Güney’de patlamayla meydana gelen büyük felaket dolayısıyla komşunun acılarını paylaştık, üzüntülerine ortak olduk.

Sadece üzülmeyip, yardım eli de uzattık…

Komşuya dar günlerinde isterlerse yanlarında olabileceğimiz mesajları verdik.

Ne yalan söyleyeyim çok mutlu oldum, hatta gurur duydum.

Özellikle elektrik konusunda.

Gerekirse istedikleri kadar elektrik verebileceğimizi söylerken ve bunun açıklamaları yapılırken, öğrendik ki Lefkoşa’nın büyük bir bölümünde elektrikler kesikmiş.

Şimdi ne var bunda demeyin!

Bizce çok şey var…

Başkent’te önceki gün niçin elektrik kesintisi oldu?

Daha geçen hafta devreye sokulan Yenişehir santralında arıza olduğu için!

Evet yanlış duymadınız, geçen ay geçen sene ya da yıllar önce değil sadece geçen hafta devreye sokulan santral arıza çıkardı ve başkent halkı 40 küsur sıcakta elektriksiz kaldı!

Şimdi beş-on senelik bir araba satın alırsınız ve yolda kalırsanız, kendi kendinize dersiniz ki, normaldir çünkü eskidir!

Ama aldığınız araç eğer daha sıfır ise ve daha ilk günden teklemeye başlamışsa, işte bunu içinize sindiremez ve anahtarları galericinin yüzüne fırlatırsınız…

En azından ben böyle yaparım…

Dememiz odur ki, bu devlet bu santral için tamı tamına 1.5 trilyon lira para saymıştır…

Bu para da senden, benden ve ondan kesilen vergilerle ödenmiş ilgili şirkete…

Hani geçende sıkça yazdığımız ve ihale tarihinde işlerini yetiştirmeyen Şara şirketine!

Öğrendik ki santraldeki arıza, ısı sorunundan kaynaklanmış.

Yani su kaynatmış!

Yeni bir santral su kaynatır mı, bizde değil su kaynatmak infilak bile eder?

Peki bu işi alırken kim teslim almış, yeterli kontrol yapılmış mı, bunun için garanti belgesi istenmiş mi, bunu bilmeyiz!

Zaten bizim işimiz de değil…

Hatırlanacağı üzere, Yenişehir santralı ihalesinde tam 7 kez ihaleye çıkıldı ve sırf bu şirket bu işi alsın diye diretildi…

Bu şirket işi aldı da…

Geç de olsa yaptı ve teslim etti, ama daha ilk haftada sınıfta kaldı!

Önümüzde uzun bir yaz var, buna bir de Rum kesimine elektrik verilmesi de eklendi ki aldığımız son bilgiler elektriğin verilmesi yönündeydi.

Dün akşam saatlerinde Rum’dan gelecek bir ‘evet’ ile şalter kalkacak ve karınca kararında komşuya yardım eli uzatılacak…

İyi de sonuçta rezil olmak da var!

Daha dün teslim alınan ve tam 1.5 trilyon ödenen bir santral teklediyse, başkente üç saat elektrik verilememişse, kendine faydası olmayanın komşuya yardımı artık nasıl olur, inanın çok merak ediyoruz…

Umarız rezil olmayız!

 


CAS çalışanlarına 3 aylık sözleşme!

Ülkenin en kadersiz çalışanlarından CAS personeli iş sözleşmelerinin sadece üç aylığına uzatıldığını görünce şoka girdiler.

Bu gelişmeyi öğrenen şirket çalışanları telefona sarılıp bunun büyük hata olduğunu, personel arasında büyük baş gösterdiğini ifade ederken, diğer yandan üçüncü kez 3 aylık sözleşme yapılmasının çalışma dairesi yasalarına da aykırı olduğunu iddia ettiler…

Bundan böyle artık top Şerife hanımda…

Bakalım nasıl bir önlem alacak?

 


Okur Görüşü

“Yangın helikopteri olmayan devlet olur mu?”

“Sayın Özadam,

Siz bilir misiniz ki bu ülkede bizi yıllardan beridir devletiz diye uyutmuşlardır.

Uyutmuşlardır çünkü devlet olduk diye böbürlenenler, iş yangın helikopteri almaya gelince sesini çıkarmamakta, bu konuda verdiği sözleri unutmaktadır.

Her yaz yaşanan ve yüreklerimizi de yakan orman yangınları ne yazık ki duyarsız vatandaşların sayesinde bu sene de tekrarlanmaktadır.

Ve aynı terane biz yanan ormanlarımızı söndürmek için Türkiye’den yangın helikopteri beklemekte, binlerce ağaç yandıktan sonra müdahale edilmekte ve böylelikle doğa gerektiğinden daha fazla tahrip olmaktadır.

Bu ülkeye bir yangın helikopteri alamayan devletin yöneticileri ne yüzle o makamlarda oturmaya devam ediyorlar, anlamakta güçlük çekiyorum…”

 

 

MESAJ KUTUSU

Sayın Şerife ÜNVERDİ, CAS çalışanları diken üstündeler. Çünkü yönetim kendilerine üçüncü kez 3 aylık sözleşme imzaladı. Bunun yasalara aykırı olduğu iddia ediliyor. Konuya hassasiyet göstermenizi bekliyoruz.


