Geçen yazımda 2015 bütçesinin 2014 bütçesine göre %8.5 artırıldığını ve bununda enflâsyonun altında ve yetersiz olduğunu yazmıştım. Bir düzeltme yapayım. 2014 bütçesinin ilk haline göre %8.5 artış yapıldı. 2014 bütçesinin gerçekleşen halini bu yıl sonunda öğreneceğiz. Büyük ihtimâlle de ilk halinden daha büyük olacaktır. Bunun anlamı ise 2015 bütçesinin %8.5’den daha az artırıldığıdır.

Mahalli gelirler %10.89 artırılırken, Fiyat İstikrar fonu gelirleri %15.25 ve diğer fon gelirleri de %9.31 artırıldı. Bu da fonlar yoluyla daha çok soyulacağımız anlamındadır. Personel giderleriyle birlikte cari transferlerin toplamı, 2015 yılı genel bütçesinin %75’i kadardır. Bu durum sürdürülebilir değildir. Çünkü yaşam kalitemizi ve üretimimizi artıracak yatırımlara çok cüzi bir miktarın ayrılması demektir. Mahalli bütçede ise personel giderleri ve cari transferler ise bütçenin %83.87’dir.  Nitekim Bakanlık bütçelerine ayrılan paylara baktığımız zaman, aslan payının personel giderlerine ayrıldığını görürüz. Örnek vermek gerekirse yatırımlar için Sağlık Bakanlığı Bütçesinde 13 milyon 770 bin ve Eğitim Bakanlığı bütçesinde de 20 milyon lira ayrıldı. Halbuki görev zararları için 161 milyon, fazla mesailere de 50 milyon kaynak ayrılmıştır. Tabiiki bu ayrılan miktarlar yeterse. Çünkü 2014 bütçesinde de fazla mesailer için 50 milyon ayrılırken, bugüne kadar ödenen fazla mesai miktarı 68 milyona ulaşmıştır. Yani hazine halâ daha bazıları tarafından fazla mesai adı altında hıyar gibi söğüşlenmektedir. Görev zararlarına hiç değinmeyelim. Bu zararın 78 milyonu Sosyal Güvenlik, 30 milyonu kamu teşebbüsleri(?) ve 53 milyonu da her neyse diğer teşekküller içinmiş. İç bütçenin açığı %21.5’dir. Yani mahalli giderler mahalli gelirlerden %21.5 daha fazladır. Burada dikkat çekilmesi gereken konu da, mahalli giderlerin içinde 4.5 milyar olan iç borç ödemeleri için taksit yoktur. Sadece 150 milyon faizler için ayrılan çok yetersiz bir kaynak vardır. O da 2013 bütçesinde faizler için değil, başka maksatlar için kullanılmış. İç borç ki bu borç kamunun ticari ve kamu bankaları yanında İhtiyat Sandığına olan borçtur. En iyimser tahminle bu borç için %10 faiz hesaplansa yılda sadece faizler için 450 milyon lira kaynak ayrılması gerekir. İç kaynaklı gelirlerle 2015 bütçesi arasında 1.4 milyar lira civarında bir açık vardır. Bu açık TC’nin 1 milyar 22 milyonluk yardımına rağmen kapatılamamakta ve 2015 bütçesi 386 milyon liralık iç kaynak denen ve yeni vergi ve zam demek olan açıkla denkleştirilmektedir.

                                     ***

Aslında bu bütçenin özetini Serdar Denktaş yaptı. “Bu bütçe ile bu yıl zor geçer” dedi. TC ile imzalanan Ekonomik Protokolun ellerini bağladığını da söyledi. Haklıdır da. Ancak gereğini yapması gerekenler de sözde hükümetçilik eden kendi partisi ile CTP’dir. TC’li muhataplarına aynen şarkıdaki gibi “Bu hesap tutmuyor hocam” demelilerdir. Adaya taşınan nüfusla ne eğitim ne de sağlık düzelir. Ne de yatırımlara kaynak ayrılabilir. Elbette üretimden koparılan Kıbrıs Türkü de yeniden üreten duruma getirilemez. Hayvancı, narenciyeci, sanayici ve bilumum KKTC’li üreticilerle müteahhitler çok zor durumdadırlar. Evimizdeki düzensizliğin de, karmaşanın da sebebi bunlara göz yuman gelmiş geçmiş TC Hükümetleri ve dayatmalarıdır. Sadece ekonomik değil, siyasi irademize yapılan müdahaleler bizi bu hallere düşürdü. Bedel ödeyecekse bu bedeli Kıbrıs Türkü ödememelidir. Artık kralın çıplak olduğunu görelim ve hep beraber kral çıplak diye bağıralım. Bunun için  muhalefeti  de hükümeti de hep birlik olalım ve “Bu hesap tutmuyor” diye Türkiyeli muhataplarımıza söyleyelim.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31