin ortaya koyduğu hiçbir şey yok. Bunu söylediğiniz zaman “olur mu yahu öyle şey, sen bizi takip etmen galiba” diyorlar yüzünüze karşı; takip ediyorum da dereboyunda gezmekten başka bir şey yaptığınızı ben görmedim.

Siyasi partiler Kıbrıs konusunda gerçek anlamda fikirsel ve duruşsal bir çözülme yaşıyorlar. Ortaya Kıbrıs Müzakere süreci ile ilgili koydukları hiçbir somut önerileri yok.  Toplumun ciddi anlamda depresyona girmesi ve mutsuz olması siyasi partileri pek de fazla enterese etmiyor. Sizce enterese etseydi herkes bir şey değiştirmemesine rağmen yeniden vekil olmak, hükümet olmak ister miydi?

******************

BİR GARİP BRÜKSEL EYLEMİ

Ekonomik örgütler 1 Temmuzu protesto etmek amacıyla dün Brüksel’e taşındı. Sanırım 400 kişi. Atılan sloganların hepsini destekliyorum, hepsi de doğru. Ama asıl mesele şu ki neredeyse bu 400 kişinin hepsi protesto ettikleri “Kıbrıs Cumhuriyeti”’nin” pasaportlarıyla gittiler oraya. Yani eylem kendi kendisiyle çelişti. Düşmeyin bu durumlara bir daha.

*************

TURGANER’DEN BİR BASIN TOPLANTISI BEKLİYORUZ

Hava Sporları Federasyonu Başkanı Serdar Turganer bu ülkeye hayırlı bir iş yaptı ve bir pilot okulu kazandırdı. Hala bu durumu çekemeyen önemli kişiler var ama rahat bırakın adamı KKTC’nin de bir Devlet yapısıyla pilot yetiştirmesini sağlasın. Hepsi güzel hoş ama Sn Turganer hala adam akıllı bir basın toplantısı düzenleyip bu olayı anlatmadı, tanıtmadı. Örneğin ben pilot olmak istesem ne yapmam lazım bilmiyorum. Ben bilmezsem vatandaş nerden bilsin. Bu işin reklamı tam yapılamıyor peşinen söyleyim. Hem hala o uçaklara binemedik başkan!!

**************

MERİT’TE CEVİZ MACUNLU BAKLAVA

Geçtiğimiz akşam bir grup arkadaşla Lefkoşa Merit’in bahçesindeydik. Özellikle yaz akşamları oldukça serin oluyor. Onlarca çiçeğin ve süs havuzunun olduğu bir yer. Sanırım Lefkoşa’da buna benzer bir yer yok. Biz otururken Lefkoşa Merit’in Genel Müdürü Mine Gürses hanımda bize eşlik etti. Oldukça başarılı bir yönetici. Yeri gelince de sert mizaçlı. “ceviz macunlu baklavamızı yediniz mi, biz kendimiz yapıyoruz” dedi. Kaçırır mıyız? Mine hanımlar sağolsun hepimize ikram ettirdi. Kıbrıs Türk kültürünün vazgeçilmez bir tatlısı olan ceviz macununu kaliteli otel müşterisine sunmakla yaptığı kültürel hizmeti bir kenara bırakın bu fikriyle mevcut sektörü de cesaretlendirmiş oluyor. Yolunuz düşerse Lefkoşa Merit’in bahçesinde ceviz macunlu baklavayı deneyin. Fazla da kaçırmayın tabii….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31