Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Lordos ve 12 kişinin 1990 yılında yaptığı ortak başvuruyla ile ilgili 2010 yılında verdiği kararın tazminat bölümü de evvelki gün açıklandı.

AİHM’nin bu kararında, 13 kişiye 100 bin ila 8 milyon orasında değişen maddi tazminatlar ve toplam mahkeme masraf olarak da 15 bin Euro ödenmesini kararlaştırıldı.

Benim AİHM’ye hiçbir güvenim ve saygım yok, çünkü taraflı.

Rum ve Yunanlı hakimler karar veren hakimler kurulunun içinde yer alıyor.

Özellikle de Orams davasında, kararı veren Yunanlı hakimin, karardan çok önce Kıbrıs Rum tarafınca liyakat madalyası ile ödüllendirilip, Güney Kıbrıs’ta ailesi ile birlikte tatiller yapması, AİHM’ye olan güveninim sıfırlanmasına neden olmuştu.

1963-1974 yılları arasında uğradığımız soykırımı göz ardı eden, Maraş’taki mülklerin Osmanlı Vakıf malları olduğu iddialarımızı dikkate almayan bir AİHM’nin saygınlığı tartışılır.

Anne baba evinden ayrılıp, kendime ait bir evde oturmaya başladığımdan beri önce Mağusa Türk Belediyesine, 1974 Barış Harekatından sonra da Gazimağusa Türk Belediyesine, evimle ilgili Belediye Vergilerimi kuruşu kuruşuna ödedim.

Yaşam süreci içinde satın almayı başardığım taşınmaz mallarım ile ilgili emlak vergilerimi de KKTC Vergi dairesine hiç aksatmadan ödedim.

Taşınmaz malları KKTC sınırları içinde olan herkes, ister KKTC vatandaşı olsun ister yabancı olsun, bu vergileri ödemek zorunda.

1974 Mutlu Barış Harekatının 2. Aşamasında Türk askeri 15 Ağustos günü Mağusa’ya ulaştığında Maraş’ı ele geçirmek için saldırı düzenlemedikleri gibi, Maraş’ı almak için herhangi bir çatışma da çıkarmamışlardı.

Türk Silahlı Kuvvetleri Lefkoşa-Mağusa yolundan Mağusa’ya doğru gelirken, Maraş’ta yaşayan Rumlar da Maraş’ı, Derinya yolu tarafından boşaltmaya başlamışlardı. Kimse onlara gidin veya şehri terk edin dememişti. Rumlar kendi
istekleri ile Maraş’ı boşalttılar.

Dönemin Başbakanı Ecevit’in talimatı ile de Türk Silahlı Kuvvetleri Maraş kentini koruma altına aldı. O gün bu gündür ne Maraş’a giriliyor, ne de çıkılıyor.

Rumlara,‘gelin Türk İdaresi altında yaşamak kaydı ile Maraş’a dönün’ diye sekiz kez çağrı yapıldı. Hatta bunların üçünü şahsen Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın kendisi yapmıştı.

Maraş’ı koruma altına almanın bir bedeli yok mu?

Maraş’ta Rumların olduğu iddia edilen mülklerin hiçbir vergisi, harcı yok mu?

Ben olduğu inancındayım.  

Maliye Bakanı Sayın Ersin Tatar, Maliye Bakanlığı bünyesinde bir birim kurarak, Maraş’ta kaldığı iddia edilen taşınmazlar için, 1974’den beri tahakkuk eden emlak ve belediye vergileriyle, bu malların bakım ücretlerini gecikme faizleri ile birlikte hesaplayıp ilan etmeli.

Başta Lordos, Aresti ve benzerleri olmak üzere tüm mal sahibi olduğunu iddia eden kişilerden talep etmeli bu vergileri.

2004 yılında alınan 60 bin Sterlinlik borç 5-6 yıl içine 1 milyonu aşacak denli faiz ve ceza uygulamasına tabi oluyorsa, Maraş kentinde 1974 yılından beri ödenmemiş olan emlak ve belediye vergileriyle bakım ücretlerinin de, bırakın birkaç yüz milyon Euro’yu ulaşmış olmasını, milyar Euro’yu bile geçmiş olması gerekmektedir.

Aynı şekilde KKTC Meclis binasının içinde olduğu arazinin bir kısmına sahip olduğunu iddia eden Dianellos ve Vergopoulos aileleri de AİHM’ye başvurmuşlar tazminat için.

Sahibi olduklarını iddia ettikleri arazileri ile binalarını geliştirmenin bedeli ile 1963 yılından beri ödenmemiş olan emlak/ belediye vergilerinin ve bakım ücretlerinin de Maliye Bakanlığımız tarafından bu kişilerden talep edilmesi gerekmektedir.

Tabi bu konuda aklımı karıştıran bir başka konu da Dianellos ve Vergopoulos ailelerinin niye AİHM’de Türkiye aleyhine dava açtıklarıdır.

Bence 21 Aralık 1963 tarihinde Akritas Planını uygulamak ve adayı ele geçirmek için Türklere saldırılar düzenleyen Makarios hükümetini dava etmeliydiler.

Söz konusu binayı 1974 Barış Harekatı sonrasında değil, 22 Aralık 1963 tarihinde terk etti Dianellos ve Vergopoulos aileleri.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31