Çok ama çok sıcaktı dün... Gün boyu klimalı ya da vantilatörlü bir odada kalmaktan başka yapılacak bir şey olmadığına inananlardandım... Ama tek tatil gününü de kapalı geçirmek istemedim.

Serin bir yer bulup, azacık oradan buradan gazete okumak için bilgisayarı açtığımda, karşıma Egemen Bağış’ın The Guardian’a Schengen vizesi ile ilgili yazdığı yazı çıktı.

Bağış, anladığım kadarıyla, derhal Schengen vizesinin Türk vatandaşlarına uygulanmasından vazgeçilmesini talep ediyor.

Bence de bu bir haksızlık ve ciddi anlamda ayrımcılık.

AB’ye aday olmayan Rusya, Ukrayna, Moldovya ve Gürcistan şu anda vatandaşlarının vize gerektirmeksizin AB ülkelerine girişini müzakere ediyor ama Türkiye edemiyor.

Bağış da buna isyan ediyor.

Haksız mı?

Değil...

AB üyeliğine aday Türkiye’ye, “vizeyi kaldırırsak, mass imigrasyon başlar” yani yoğun göç akışı olur mantığıyla yaklaşan Avrupalılar, Bağış’ın savunduğu kaldırılması gerekir” tezinin karşısında duruyor.

Ancak göz ardı edilmemesi gereken çok önemli bir konu daha var...

Bağış’ın uzun mektubunda bu konuyu aradım; bulamadım.

Kıbrıs...

Evet Kıbrıs sorunu...

Kıbrıs sorunu nedeniyle, Türkiye’nin AB ile tam üyelik müzakerelerinin durduğu biliniyor.

Ancak aynı sorunun, Schengen vizesi konusunda da engel yarattığı gerçeğinden hiç bahsedilmiyor...

AB yolunda yürüyen, AB’nin tam üyesi olmak isteyen Türkiye’nin Kıbrıs sorunu konusunda daha “yaratıcı” olması bir zorunluluktur.

Bu konuda, iki tarafın da yani hem AB hem Türkiye tarafının, “kapsamlı bir çözüm paketi içerisine, hem AB üyelik müzakerelerini, hem Schengen vizesinin kaldırılmasını hem de Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını” koyarak hareket edebilmesi; her anlamda rahatlama yaratmaz mı?

Kıbrıs sorunu çözülmediği sürece; Türkiye’nin AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlamayacaı; başlasa bile ilerleyemeyeceği açıktır...

Türkiye AB ile ilişkilerini rayına koymadığı, Schengen vizesi gibi aptalca engellemeler var olduğu sürece de Kıbrıs sorununun ilerleyemeyeceği bir gerçektir.

İki ucu da kirli bir sopa da diyebilirsiniz veya çift taraflı çıkar olatak da adlandırabilirsiniz...

Ne diyecekseniz deyin; “pozitif” yani olumlu tavırları karşılıklı olarak atıp; her anlamda çözümle insanları mutlu edin...

Kötü bir şey mi bunları istemek?

Ve zor mu bunlara ulaşmak?

Bence ne kötüdür, ne de zordur... Yeter ki “istek” olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31