Dün hem genel grev vardı hem de miting…

Eşel mobil kaldırıldığı içindi miting…

Maaşlara ve asgari ücret zam verilmediği için…

KTHY batırıldığı için, Elektrik Kurumu’nun ve Telekomünikasyonun özelleştirileceği, Türk Petrollerinin satılacağı, Süt Kurumu’nun verileceği için…

Kaçak nüfus, yeni af yasası ve sigorta değişiklik yasası için…

Partizanlık ve popülizm için, yapılan haksız istihdamlar için…

Dün gerçekleştirilen grev neyi değiştirecek onu hiç bilemeyiz!

Umarız yararlı olur, yapılan yanlış icraatların geri alınması sağlar…

Yukarıdakileri niye yazdık derseniz;

Sizce eylem nedenleri arasında bir eksiklik yok mu?

Ya da görmediler mi acaba?

Ülkede iktidarı da muhalefeti de faizler nedeniyle ceza davası dosyalanan 10 bin dosyanın olduğunu, 10 binin de yolda olduğunu söylerken, acaba bu nedenler arasına bu da konulamaz mıydı?

Bal gibi de konulurdu!

Grev nedenlerine bakarsanız genelde kamu çalışanların hakları söz konusudur.

Özel sektöre arka çıkılması, desteklenmesi için bir tek madde var mı?

Elbette yok!

Mahmut Bora, Kıbrıslı Türk işadamı,

Üç yıl önce Unıversal Bankası’na borçlanmış, karşılığında da Beylerbeyi’nde 12 dönümlük Türk koçanlı arazisini ipotek göstermiş.

Doğal olarak hiç kimse bankadan borçlanıp bunun karşılığında ipotek verirken, işlerin ters gideceğini, elindeki malın da yok pahasına uçacağını hesap etmez.

Mahmut Bora da böyle düşünenlerdenmiş.

Elbette kimse kendine ne zorla borç vermiştir ne de bunun için yalvarmıştır ama iş dünyasında son yıllarda hemen herkesin başına gelenler, Bora’nı da başına gelmiş ve işler kesat gidince borcun zamanında ödeyememiş.

İşadamının borcu üç yıl sonunda tam beş katına katlanmış!

Üç kuruşluk borcu ödeyemeyen, yine doğal olarak 15 kuruşluk borcu hiç ödeyemez.

İşte şu anki faiz yasasını sakatlığı yüzünden, geçtiğimiz Cuma günü Mahmut Bora, 12 dönümlük Türk koçanlı arazisini yok pahasına kaybetti!

Köy kahvesinde açık artırma yapıldı, 12 dönümlük arazi için 80 bin TL’den açık arttırma başladı ve Mahmut Bora yakın dostlarının da yardımıyla ancak 150 bin TL’ye kadar yükseltti…

Ama gücü bu kadardı!

12 dönümlük arazi 155 bin TL’yi basan Unıversal Bankası’nın oldu!

Sizce burada sakat bir durum söz konusu yok mu?

Sırf bu yüzden bile Maliye Bakanı Ersin Tatar’ın bu yasada niçin değişiklik yapmak istediğini, hatta bunun için tehdit aldığını bile anlamak mümkündür…

Yeni faiz yasasıyla yerli bankalar batar diyen bazı siyasiler hiç alınmasın şimdi;

Eğer buna benzen 10 bin dosya mahkemelerde gün bekliyorsa, bunu da 10 bin dosya izleyecekse, bunun neticesinde de binlerce ailenin ocağına ateş düşecekse, birkaç banka batsın daha iyi!

Yazının başına dönersek;

Sendikal Platformu, dün yaptığı grev ve mitingden dolayı anlarız, saygı duyarız.

Ama sadece kamu çalışanların haklarını ararken, özel sektörde yaşanan, hele de bankaların aç gözlülüğü karşısında aç gözlülüğüne sessiz kalmasına gönlümüz razı olmaz!

