İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, Türkiye’de önemli isimlerden biri.

Özellikle ihtilaflı alanlarda ekonomik hareketlerin motive edilemesi konusunda son derce hayati çalışamaları var.

Türkiye ile Yunanistan arasında gelişen ekonominin önemli mimarlarından biri, İzmir Ticaret Odası ve Başkanı Demirtaş.

KANAL SİM’de dün Günün Getirdikleri’nde sohbet ettik.

Verdiği rakamlar son derece çarpıcı.

Türkiye ile Yunanistan pazarının 90’lı yılların başından bu yana 200 milyon dolardan, 4 milyar dolara ulaştığını söylüyor.

Ve işinsanları olarak çok da hoş karşılanmadıkları piyasada nasıl yer aldıklarını, yer almak için ne kadar ısrarla çalıştıklarını.

Ve anlatıyor;

“Türkiye şu anda Yunanistan’ın İtalya’dan sonraki ikinci ekonomik partneri. Çok yakında birinci olacak”

Türk Dışişleri’nden arkadaşlar sıklıkla anlatır, Türkiye ile Yunanistan ilişkilerindeki gelişmeleri. Bir zamanlar Atina’da Türk olduğunu söylemenin ciddi bir güvenlik sorunu yarattığı zamanları anlatırlar.

İstanbul’u, zaptedilen Konstantinopolis olarak görüp İstanbul’a gitmeyi reddeden Yunanlılar, şimdilerde bu kilidi kırıp Türkiye’yi en önemli tatil alternatiflerinden biri olarak görüyor.

Çok değil daha birkaç yıl önce İstanbul sokaklarında duyamayacağınız kadar Yunanca duyuyor, buzikilerden şarkılar dinliyorsunuz.

Aynı şekilde Atina sokaklarında Türkçe konuşmaktan çekinen Türkler, şimdi Yunan adalarının müdavimlerinden.

Demirtaş, Kıbrıs için de önerilerde bulunuyor ve “bırakın siyasi sorunları siyasetçiler çözsün, siz ekonomiye odaklanın” diyor.

Demirtaş’ın Kıbrıs’ın ekonomikl potansiyeline ilişkin de verdiği rakamlar son derece çarpıcı.

“Kıbrıs Doğu Akdeniz’in ortasında gelişmekte olan doymamış pazarın merkezinde yer alıyor” diyor ve ekliyor;.

“Kıbrıs’ın 9 trilyon dolarlık bir ekonomik potansiyeli var! Bu Türkiye ve Yunanistan pazarından çok daha büyük bir potansiyel”

9 trilyon dolar, sadece Kıbrıs’ta, Yunanistan ve Türkiye pazarının kat ve kat üzerinde son derece iddialı bir rakam.

Demirtaş’a göre bu potansiyelin değerlendirilmesi halinde kişi başına düşen milli gelir de 30 bin dolarlara yükselecek!

Bunlar hayali rakamlar da olabilir.

Ama bırakın hayal etmeyi, bu rakamların sadece %1’ine ulaşın, Kıbrıslı Türkler için önemli bir zenginliktir.

Demirtaş ekonomik ilişkileri geliştirirkeN, Güney Kıbrıs ile da doğrudan ilişki geliştiriyor. Ve bunu ekonomik mantık temelinde açıklıyor.

Paranın dili, dini, ırkı yok ama sistemin dışına çıkarak potansiyeller belli ki daha kolay değerlendirilebiliyor.

Sanırım Kıbrıs’ta bizim de artık dışımızda gelişen bu ekonomik potansiyel paylaşımına dahil olmak için çalışmak, vizyonumuzu geliştirmek için hedef koymamız gerekiyor.

Sistemin dışına çıkmamız gerekiyor.

Kimbilir belki de sistemin dışına çıkamadığımz için hala çözemediğimiz Kıbrıs sorununu, sistemin dışına çıkarak geliştireceğimiz ekonomik vizyonla da çözebiliriz.

Siyasetçiler değil belki ama kimbilir belki bir gün işinsanları başarabilir bunu.


Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31