Ekranlar rengârenk… Olimpiyat Oyunları büyük keyif… Hele Amerikan erkek baketbol takımını izlemek bambaşka bir haz… Ama yarışmaların, müsabakaların hepsi muhteşem… 1500 metre kadınlar finalinde heyecanlanmadım dersem yalan olur… Türkiye hem altın hem gümüş kaptı… Aslında  beklentiler çok daha fazlaydı ama atletizmdeki bu başarı, bir ilk, önemli ve Türkiye için gurur verici…

Halter büyük hayal kırıklığı… Neyse; belki Bulgaristan’a yeniden komünist idare gelir; Naimler, Mutlular falan yine göç ederler Türkiye’ye de bu spor kürsüye taşınır “geyiğini” yapmadan geçmeyelim…

Pavlos Kontides ikinci oldu yelkende… Kim mi? Tarihte olimpiyat madalyası kazanan ilk Kıbrıslı!

Larnaka Havaalanı’nda, kral gibi karşılandı… Bir tek sürgünden dönerken Makarios bu coşkuyla karşılanmış…

Adını duymadığım bir çok ülkeden sporculara rastladım… Hatta “bağımsız” olarak olimpiyat bayrağı ile yarışan üç sporcu olduğunu öğrendim…

Ama, Pavlos Kontides, Chrystalleni Trikomiti, Kyriakos Ioannou, Apostolos Parellis, Constantinos Stathelakos, Markos Baghdatis, Anna Stylianou, Antonakis Andreou ve Georgios Achilleos isimleri beni çok sarstı…

Meliz Redif’le elbette gurur duydum ama duyduğum gurur kadar, içimdeki acısı da korkunçtu…

Öyle ya da böyle; şu şekilde ya da bu şekilde; “Kıbrıslı Türk” denilen insan cinsinin olimpiyatlarda olmayışı büyük acı…

Bazı arkadaşlarımız bunu siyasi propaganda malzemesi yapıyor ve “KKTC’ye uygulanan ambargolar” diye bağırıp çağırıyor…

KKTC’ye kimse ambargo uygulamıyor… Yaza yaza parmaklarımız nasırlaştı; söyleye söyleye dilimiz ağda ister hale geldi!

KKTC “yok” sayılıyor… Ve bu gidişle, mevcut uluslararası hukuk sistemiyle daha yıllarca “yok” sayılmaya devam edecek.

Hamasetten vazgeçip; çözüm üretmek kaçınılmazdır…

Şu anda “ölü” bir müzakere dönemindeyiz… Gönül arzu eder ki; ambargo – izolasyon diye ağlayanlar; aynı oranda çözümü de zorlasın… Çözümün şekli uluslararası hukuk tarafından belirlenmiştir…

Buna uymak zorundayız. Kaçamayız… Kaçtıkça, kendi kendimize ambargo ve izolasyonu uygulayan biz oluruz…

Kısacası, elimizi çabuk tutmazsak, Pavlos Kontides, Rio’da altın kazanacak; biz yine kendi kendimize beş on kişi yürüyüşçük yapacağız; “ambargolar kalksın” diye sloganlar atacağız… Çözüm

düşmanı üç beş güruhtan “aferin” bekleyeceğiz…

Çocuğun adı çözümdür… İki bölgeli, iki toplumlu, iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı bir federasyon…

Bastırırsak alırız; değilse lütfen susun. En azından hamaset yapmayın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31