Çıkan sonuç halen tartışılıyor ama KKTC’nin resmi kaynaklar tarafından açıklanan nüfusu 294 bin 906.


Aslında üç aşağı beş yukarı neyse ne!

Burada önemli olan nüfusun ne kadar çok olduğundan daha ziyade bu kadar insanın hangi şartlarda ve zeminde yaşadığıdır.

İyisiyle çirkiniyle aynı topraklar üstünde yaşıyoruz, aynı havayı soluyoruz, aynı dertlerden muzdarip oluyoruz.

Gönül isterdi ki çok daha iyi bir refah seviyesinde olalım, insanlar arasındaki uçurumlar da bu kadar büyük olmasın.

Cumhurbaşkanlığı özel temsilcisi Kudret Özersay, geçenlerde öyle bir açıklama yaptı ki,  bu adada yaşayan 100 kişi dışında herkesi üzdü.

İnanılmaz sayıda tepki mesajı geliyor kendisine!

Ne için;

Küçük Turan için başlatılan kampanyalara bir yenisini ekleyen Kudret Özersay bunun adını “100 iyi insan” koyduğu için.

Belki kötü niyeti yok ama, biner TL veren bağışçıların daha az miktarda bağış yaparlardan soyutlandığı için.

Vatandaşlar haksız da değil…

Örneğin bir okurumuz diyor ki, ‘ben Turan için 4 kere boş mesaj yazdım ve 20 TL bağış yaptım, şimdi kötü insan mı oldum?”

Başka bir okur, Koop Bank’a 100 TL yatırmış, ama Özersay'ın açıklamalarından sonra bin pişman olmuş!

Bunun gibi onlarca mail ve mesaj birikti bilgisayarımda.

Başta da belirttik, sayın Özersay’ın bir art niyeti olmayabilir ama, insanların hassasiyetleri dikkate alınmadan söylenen her söz, kırıcı olabiliyor.

En azından önemli bir makamda oturan Özersay’ın böyle bir hata yapma lüksü yok.

Hem de Cumhuriyet Meclisi konusunda söyledikleri daha unutulmamışken.

Meclisin kendisin iradesini temsil etmediğini söyleyen özel temsilci sonra yaptığı açıklamada kıvırıp, yanlış anlaşıldığını söylese de bunu kimseye inandıramadı.

Bir de görev geldiği ilk günlerde Eroğlu ve Hristofyas ile birlikte objektiflere verdiği eli cepte pozlar var.

Belli ki birileri uyardı ve artık elini cebine bile sokmuyor ama, hatalar zincirinin başka kulvarlarda devam etmesi manidardır.

Pot kırmaya devam ederse, kendisinden daha çok çalıştığı kuruma zarar vermesinden korkuyoruz.

294 bin 806 insanın gözü üzerindedir!

 


Okur şikayeti:

FN 968 plakalı aracın magandaları!

“Sevgili Levent Abi;

Geçen akşam 03/01/2012 saat 18 de işten çıkıp arabamı park ettiğim yerden aldığımda ara sokağa dönmek için sinyal verdim bu arada karşıdan gelen arabaya selektör yapıp yol istedim ve o da hızını yavaşlattı tam ben dönerken ani bir manevra ile önüme kırdı ve ben çarpışma olmaması için hızımı arttırıp ara sokağa girdim bu arada da başımı sallayıp biraz sitem ettim ama herhangi bir hakaret içeren kelimeyi aklıma bile getirmedim. 

Bana yol vermeyen araba geri manevra ile benim arkamdan geldi. Trafiğin Dereboyunda sıkışmasını da fırsat bilen arabadaki iki kişi fırlayıp gelip benim arabanın yan camına vurup kapıyı açtılar ve küfürler etmeye başladılar.

Ben olay çıkmasın düşüncesi ve saldıranlarında sağı solu belli olmaz düşüncesiyle kapıyı kapatıp yoluma gittim.

Az ilerideki Fetin Korman Markete girmek için durduğumda yanımdan geçen aynı araçta arkada oturan adam camı açıp ana-avrat küfretti ben de ha de be işine dedim arabayı park edip beni aramaya başladılar. 

Bende marketten polisi aradım tam 4 dakika çaldıktan sonra polise ulaştım FN968 plakalı arabanın sürücüsünden şikayetçi olduğumu söyledim. 