Pekala ki dünkü grev nedenleri arasına, banka mağdurlarını da koyabilirler, böylelikle daha fazla katılım ve daha etkili bir eylem gerçekleştirebilirlerdi.

Doğrudur, ülkede son yıllarda hemen hiçbir iş doğru gitmemekte, halkın refah seviyesi hızla düşmekte, insanlar ülkede gelecek görememektedir.

Ama, şunu da unutmamak lazım ki, birkaç bankayı kollayacağız diye, binlerce Mahmut Bora’lar yaratırsak ve buna da sessiz kalırsak, birkaç banka zengin olmuş, haksız yere köye dönmüş kime ne?

gunun-foto_raf_.20111031235334.jpg

MESAJ KUTUSU 

Sayın Ahmet BENLİ,  Gönyeli belediyesi meclis üyelerinden birisinden şikayet geldi, bir çalışan fena halde küfrettiğinizi iddia etti. Ben olamaz dedim, ama ısrar ediyor. Yoksa sizin de mi sinirleriniz son günlerde iyice laçka oldu? Yakıştıramadık doğrusu!

Sayın Mehmet Ali TALAT, New York’taki zirveyi karamsar karşıladığınıza göre yeniden Saray’a hazırlanıyorsunuz. Çok sayıda vatandaş da böyle düşünüyor haberiniz olsun…

Sayın İrsen KÜÇÜK, anket sonuçları sizi epey umutlandırmışa benziyor. Parti içinde disiplini sağlamak için şok bir erken seçime gidebileceğiniz de konuşuluyor. Bu arada Lefkoşa’da 47 örgüt yakında size destek ziyareti yapmayı planlıyor, aman onları iyi ağırlayın.

Sayın Ramazan ÖZÇELİK, muhterem babanızın vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet, size ve aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin.

Sayın Vesile ERDOĞAN, Kanser hastaları yararına Cuma günü akşam beş adet bestenizi basınla tanıştıracağınızı duyduk. Demek ki İstanbul’da sağlık ataşesi olunca ülkenizi unutmadınız. Tebrik eder başarılı çalışmalarınızın devamını dileriz.

Sayın Mustafa GÖKMEN, milletvekili maaşlarının yetersizliği konusundaki açıklamanıza başka vekillerden de destek geldi. Bir vekil dün aradı ve bu konunun meclis gündemine getirilmesini istedi. Tamam da bizce şu an sırası değil. Doğru zamanı kollamak lazım.

Sayın Kemal DÜRÜST, öğretmenliğe atananlara gelen şikayetlerin ardı arkası kesilmiyor. 600 puan alamayanları bir yana bıraktık, Mağusa’dan Mesude Bayram adlı bayan hiç sınava girmeden bir okula öğretmen atanmış. Hala bir açıklama yapmayacak mısınız?

Sayın Ersin TATAR, faiz değişiklik yasasına kamuoyunun büyük bölümünden destek var. Bu konuda tehdit de alsanız, bu sizin siyasi sonunuz da olsa peşini bırakmayın. Pek çok iş adamı bunu başarabilirseniz kahraman olacağınızı düşünüyor.

Sayın Ahmet DERYA, sizinle KTHY konusunda oturup adam gibi konuşmamız lazım. Bir cenaze töreninde bile bu kadar hırs yaptığınıza göre, içinizde uhde kalmışa benziyor.

Sayın Kemal ÖZTÜRK, DP Lefkoşa İlçe Başkanlığı’na yeniden seçilmenizden dolayı kutlarız. Bundan böyle vekilliğin kapısı ardına kadar açık. Yeter ki örgütleri yalnız bırakmayın, ilginizi esirgemeyin.

Sayın Ziya EMİR, üçüncü şeritten gittiğiniz için dün 130 TL para cezası yerken 15 de puandan olmuşsunuz. Geçmiş olsun da, 5 polis  o anda ceza yazarken, bir tanesi bile trafik düzenlemesine gitmiyor muydu?

