Ah o 1960…

Coşku vardı sokaklarda.

Cumhuriyeti kutlamalar.

Kolay mıydı çatışmalardan ve sömürge ülkesinden kurtulmak.

Silah seslerinden, birbirine düşman gözüyle bakmaktan…

Cumhuriyetten önce kaostu yaşananlar.

Bir tarafta EOKA cephesi, diğer tarafta TMT…

Al birini, vur ötekisine…

Biri bir yaparken, diğeri iki yaptı.

Gırtlak gırtlağa geldiler.

Ve…

Cumhuriyet kuruldu, rahatladık…

Ama cumhuriyeti biz kurmadık.

O hesap edilmemişti.

Başkaları gideceğin yolu çizerse onun çizdiği yere gidebilirsin ancak.

Bunu bilemedik.

Onlar uçurumda biten bir yol inşa etmişlerdi.

Biz ise önümüze serilen asfalta bakarak…

“Aaa Amerikan asfaltı” demiştik.

Ve sevinmiştik.

Ah o 1960…

Ne de güzeldi.

Kolay mıydı hiç görmediğimiz bir yönetime kavuşmak…

Bilmediğimiz bir tatlıyı ilk defa tatmak.

Elbette güzelliklerle dolu olması gereken bir bahçede gülden çok diken olacağını bilemezdik.

Ve nitekim sömürgeci çıkarken, yani çıkmamak için, ne dümenlerle ağımızı örmüştü…

İlk takoz bir tarafın diğer tarafın yapacağı her eyleme atacağı her imzaya koyacağı veto hakkıydı.

Bunun uzun ömürlü gitmeyeceğini bildiler.

Kıs kıs güldüler.

Ve ellerini ovuşturup beklerken, durmadılar.

Silah taşıdılar.

İki halk dedikleri Kıbrıslının eline tutuşturdular.

Beklenen üç yıl sonra gerçekleşti.

Kuyular doldu.

Yeraltlarında mayınlar türedi.

Topraktan mermi fışkırdı.

Rumlar 1963’ten sonra ellerine aldıkları yönetimi bırakmak istemediler.

Koltuk onlara da tatlı gelmişti.

Ve sırf o koltukları elde tutma aşkına yabancı ülkelere taviz verildi.

Hani mirasyediler malları eşit paylaşmamak adına çoğunu avukatlara veriyorlar ya…

Veya kumarda daha çok kazanmak adına hırs yapılır da parayı kahveci kazanır, herkes kaybeder ya…

Bu da böyle oldu.

Ve

1974 kapımıza geldi çattı.

Şimdi o sömürgeci ülkelerin babalarından medet ve de barış bekliyoruz.

Olmadı…

Oysa yapılacak o kadar az işimiz var ki…

Bir taraf, “Tamam mührü paylaşmaya hazırım” diyecek…

Diğer taraf da, “Hakkımız neyse ona razıyız”.

Oyun yani sömürgecinin oyunu hala sürerken…

Kuzeydeki yapının yolunu açmaya çalışanlar takoz olduklarının farkında bile değiller.

Ah o 1960…

Coşku vardı sokaklarda.

Aradan yıllar geçti.

Kıymetini bilmedik.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5