Karakola çağırdılar bu arada şahıslar arabama tekme atıp tükürerek uzaklaştılar.Karakola gidip şikayetçi oldum kapıda 5 dakika görevli polisin beni yönlendirmesini bekledikten sonra asayiş şubeye gittim.

Plaka numarasından arabanın sahibini bulup evini aradılar şahıs arabayı 5 ay önce galeriye sattığını ve yeni sahibini tanımadığını söyleyince görevli polis biz seni ararız deyip beni gönderdi. 

Demek ki bu ülke de trafikte birisi sizi öldürse bulmak imkansız olacak.

Şimdi gel de bu ülkede yaşamak güvenli sözüne inan sevgilerimle.”
(K.D)

 

Okur şikayeti

Tuvalet görevlileri memur gibi çalışıyor!


“Levent bey,

Limanın ucuna hiç gidebildiniz mi? 

2 mikser beton ile dalgadan zarar gören tretuvar taşları ile düzenlenebilir. Liman direklerinin ışığı bir yanar bir söner. Karanlık olunca ürkütücü olur, giremeyiz. 

Belediyenin sorumlu olduğu tuvalet görevlisi de Memur gibi çalışır. Akşam olunca değişik saatlerde kapıyı kilitler gider. Tuvalete sıkışan turistler karanlıkta limanın duvarına veya bozuk olan en uca gidip rahatlarlar. 

Bir de limana gelenler bu tuvaletin ve oradaki tesislerin atıkları ve pis kokuları ile dolaşır. 

Belediyede parktaki ağaçları bile sulamadığı için çoğu bakımsızlıktan kurudu. Kısaca çok çirkin bir durum var orada…”
(Hasip-GİRNE)



MESAJ KUTUSU

Sayın Şerife ÜNVERDİ, İhtiyat Sandığı’ndan borçlanacak olanlar kuruma gittiklerinde faizlerin belirlenmemesi nedeniyle elleri boş geri dönüyorlarmış. İhtiyaçlı çok sayıda kişi bu konuda elinizi çabuk tutmanızı bekliyor.

Sayın Mustafa AKÇABA, Sağlık Bakanlığı’nın müsteşar koltuğunda oturan birisi kapalı alanda sigara içerse vatandaş ne yapar acaba? Geçen hafta bir meyhanede kapalı alanda sigara içerken görüldünüz, cezayı kime kestirelim acaba?

Sayın Erkut YILMABAŞAR, önceki gece yapılan partinizin ilçe kongresine 200'ün üzerinde kişi katılmış. Kurultaya giderken partinizin yapacağı açılımın ilk adımını da İskele'de atmışsınız. Yönetim kurulunuzun %60'ının da TC kökenli olduğu gözlerden kaçmamış.

Sayın Halil İbrahim AKÇA, TC kökenli yurttaşların Yakın Doğu Hastanesi’nden yararlandırma projeniz nihayet gerçek oldu. Şimdi eğitim konusuna el atıp okullardaki yığılmanın önüne geçebilirseniz sendikaların elindeki malzemeyi almış olacaksınız.

Sayın Mahmut KUŞ, önceki gece yapılan TDP ilçe kongresinde yönetime girmemeniz dikkat çekmiş. Aldığımız bilgilere göre partinizin yapacağı açılım çerçevesinde gözünüzü daha yukarılara dikmişsiniz ve parti meclisine girmeye hazırlanıyormuşsunuz.

Sayın Erman ÇİTİM, Girne’de 3 artı 1 daire 35 bin sterline, hem de taksitle gerçek olursa yakında yerli müteahhit firmaları çılgına döner. Umarız Kıbrıs Türkünü hayal kırıklığına uğratmazsınız.

Sayın Hüseyin ANGOLEMLİ, partinizin İskele ilçe kongresinde söylediğiniz "Karadeniz insanının mertliği, Anadolu insanının cefakarlığı ile Akdeniz insanının uzlaşıcılığını birleştireceğinizi" söylemeniz salonda adeta alkış tufanı koparmış. Bölge halkı partinizden patlama bekliyor. Sakın bu fırsatı kaçırmayın.

Sayın Mehmet KORTAY, Lefkoşa’daki bir lisemizde öğrencilerden birinde kokain bulunduğunu ancak bunun basından gizlenmesi için büyük gayret sarf edildiğini duyduk. Bu konuları gizlemek yerine üstüne gitmek daha doğru olmaz mı?

