Bu ülke öyle garip bir ülke ki üç günlük öğrenciyi vatandaş yapıyorlar.

Buradaki adresini bir otel olarak gösteren de vatandaş olabiliyor.

Ya da kelli felli birisinin ev temizliğini yapıyorsanız, bahçesini temizliyorsanız, biraz da kendinizi göstermişseniz ve aileye güven vermişseniz yasal süreniz dolmadan bile vatandaş olabilirsiniz.

Oysa, bu ülkede yaşayıp da artık burada kökleşmiş, çocuk yapmış, hatta evlendiği halde vatandaş olamayan binlercesi var…

Vatandaşlık dendi mi haklı olarak Kıbrıslı Türkler refleksi bir tepki ortaya koyarlar…

Kıbrıs Türkünün iradesinin eritilmek istendiğini savunurlar.

Vatandaş yapılacak kişilerin kimler olduğunu bilmedikleri için, haklıdırlar…

Belli ki yine önümüzdeki günlerde ortalık toz duman olacak.

Önce Cemil Çiçek’in, sonra da Beşir Atalay’ın KKTC temaslarından sonra, perde gerisinde yine bir takım kararlar üretildi.

Ülkede 6 bin kadar kişinin KKTC yasalarına göre vatandaşlık hakkı kazandığı herkes tarafından bilinir.

Haklıdırlar ya da kimine göre vatandaşlık değil vatandaşlığa müracaat hakkı olarak yorumlanabilir bu.

Ama şundan kesin emin olunuz ki birkaç haftaya kadar bunlardan üç bin kadarı vatandaşlık hakkı kazanacak.

KKTC hükümeti de bunu istese de istemese de kabul edecek!

Ama işin bir başka yönü de var bu sefer;

Bize gelen bilgilere göre, yeni vatandaş olacaklar, deyim yerindeyse jet hızıyla vatandaş olacaklar.

Kendilerinden de aylar hatta bazen yıllar süren güvenlik soruşturması da istenmeyecek!

Evet yanlış duymadınız…

Güvelik soruşturmasına bakılmadan çok yakında 3 bin vatandaşımız olacak…

Birileri Kıbrıs Türkünün sabrını iyice zorluyor ve olabilecek kaos ortamından ne medet umuyor, bunu biz de anlamış değiliz…

 

Veli şikayeti:

“Polatpaşa İlkokulu’nda ayırımcılık iddiası!”

 “Merhaba Levent Bey,

Sizin halkın sorunlarına duyarlı olduğunuzu bildiğimiz için Gazimağusa Polatpaşa İlkokulu’nda yaşanan çocuklarımız üzerinde oynanan bir takım olayların aydınlatılması ve gündeme taşınması için size yazmayı uygun gördük...

İlkokul müdürü Erbil Taşer'in öncülüğünde ilkokul birinci sınıflarda 3 sınıf oluşturuldu. Okul müdürü, öğretmeni Ayten Dağlı olan bir sınıfa doktor, öğretmen, bir bakan ve zengin ve üst düzey aile çocuklarını doldurdu ve diğer çocukları da şu anda öğretmeni olmayan bir sınıfa doldurdu. Tabii aralara az biraz diğer çocuklardan serpiştirdi ki tepki almasın.

Çocuklar halen öğretmen beklemektedirler.

Ayrıca müdür Erbil Taşer elinde bir liste ile yerleştirdiği öğrencilerin isimlerinin yanlarında ORTA, İYİ şeklinde notlar almış, fakat bu  notlardan geçen sene söz konusu öğrencilerin öğretmenliğini yapan ve kendisine başarısından dolayı çok şeyler çektirilen Gülay Pehlivanoğulları’nın bilgisine dahi başvurulmamıştır.

Geçen sene Gülay Pehlivanoğulları'nın yetiştirdiği bu öğrencileri neye göre sınıflandırmışlardır?

Erbil Taşer'in eşi de aynı okulda ana sınıf öğretmenidir ve ana sınıf öğrencilerinden varlıklı ve üst düzey aile çocuklarını Erbil Taşer'in eşi alır.

