Daha geçenlerde yazdım. Daha önceleri de çok yazdım. Bugün yine yazıyorum. Eğitim sistemimiz diplomalı cahiller yetiştirdiği için, nitelikli insan kaynaklarımız günden güne azalmaktadır. KKTC denen bu kurumsal yapıda kamuda işe göre değil, adama göre işe alımlar yapıldığı için, kamuda çalışan üst düzey nitelikli eleman sayısı oldukça azdır. Hangi parti hükümete gelip de hükümetçilik yapmaya başlarsa, ilk el attığı konu, niteliklerine bakmaksızın üst düzey tüm bürokratları kendi partilileri ile değiştirmektir. Bu yüzden kamu iş göremez hantal bir yapıya dönmüştür. Ne hayvan hastalıkları ile ne ormanlardaki ağaç zararlıları ile ne meyve sebzenin ilâçlanması ile kimse ilgilenmediği için, hayvan hastalıkları nerdeyse tüm hayvan popülasyonunu saracak şekilde artmış, çam ağaçları çam kese böceğine teslim olmuş, ve halkımız  da pestisit kalıntılı meyve sebze yemeye mahkûm edilmiştir. Bu arada tarımsal ve hayvansal üretimle de anlayan olmadığı için, ilgilenen de olmadığından, büyükbaş hayvan popülasyonu ve sütü talepten fazla artmıştır. Fazla sütler alınmadığından bozulmakta ve sokağa dökülmektedir. Tarımsal üretim de plânlanıp gerekli şekilde teşvik edilmediği için, üretici bir önceki yılın ürün fiyatlarına bakarak üretim yaptığından, yine arz talep dengesi sağlanamamaktadır. Bu yüzden fiyatlardaki dengesizlik yüzünden hem üretici hem de tüketici mağdur olmaktadır. Şimdi Tarım, Turizm, Ekonomi, Çevre Bakanlarına sorsanız her şey yolunda gitmektedir. Bu yüzdendir ki Orman Dairesi Müdürü kuruyan çam ağaçlarının Mayıs ayında yeşereceği hayali içindedir. Eğer Raif Denktaş Koruluğunda kuruyan çam ağaçları Mayıs ayında yeşerirse ben Orman Dairesi Müdürünün kulu kölesi olacağım.

                                                ***

Bu arada bizi yönettiklerini ve de hükümetçilik ettiğini sananlar, bugünlerde çözüm olacağı için, yasalarımızı AB ile uyumlaştıracaklarmış. Bunu hangi kadrolar ile ve nasıl yapacakları meçhûldür. Üstelik çözüm olmadan, AB’den maddi yardım almadan, tek taraflı olarak yapılacak bu uyumlaştırmalarla, başta tüm üretici kesimlerle birlikte ticaret ve turizm sektörleri de zarar göreceklerdir. Yani çözüm olmadan siz Türkiye ve üçüncü ülkelerden gelecek öğrenci ve turistlere vize uygulaması mı başlatacaksınız? AB’den maddi kaynak almadan hasta hayvanları nasıl AB’ne uyumlu hale getireceksiniz? Hangi kaynakla tarımı da AB Yasalarına uyumlaştıracaksınız? O tarım ki, AB’de Ortak Tarım Politikası olmasına rağmen, her ülke, başta Fransa olmak üzere kendi yerel tarımını diğer AB ülkelerine karşı korumaktadır. Çözüm olmadan uyumlaştıracağınız AB Yasalarına karşı, yerel istihdamın %10’dan fazlasını sağlayan sanayi sektörünü nasıl koruyacaksınız? Diyelim ki işe göre değil, adama göre iş yaratıp işe aldığınız kadrolarla bunu başardınız. Sonra ne olacak? Bre aymazlar (dünyadan bihaberler) diyeyim. Koskoca İngiltere bile, AB’de kalabilmek için, AB’nin o meşhur normlarında İngiltere lehine değişiklik istedi ve AB’ne de kabul ettirdi. Buna rağmen AB’de kalıp kalmamayı Haziran’da halk oyuna sunacak. Sizdeki acele ne? AB için değil. Hiç çözüm olmasa bile halkınız için, KKTC’nin içini düzeltin. Kayıt dışı ekonomiyi, savurganlığı, yolsuzluğu, rüşveti ortadan kaldırın. KKTC’nin mali bağımsızlığını sağlayın. Ne zaman çözüm olur ve AB’nin muktesabatı Kuzeyde de geçerli olur, o zaman yasalarınızı da diğer ülkelerin yaptığı gibi AB ile uyumlaştırırsınız. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31