Sayın Kadri FELLAHOĞLU, avın ilk gününde yine eliniz boş gelmişsiniz. Artık diyoruz bu işi bıraksanız da daha hafif sporlarla uğraşsanız. Her av sonrası evdekilerin sizinle uğraşmasından bıkmadınız mı?

Sayın İrfan Tansel DEMİR, orman yangınlarını söndürmek için masrafların epey ağır olduğundan yakınmışsınız da peki 50 senede yetişen ağaçlar nasıl gelecek hiç onu düşündünüz mü? Bizce açıklama biraz acayip kaçtı.

Sayın Erdal ANDIZ, bu sıralar bazı gazetecilerden epey tırstığınız söyleniyor. Siz yine biliniz ki siyasiler kadar tehlikeli olamazlar. Bu konuda aman hedef yanlışlığı yapmayınız…

Sayın Emine SÜTÇÜ, Kod Adı Venüs filmindeki görevinizden çekildiğinizi duyduk. Hayırdır sizin gibi bu konuda uzmanlaşmış birisini kim niçin kırmış olabilir acaba? Geçmiş olsun diyoruz.

Sayın Mustafa ÖZGÜ, Erenköy Lisesi’ne 500 adet ansiklopedi bağışı yaptığınızı öğrendik. Okul yönetimi ve veliler teşekkür mesajları göndermişler. Tebrik ederiz…

Şinasi ÖZDEŞ, sel mağdurları sizden ve ekibinizden etkili eylemler bekliyorlar. 350 kişi halen tazmin edilmesiyse bunda bir acayiplik yok mu acaba?

Sayın Buran ATAKAN, KTHY eski çalışanlarından bazı torpilliler istihdam edilirken, torpil bulamayanlar dizlerini dövüyor. Bu konuda önlem almanız ve isimleri deşifre etmenizi isteyen çok sayıda mağdur var, bilesiniz!

Sayın Yonca ALPER, bugün heyecan doruktaymış, yeni mağazanızın ülkeye hayırlı ve uğurlu olmasını dileriz. Madem ki Abdullah Öztoprak’ın markasını pazarlayacaksınız, sırtınız yere gelmez hiç merak etmeyin.

 

Günün Fıkrası : Bıçak

Eşraftan birisi bir gün, Trabzon'a gitmiş, bir meyhanede oranın yerlisi bir adamla  kafa demlemeye başlamışlar. 

Bir ara, Karadenizli'nin belinde kabzası havalı, elde oyulmuş bıçağını görmesin mi?

-Bıçağına bayıldım, demiş adama masaya bir 50’lik banknot basarak, aldım gitti

-Pen piçaumi vermem, demiş Karadenizli....

-Al, sana 100 o zaman! diye vurmuş 100 lük banknotu masaya!!

-Vermem! demiş kararlı bir şekilde Karadenizli!

 -Oooo amma uzattın ha, demiş bizimki. Bak bu son teklifim! Al sana 300 Tl. daha da param kalmadı!!!

-Haçan sen anlamiymisun, vermeyeceğum dedum piçağumi!

 Adam takmış bir kere bıçağa. Çıkarmış bileğindeki  Rolex saati..

-Bak arkadaş, bu var ya bu, hayatında göremeyeceğin kadar para eder. Bak son teklifim, veriyon mu bıçağı???

-Haçan arkadaşum, ne istersen iste, piçagumi isteme penden!

-Sen ne kaçırdığının fakında değilsin galiba!  Bak, bu saat, var ya, som altındır, kadranı sedef, düğmesi de yakut!!

-Haydaa, sen penu anlamaysun kaliba! Vermeyceum daaaa! ..Hele bak...Diyelum ki aldum saatinu, verdum piçagimuuu ...Yarin celdum kahveye haburda bir kahve içeceum...Kalkti pirisu dedu baa"-Ananu belleyeyum! Ne diyeceum pen ona,

-Altiyi çeyrek geçi?   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31