Yargının bu kararı vereceği görünen bir köydü. Kılavuza gerek yoktu… Bu köşeden, en az 10 kere, “neden inatla ikinci tur yapılmıyor?” sorusunu sormuştum… Bu sorunun yanıtını halâ merak ediyorum aslında!
   Sayın İrsen Küçük, neden 28 Ekim’de ikinci tura gitmedi?
   Neden yargı kararı öncesi “hodri meydan!” çekmedi?
   Neden alt mahkeme kararı sonrası “buyurun gidelim!” demedi?
   İstinafın reddedileceğinden, Sayın Küçük’ün değerli avukatlarının da emin olduğuna inanıyorum…
   Bilmem; bilemem birileri; “yek ve dü”de iki siyah taş varken, beyaz taşlarla oynayan İrsen Küçük’ün daha dışarıda taşları da dururken, “devam et sayın başbakan” demiştir belki de!
   Ermeni’nin tavla hikayesini anlatmıştım daha önce! Hani aynı durumdaymış taşları İrsen Bey gibi… Hâlâ oynuyormuş! “Yahu, n’apıyorsun, kabul et, ikinci ele geç” demişler; “ya deprem olursa!” demiş… 
   Bence İrsen Bey deprem bekliyordu…
   Açıkçası, itiraf edeyim; aynı deprem beklentisi bende de yok değildi…
   Birileri acaba bu tavlanın devrilmesine neden olur mu diye çok bekledim.
   Sonra tabii ki kafam komplo teorileri ile doldu!
   Hele, kendi televizyon programımda merhum Turgut Özal’ın ekonomi başdanışmanı Sayın Bülent Şemiler’i dinledikten sonra, komplo teorilerim çoğaldı…
   Şemiler, dev ANAP’ın nasıl küçüldüğünü anlatmıştı… Bir belediye başkanının (Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın) da nasıl büyüdüğünü anlatmıştı.
   UBP küçülür mü?
   Baktığımda öyle görünmüyor! UBP bölünse de küçülmez… 
   Ama, yeni bir parti doğar mı?
   İlla ki UBP’de yer alan vekiller veya bakanlarla değil… Ama tabanından büyük kopmalarla mesela!!!
   Ne dersiniz?
   Gidişat, UBP’ye oy eren “sessiz seçmeni” çok açık şekilde kızdırıyor.
   Çıkarcı, evladı işe koydurucu ve her an başka partiye kayabilen kesimden bahsetmiyorum.
   UBP’nin, taaaa TMT’den kalma, eski burjuva, eski sosyete, adına ne derseniz deyin; önemli bir tabanı var… 
   “Solid UBP” derim ben bu kesime.
   Bu kesim, yeni partiye kayamaz mı?
   Kesinlikle kayar! 
   Nasıl mı?
   Küçük – Kaşif kavgası uzarsa!
   Eğer Kaşif – Küçük veya bir başka şekliyle, Eroğlu – Küçük kavgası devam ederse; yeni isimler öne sürülerek; UBP’nin bu kavgadan bıkacak – bıktırılacak “solid” yani “sapasağlam” oy potansiyeli bu yeni isimlere oy verebilir.
   İşte bu nedenle; Küçük’ün ikinci turdan ısrarla ve inatla kaçışını anlamakta güçlük çekiyorum…
   Partinin bölünme, küçülme, dağılma riski yüksek.
   “Ben kaybedersem, varsın UBP de batsın” diyorsa, zaten şimdiden çekilmeli… İkinci tura bile girmemeli… 
   Ama, gerçekler söylediği gibiyse, yani önce partisi geliyorsa, bu uygulamayı açıklayabilecek mantıklı bir söz de bulup söylemeli.
   “Kaşif çekilsin” diyenler de var…
   Peki neden çekilsin?
   Delege öyle bir karar vermedi ve ne yalan söyleyeyim; Kaşif’in adaylık ve başkanlık ısrarı çok haklıdır. Açıklamaları çok mantıklıdır. “Delegenin vereceği karara saygılıyım” diyor… 28’inci madde de açık! Hakkını kullanıyor ve bu hakkı kullanabileceğini, kurultay akşamı hem İrsen Küçük hem de Hüseyin Özgürgün (Divan başkanı olarak) teyit ediyor! (İrsen Bey de istinaf hakkını kullanıyor olabilir ama aynı şey değil)… 
   Yargı, net ve son kararını vermiştir efendim.
   İkinci tur yapılacaktır.
   En erken zamanda yapılmalıdır.
   Bu bekleyiş; deprem olursa bekleyişi olmamalıdır.
   O deprem olmadı.
   Şimdi; ister misiniz; İrsen Küçük “30 Şubat 2013’te ikinci tur yapılacak” desin!
   Yani sığınacak başka yeri kalmadı bence…
   Bir tek 30 Şubat kaldı! Tek istinaf 30 Şubat!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31