Ben öyle çok iyi bir televizyon izleyicisi, değilim… Gece vakitten sonra, çorçocuk uyuduğunda, elime kumandayı alır, ya belgesel kanalı izlerim, ya rastgelirsem bir klâsik filme takılırım ya da Mezzo’da keyfime uygun bir caz konseri bulursam, onu dinleyerek, koltukta uyuyakalırım. Onun da hepsini değil ha… Meşrebime uygun olanı… Bazan Alevi kanallarından birinde, Musa Eroğlu, Arif Sağ gibi bir ustaya tesadüf edersem, türkü de dinlediğim olur… Normal prime time’da, bir Hürrem’e takılırım… Hatuna bayıldığımdan değil, Kanunî’ye olan merakımdan… Rum İbrahim paşa’yı ne zaman boğruracak? Şahzade Mustafa’yı nasıl kurban edecek? Bunları da gösterecekler mi? O da melodrama çevriliyor ama bu seneyi kurtardılar.

Geçen akşam, gözüm televizyona takıldı. Bir dizi var. Dizide marazlı bir kız… Yarım saat baktım, meseleyi çözemedim. Anladığım kadarıyla, suratsız kıza, her nedense bir iki oğlan aşık… Kız bunlara yüz vermiyor! O başka bir oğlana aşık… O oğlan da bunu idare ediyor galiba ama, kendisi evli bir kadına aşık… Evli kadının kocası, sanırım bu kızın birşeyisine aşık ama o kadın da o adama değil, başka bir adama aşık… Bir aşk trafiği ki sormayın… Kırk kişilik bir kitle, birbirine girmiş… Her biri birilerine aşık ama hiçbiri kendine aşık olana aşık değil! Hiçbirinin aşık olduğu da kendini sevmiyor… Herkeste bir maraz! Herkes karasevdalı ama hepsi de karşılıksız… Normalde bunları toplu terapi seansına almak lâzım! Güzel bir deli filmi çıkar…

Adamın biri, akıl hastanesine girmiş. Bakmış ki hastalar kuyrukta, sırası gelen, gözünü bir anahtar deliğine uydurup, bir şey seyrediyor. Hemen kuyruğa girmiş. Sıra kendine gelince, gözünü deliğe uydurup, on dakika durumu tarassut etmiş… Hiçbir şey yok! Arkasındakine dönmüş, “Yahu” demiş, “on dakikadır bakıyorum, hiçbir şey göremedim.” Hasta, “Ohoooo…” demiş, “biz on senedir bakıyoruz da daha göremedik! Sen on dakikada mı görecektin?”

Bu hesap, ben de dedim ki “Ben bir şey anlamadım! Nedir bu?”

Seyredenler, yüzüme kötü baktılar… Kızın ya Çakıcı’ya veya Yağlı’ya gitmesi gerektiğini söyleyince, odadan kovuldum…

Şimdi size yalan gelecek ama birkaç gece önce ben, böyle bir aşk trafiğini bir Woody Allen filminde de görmüştüm! Yalnız, orada bu mesele bir komedi unsuru olarak anlatılıyordu; bu dizide drama …

Elin oğlunun bakıp güldüğü komik bir şeyi, biz izler, hüzne kapılırız… Tuhaf…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31