Geleceğimizin teminatı gençlerimizin yetişmesi için uğraşması gerekenler, yavrularımızın geleceği için değil de kendi gelecekleri ve çevrelerini geliştirerek şahsi menfaat sağlama çabaları okullarımıza gölge düşürmektedir.

Yaşanan sorunun kamuoyuna yansıması için gereğini yapacağınızdan kuşkumuz yoktur.

Saygılarımla…”

(Bir veli)

Gelen veli şikayetinden sonra Polatpaşa İlkokulu Müdürü Erbil Taşer’i aradık ve görüş istedik.

30 yıllık eğitimci ve 15 yıllık da yönetici olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Erbil Taşer, sınıflarda rekabet yaratmak için ailelerin durumlarına göre sınıflandırma yaptıklarını söyledi ve bunun da kurayla ilkokul birinci sınıf öğretmenlerine dağıtıldığını söyledi.

Öğrenciler arasında ayrıcalık yapmalarının mümkün olmadığını da sözlerine ekleyen Taşer, Bakan Atun’un da büyük kızının 4’ncü sınıfta olduğunu ve öğretmeninin hala olmadığını ifade etti. Bakan Atun’un çocuğunun olduğu sınıflara bazı velilerden kendi çocuklarını da aldırmak istediklerini söyleyen Erbil Taşer, bunu asla izin vermediklerini, yöntemlerinin de gayet adil olduğunu söyledi.


 gunun-foto_raf_.20110921211210.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Ersan SANER, CAS çalışanları yine diken üstündeler. Bu kez de ayda bir hafta ödeneksiz izne çıkarılacakları şeklinde çalışma yapıldığını duymuşlar. Şu işi artık bir netleştirseniz diyoruz. Gelecek korkusu olan bir çalışandan işletmeye yarar gelir mi?

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, bazı sendika başkanları okula gitmeden maaş çeken bazı öğretmenlerin listesini vermişler ama sizden ses seda çıkmamış. Biri yer biri bakar kıyamet bundan kopar sözünü bilirsiniz değil mi?

Sayın Ersin TATAR, öğretmenler hazırlık ödeneğinin yarısının dahi ödenmediğinden şikayette bulunuyorlar. Bu konuda bir açıklama yaparsanız iyi edersiniz.

Sayın Mustafa GÖKMEN, hadi yine iyisiniz…Petrol dolum tesisleri konusunda karar verilmiş ve kaplıca sahilleri seçilmiş. Sizin toprakların değeri şimdi iki katına çıkacak. Hayalinizdeki restoranın temellerini şimdi atabilirsiniz.

Sayın Kemal DÜRÜST, 15 yaş üstü öğrencilerin taşıma paraları konusunda bakanlık sessiz kalınca iki gündür şirketler ve veliler arasında çeşitli tartışmalar yaşanmaya başladı. Şu işe artık bir son noktayı koysanız diyoruz.

Sayın Mehmet POLATCAN, Derince’deki öğrenci taşıma araçlarının sizin değil bir yakınınızın üstüne olduğunu öğrendik. Dün yapılan muayeneden geçtiği için de aracın sahibini kutlarız. Biz sadece amme hizmeti yaptık…

Sayın Ahmet İzzi TÜRKEL, yönetim kurulu başkanlığı tüzüğe ters düştüğü için olmayınca yönetim kurulu üyeliği olmuş. Olsun sıkmayın canınızı o da önemli bir görev. Hayırlı olsun…

Sayın Ayhan ARIKLI, gazetelere verdiğiniz ilanlar sadece sizin değil gazete işletmelerin de başını belaya sokacağa benziyor. Zira Bakan Çavuşoğlu, sadece sizi değil gazeteleri de mahkemeye vermek zorunda kalacakmış. Ayıklayın bakalım şimdi pirincin taşlarını…

Sayın Ayşe DÖNMEZER, uluslar arası bir turizm internet şirketinin KKTC’yi listeden çıkaracağına tepki koyacağınıza öncelikle bakın bakalım bizim kendi bakanlığımızın sitesi açık mı? İğneyi kendimize, çuvaldızı da başkasına batıralım artık…

Sayın Turgay KONTİ, bu sıralar Cumhurbaşkanlığı ile aranıza kara kediler girdi diyorlar. Derviş bey sizi bakanlar kurulunda bile şikayet ettiyse, yılların dostluğu ve arkadaşlığı bitiyor mu acaba?