Sayın Mehmet ÇAKICI, İskele'de partinizin kongresinde adeta keyfinize diyecek yokmuş. Kongreden sonra Mahmut Kuş ile birlikte tavşan kanı çayları içerken bol bol kahkahalar atmışsınız. Dinleyince bu kadar çok güldüğünüz hangi Karadeniz fıkrasıydı acaba?

Sayın Ünal ÜSTEL, bakanlıktan bir memurunuz aradı ve rica etti. Kullandığınız parfüm çok ağırmış ve daha hafif bir parfüm seçmenizi önerdi. Yaş ilerledikçe parfüm seçimine dikkat etmek gerek değil mi?

Sayın Ahmet KAŞİF, vatandaş hastanelerde ilaç bulamamaktan şikayet ederken, ilaçlara Ford ve Mercedes benzetmesi yapmanız çok şık kaçmadı. Vatandaş doğal olarak doktor reçeteye hangi ilacı yazdıysa onu ister.

Sayın Sezai SEZEN, hem 13’ncü maaşları ödemeyeceksiniz hem de bunun üstüne çalışanları işten atmakla tehdit edeceksiniz. Siz eskiden böyle değildiniz, ekonomik sıkıntılar bu kadar mı değiştir mi sizi?

Sayın Kudret ÖZERSAY, kusura bakmayın ama son zamanlarda pot kırma rekorunu eminize geçirdiniz ve kendi rekorunuzu egale ediyorsunuz. Biraz susup köşeye çekilmezseniz başınıza hoş olmayan işler açabilirsiniz.

Sayın Sunat ATUN, siz istediğiniz kadar bakanlık görevini çok önemsemeseniz de bölge halkı size o makamı layık görmüş ve söylentilere bile büyük tepki koyuyor. Hele bir tanesi var ki yaptığı yorumu burada yazmama imkan yok. Onların güvenine layık olmaya bakın.

Sayın Taner DERVİŞ, dün gönderdiğiniz maildeki internet sitesine girdim ama bir şey anlamadım. Ayrıca birisi şaka mı yaptı diye de içimden geçmedi değil. Bir daha kontrol edin lütfen.

Sayın Alihan PEHLİVAN, gördüğün gibi Bulut İnşaat üç çocuklu ailelere sattığı dairelerde yüzde 30’a kadar indirim yapıyormuş. Gel hanımı razı et de şu işi de bitiriverin. Bu fırsatı kaçırmamak lazım değil mi?

Sayın Turgay KONTİ, önceki gün senin evinden geçenler kapıdaki arabaları saymakta zorlanmışlar. Partinin çok özel toplantılarının hep sizin evde olduğu iddia ediliyor. Bir gün basacağım haberiniz olsun.

Sayın Mine GÜRSES, yeni yılla birlikte imaj değişikliğiniz artık çalışma arkadaşlarınız tarafından da tescil edilmeye başladı. Ruhunuz mu gençleşti yoksa genç görünmek için özel bir çaba mı sarf ediyorsunuz?  Kıskananlar çatlasın değil mi?

Sayın Ziya EMİR, zayıflamak için sadece haplarla idare edeyim derseniz çok yanılırsınız. Sizin acil bir şekilde sıkı diyet programınıza ihtiyacınız var. Daha bu yaşta bu kadar kilo bizim yaşımıza geldiğinizde büyük sorunlar çıkarabilir.

 

Günün Fıkrası : Temel’in köpeği

Temel bir kurt köpeği almış ve mükemmel eğitmiş. Adı da Coni'ymiş. 

Coni, Temel'in her söylediğini anlayabiliyormuş. Hatta telefona bile bakabiliyormuş. 

Temel bir gün evi aramış. Coni açmış telefonu... 

- "Ula Coni sen musun?" 

- "HAV" 

- "Fadime evde mu?" 

- "HAV" 

- "Başka kimse var midur?" 

- "HAV" 

- "Ula kaç kişi vardur?" 

- "HAV HAV"

– "Ne yapiyiler" 

- "EHE EHE EHE" 

- "Ula ne zamandan beri yapiyiler" 

- "AUUUUUUUUUUUUUU"

(Necati Halil)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31