Sayın Suzan TANAY, önceki gün ameliyat ettiğiniz bir çocuğun ziyaretçi ailesine fena halde çıkıştığınız ve hatta hakaret ettiğiniz iddia ediliyor. Konu bakanlığa da bildirilmiş, niçin bu kadar kızdınız doğrusu merak ediyoruz


Sayın Talip ATALAY, şu sizin meşhur Mercedes olayı epey merak konusu oldu. Onlarca vatandaş bana sitem ediyor ve soruyor. Nasıl olur da sizi bu konuda konuşturamamışım diye de sitem ediyorlar. Hadi artık inadı bırakın…


Sayın Sunat ATUN, İskele’de dükkanına 15 yıldır elektrik bağlanmayan esnafın sorununu çözmek için girişim başlattığınızı memnuniyetle öğrendik. Esnaf ve ailesinin büyük hayır duasını aldınız.


Sayın Kemal DÜRÜST, Türkiye’de yeni dönemde okul kantinlerinde artık gazlı içecekler satılmayacak ve sadece meyve suyu ve ayran olacakmış. Umarız bize de iyi örnek olur. Şu narenciye işi belki bu sene nasip olur, ne dersiniz?


Sayın Yusuf SUİÇMEZ, bazı siyasi partilerden milletvekilliği adaylığı teklifi aldığınız söyleniyor. Bizse sizin kendi partinizi kurup başınıza geçeceğinizi bekliyorduk. Hayırdır rotada bir değişiklik mi var?


Sayın Turgay AVCI, İngiltere’de oğlunuzun diploma töreninde duygusal anlar yaşadığınız ve bir ara da göz yaşlarınızı tutamadığınız gözlemlenmiş. Allah başarılarını daim etsin, güzel ve başarılı bir gelecek dileriz…


Sayın Sonay ADEM, oğlunuzun ameliyatı nedeniyle resmen İzmir-Ercan arasında mekik dokuduğunuzu öğrendik. Acil şifalar dileriz. Siz de artık şaka maka İzmirli oldunuz çıktınız. Bir de başınız sokacak daire satın almanın sırası da geldi değil mi?


Sayın Mehmet ZAFER, bölge sakinleri ara sıra bölgeyi gezmenizi ve eksiklikleri tamamlamanızı bekliyorlar. Bölge harabeye dönmüş, yoksa siz yaz uykusuna mı yattınız diye soruyorlar..


Sayın Saffet SOYKAL, hem de basın gecesinde bütün meslektaşlarınızın yüreklerini ağzına getirdiniz. Büyük geçmiş olsun diyoruz. En kısa zamanda sağılıklı günlere dönmenizi bekliyoruz…


Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, Enformasyon müdürünü ne zaman atayacağınız merak konusu oldu. Çalışanlar artık yeni müdürlerinin atanmasını bekliyorlar. Böyle şeyler fazla uzatmaya gelmez…


Sayın Mehmet Ali TALAT, meslektaşlarla yaptığınız toplantıda bazı gazeteleri göz ardı etmeniz hoş karşılanmadı. Oysa siz bu konularda eskiden çok daha hassas olurdunuz, değişen ne var ki?


Sayın Pervin GÜRLER, yeni göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun. Şimdi sorumluluğunuz artık daha büyük. Başarılı alışmalarınızın devamını dileriz…


Sayın Erdal EMANET, siz de tırnağınızla kaza kaza bu makama geldiniz ve doğrusu hak ettiniz. Size de hayırlı olsun diyor ve başarılarınızın devamını bekliyoruz…


Sayın Tunç ERTAN, 20 Temmuz’u heyecanla bekleyenler listesinin başında yer alıyormuşsunuz. Tayyip bey açılışları Besmele ile yaptığı için umarız size de uğur getirecektir. Kolay gelsin diyoruz…


Sayın Caner ASPAVA, muhterem babanız Hüseyin amcayı kaybettiğinizi üzülerek öğrendik, merhuma Tanrı’dan rahmet size ve aileye başsağlığı ve sağlıklı uzun ömürler dileriz…


Sayın Mehmet HULİSİOĞLU, Çatalköy’ün güzelim dağlarının ve ormanlarının villa yapımı için delik deşik edildiği yönünde ihbarlar geliyor. Yakında bölgeye geleceğiz, sizin de bir kahvenizi içeriz…


Sayın Nezihi BEYAZ, sizi son olarak İtalya sokaklarında tatilde görmüşler. O tarafa Kıbrıs’tan o kadar çok kişi gidiyor ki, artık ikinci adresimiz oldu. Umarız bolca moral depolamışsınızdır.


Sayın Ahmet ULUBAY, TAK’ın yeni çevre düzenlemesi çalışanların da büyük beğenisini kazandı. Elinize sağlık diyoruz. Hayır işlerinizin devamı dileğiyle…


Sayın Mete TÜMERKAN, bu yıl basın gününde cemiyet olarak biraz sessiz kalmadınız mı? Bazı üyeler arıyor başkan heveslileri varmış, haberiniz olsun istedik…


 

Günün Fıkrası

İnanamayrum, inanamayrum !

Ekonomik kriz yüzünden para problemi olan Temel, çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş.
Şehrin büyük bir parkında çocuğun birini gözüne kestirmiş,
Önce bir not yazmış: Çocuğinu kaçurdum.
Bunu yaptuğum içun üzgünüm ama kusura pakma çünki kerçekten paraya ihtiyacum var.Yârin sabah saat 7'de parktaki agacin altina bir siyah çantada 5 milyar getur..
İmza: Karadenizli..
Çocuğun yanına gitmiş, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söylemiş..
Ertesi sabah parka geldiğinde ağacın altında, söylediği renkteki çantada içinde 5 milyar olan emaneti bulmuş.
Paraların yanında bir de not varmış:
"Paran purada ama bir Karadenizli hemşerisine nasıl peyle bir şey yapar inanamayrum, inanamayrum..!"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31