Şu siyaset karışık iş vesselam. Gördüğümüz, daha doğrusu görebildiğimizle ‘gerçekler’ çok farklı.

Başımıza geçirilen çorapları sezmek bir yana, doğru bildiğimize bile “hayır” dediklerinde “yanıldım galiba” deyip çark etmemiz, bizim saflığımızdan değil, kötülerin insanüstü yetilerle donanmış olmasından.(Sanırım şeytan kutsuyor bunları)

Değme aktörlere/aktristlere taş çıkarıyor hepside. Bu bir yerde sistemin ayakta kalma prensibi: Oyunu sahneye koy, kenara çekil. Kenara çekilirler mi? Evet, işleri yoluna koyunca çekilirler.

Çekildiler de nitekim…

Mesela, Müslüm Gündüz-Ali Kalkancı-Fadime Şahin olayında olduğu gibi…

Bilenler bilir, bilmeyenlere hatırlatalım; Refahyol hükümetinin sonunu hazırlayan 28 Şubat süreci bu üçlünün sonradan kumpas olduğunu öğrendiğimiz hikayesiyle başlamıştı.

Güzeller güzeli tesettürlü bir genç kız, dedesi yaşındaki Müslüm Gündüz’le basılıyor, gazetelere, televizyonlara şahane bir malzeme sunuyordu.

Günlerce gözyaşı döktü ekranlarda bu kız. Gözyaşı döktükçe güzelleşti…

Eşarpları konuşulmaya başlandı güzel kızın. Sonrasında da makyajı…

Bir göz makyajı ancak bu kadar güzel yapılabilirdi ki, hala aklımdadır.

Hikayenin birde gizli kahramanı vardı: Ali Kalkancı…

Kalkancı aslında başrol olduğu bu filme sonradan dahil oluyordu.

Çünkü, basılmayla başlayan filmi geri sardığımızda, Gündüz’ün sadece ‘hülleci’ olduğu anlıyorduk. Ali Kalkancı’ya olan aşkı yüzünden bir geçiş noktası olarak kullanıyordu Fadimecik, Müslüm dedeyi.

Bitmedi… Sonraları Burberry eşarplı bir kadın girdi bu filme: Emire Kalkancı. Bu da Fadime’nin biricik aşkı Ali Kalkancı’nın eşiydi.

***

Kafanız karıştı biliyorum ama sorun değil, zaten bizim bildiklerimizde doğru değilmiş.

Fadime iğfal edilmiş mağdur kız değil, Müslüm Gündüz hoca değil, Ali Kalkancı ise karısının Burberry eşarplarına rağmen zengin değilmiş!

Refahyol iktidarının yıpratılması adına yazılan ve oynanan bir senaryoymuş hepsi. (Yalanı kendi boyunlarına, hatta bu senaryoyu sahneye koyanın travestiler kraliçesi olarak bilinen Seyhan Soylu olduğunu söyledi bazıları.)

28 Şubat sürecinde, Aczimendi Tarikatı'nın ağına düşüp, iğfal edilmiş mağdur kız olarak tanınan Fadime Şahin'in aslında pavyonda çalışan bir telekız (hala inanamıyorum), Şahin'in "Bana tecavüz etti" dediği sahte Şeyh Ali Kalkancı'nın da işsiz güçsüz bir alkolik olduğu Yeni Şafak'ın yayınladığı Ergenekon davasına gizli tanık olan kişinin ifadelerinde yer aldı.

Tüm ülke, önce Ali Kalkancı sonra da Müslüm Gündüz tarafından, inançları doğrultusunda istismar edilerek kandırılıp iğfal edilen, hıçkırıkları yürek parçalayan bu genç kızı konuşmuştuk. Fadime Şahin ağlar, medyanın körüklediği halk, iktidardakilerle eş tuttuğu Ali Kalkancı ve Müslüm Gündüz'e lanetler yağdırırken,  darbeye giden süreçte plan hızla işliyormuş meğer.

Tabi bunun senaryo olduğunu ben yıllar sonra öğrendim. Gerçi öğrendiğimin ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum ama buna da inandım.

Sonuç mu? Her görünen gerçek değildir, her gerçek ise göründüğü kadarıyla sınırlı değildir…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31