Sayın Ömer KÖSEOĞLU, bu kadar yoğunluk arasında şimdi de BRTK yönetim kurulu üyeliği çıktı. Herkes sizi sanırız biyonik adam sanıyor. Allah kolaylık ve sabırlar versin…

Sayın Yaşar ERSOY, “Giderayak” oyununu siz gelin bir kez daha sahneleyin ve bu kez seyircileri de sadece siyasilerden seçin. Hatta oyunculardan rica edin oyunu Meclis genel kurul salonunda sergilesinler.

Sayın Taner DERVİŞ, bu sıralar mesainizin tümünü Lordos davası üzerine yoğunlaştırmışsınız. Konuya duyarlılığınız iyi güzel de peki devletin bu konulara bakış açısı nasıl? Yoksa onları ilgilendiren bir konu değil mi?

Sayın Engin ARI, çorba arkadaşlarınızdan yine şikayetler gemleye başladı.  Bu kadar ihmalkarlığın sonu nereye kadar gider bilirsiniz?

Sayın Emir ERSOY, muhterem kayınpederinizin vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet size ve yaslı aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler versin…

Sayın Ramiz ŞADİ, Pazar günkü nişan hazırlıkları için yoğun bin telaş içinde olduğunuz gözlemleniyor. Nişan ve sonra da nikah massından sonra erkeklere kelepçe takarlar biliyorsunuz değil mi? Mutluluklar dileriz…

Sayın Dengiz KÜRŞAD, yakın dostlarınız son günlerde saçlarınızın sıklaştığını ve bunun bir saç ekme operasyonundan dolayı olduğunu söylüyorlar. Demek ki kel erkeklerin ne gibi özellikleri olduğunu siz hala öğrenememişsiniz. Altın tarak hediyeniz benden…

Sayın Nediye ERDOĞAN, Radyo Vatan’da 200’ncü programa hazırlanmanın heyecanı içindeymişsiniz. Radyo müdürünüz bunu için dev bir pasta hazırlıyormuş. Başarılarınızın devamını dileriz.

Sayın Alper DOĞANALP, muhterem eşinizin vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhumeye Tanrı’dan rahmet size ve yaslı aileye sabır ve başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağılıklı uzun ömürler versin.

Sayın Günay ÇERKEZ, Türkiye Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay Ankara’dan istekleriniz olan listeyi görünce sıcak terler dökmüş. Heyette bulunan bir yetkili soruyor, Kıbrıslı İşadamları da elini taşın altına koymaya hazırlar mı diye…

Sayın Şermin TEKİNALP, beklenen dekanlık sonunda geldi ve bundan en çok öğrencileriniz memnun oldular. Akademik hayatınızdaki başarılarınızın devamını dileriz.    

Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, Enformasyon Dairesi uzun süredir başsız kaldı. Yeni müdürün ne zaman atanacağı merak ediliyor. Biraz elinizi çabuk tutsanız hiç fena olmayacak zira her geçen gün  aday sayısı artıyor.

 

Günün Fıkrası : Petrol Şeyhi

Çok zengin bir petrol şeyhi oteldeki odasına girer girmez hemen telefona sarılır ve arkadaşının verdiği bir kadının telefonunu çevirerek:
- "Bak güzelim ben buraya bir iş anlaşması imzalamaya geldim, telefonunu araba motoru üreticisi bir arkadaşımdan aldım; 2 saat sonra başka bir şehre gidiyorum. Benimle 1 saat geçirirsen sana bin dolar, bir araba ve de bir pırlanta yüzük vereceğim" der.
Karşıdaki ses sevinçle:
- "Beyefendi ben otelin sekreteriyim. Dışarıyı aramak için 9 tuşuna basacaktınız.. Ama merak etmeyin, sakin olun ben şimdi istifa ediyorum ve hemen yanınıza geliyorum.."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31