Geçtiğimiz hafta dev bütçeli yeni biz dizi başladı, Türkiye televizyonlarında. Kanuni Sultan Süleyman'ın dillere destan Hürrem Sultan aşkıyla birlikte Osmanlı'nın en şanlı ve en uzun süreli iktidar dönemini anlatan "Muhteşem Yüzyıl" adlı dizi, Türk televizyon tarihinin de bugüne kadarki en yüksek bütçeli çalışması.

Dizi için 3.5 milyon TL'lik bir hazırlık harcaması yapılmış. Oyuncu kadrosuyla da dikkat çeken dizinin sadece kostüm hazırlıkları 5 ay, dekor hazırlığı 4 buçuk ay sürmüş. Dizi oyuncularına ayrıca 3 ay boyunca ata binme ve keman dersleri de verilmiş, özel olarak. Dizinin tartışmak tarafı haremdeki kızlar 450 genç kız arasından seçilmiş.

Şimdi bu dev bütçeli dizinin milli değerlere saygısızlık ettiği gerekçesiyle, büyüyen bir öfkeyle yayından kaldırılması isteniyor. Kimileri bu tepkileri kurmaca olarak değerlendiriyor. Kimileri Türkiye demokrasisinin fotoğrafım çektiği görüşünde.

Ama Radyo Televizyon Üst Kurulu, bu saygısızlığı tespit ediyor ve kanaldan özür dilemesini talep ediyor.
Yani milli değer simgesi olan kudretli padişah Kanuni Sultan Süleyman'ın mahremiyetine girildiği ve aşk hayatına odaklanarak, O'nun haremden faydalanan biri gibi gösterilmesi, Türk milletinin milli duygularını incitiyor, RTÜK'e göre.

İlginçtir, Osmanlı dönemi üzerinden belgesel değil bir TV dizisinin, Türk milli ve manevi değerleriyle aile yapısına aykırı olduğu kararı veriliyor. Osmanlı dönemi yıkılıp bir cumhuriyet kurulmasının üzerinden nerdeyse bir asır geçmişken, Türk aile yapısı ve tarihi hala Osmanlı sultanlarının ihtişamıyla onurlandırılıyor.

Oysa Kanuni ve Hürrem aşkı, Topkapı Sarayı arşivlerinde de saklanan, o dönemin ateşli aşk
mektuplanyla da teslim ediliyor. Osmanlı geleneğinin ve iktidarının ana sembollerinden olan haremler de reddedilmiyor.

Ancak nedense tarih anlatılırken, üzerinden oluşturulan dogmalar, sadece kurmaca kahramanlıkları tek taraflı bir zafer diliyle anlatılmasını şart koşuyor. Özellikle Kanuni ile Hürrem arasında yazılmış mektuplara bakıldığında, aslında 16. Yüzyılda yaşamış olan bu iktidar erkinin, şeriat yönetimine rağmen, bugünle bile kıyaslanacak bir ileri görüşlülükte olduğunu düşündürüyor,ister istemez.

Kudretiyle dünya üzerinde egemenlik yarışında olan padişahın, hani etekleri öpülen, gözlerinin içine bakılamayan ve tek sözcüğü ile kelle koparan bu padişahın, sevgilisine karşı aşkım ne kadar da cesur ve açık dile getirdiğini anlıyoruz.

"N'ola baksam şem'i hüsnüne gönül pervaneveş
Dostum sen sem olacak asıkım pervanedir
Gülşen-i hüsnünde dil mürgün yine say delmeye
Zülfünün ağında Muhibbi hali anın divanedir."

Bir padişahın, mum gibi aşkından eriyip pervane olduğunu anlatan bu dizeler, Topkapı Sarayı arşivlerindeki Kanuni'nin Hürrem'e yazdığı aşk mektuplarından... Bu dizelerle aşkını ilan eden padişah, kuralları yıkarak, haremine malı olarak gelen cariyesini önce azat ediyor, sonra da nikahla evleniyor.

Beş asır önce bile, sanatın ve aşkın değerinin ne kadar teslim edildiğine de bir örnek teşkil ediyor, aynı zamanda bu satırlar. Zira Divan edebiyatının önemli dizeleri ve rekor üretimine sahip bir padişah olarak da anılıyor, Kanuni.

Osmanlı hanedanına giren ilk yabancı kadın olarak, siyasette belirleyici bir role de bürünen, Mozart ve Beethoven'a da ilham veren Avusturyalı besteci Joseph Haydn'm 16. Senfonisini adadığı Hürrem Sultan da, yıllar yılı tarihte, kudretli padişahı baştan çıkarıp entrikalanyla kendine tutsak eden kadın olarak anılıyor.

Ve kadının şeytanlaştırıldığı bir başka tarih hikayesi daha yazılıyor. Osmanlı ile kaldırılan şeriat belli ki, hala Türk milli değerleri için hukuk içinde aranıyor.

Ve ne yazıktır ki, hala Türklük Osmanlı'nın kudretinden besleniyor!

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31