Geçen günkü yazıma aldığım yankılar, beni tekrar Mağusa Limanı felaketine eğilmeye yönlendirdi… Özellikle Gazimağusa’dan gelen ve beni bu konuda yeni yazılar yazma yönünde teşvik eden bilgi yüklü mesajlara teşekkürler. Konumu itibarıyla bu liman, Kıbrıs’ın tarihi, kültürel ve stratejik bağlamdaki en önemli giriş ve çıkış noktasıdır… Gelin görün ki, bu çok önemli liman, güncel manzarasıyla endüstri ve kirli sanayi merkezidir. Zaman içinde, Akdeniz’in çöplüğüne dönüştürüldü. Ve hızla, bir yok oluşa doğru sürükleniyor. Gazimağusa Limanı ve Serbest Liman Bölgesi çağdaş limancılık alt yapısını yitirdi. Devletin destek ve denetiminden uzaktır. Bu haliyle, sadece orada çalışanların değil, bölge halkının da sağlığını tehdit etmekte…
   Limanda yer alan 10.000 tonluk yüzer havuzlu tersanede, tonlarca boya ve kimyasal madde kullanılıyor. Deniz her gün telafi edilemeyecek biçimde kirletilmekte. Tersaneden kaynaklanan atıklar, denizdeki biyolojik yaşamı da tehdit ediyor. Gazimağusa sahillerinin eko-sistemi yok olma riskiyle karşı karşıya. Tersane, her geçen gün rıhtımdaki konteyner kentini daha bir genişleterek Mağusa Limanı’nda yayılıyor…
   Hurdaların ilkel koşullarda taşınma ve gemilere yüklenmesi, Mağusa Limanı’ndaki bir diğer çevre kirliliği nedenidir. Hurdalar gelişigüzel, denetimsiz ve tehlikeli biçimde taşınıp limanın orta yerine dökülüyor ve yine aynı ilkel yöntemlerle gemilere yükleniyor. Bu ilkel işlemler sırasında büyük çevre kirliliğinin yanı sıra, görüntü ve gürültü kirliliği de oluşmakta.  
   2010’da ülkemize sokulan devasa rafineri parçaları Serbest Liman Bölgesi’nde bulunan özel bir şirketin alanına bırakıldı. Bu devasa parçalar hiçbir kontrolden geçmeden, üstelik de yetkililerin kısa sürede adamızdan çıkarılacağını söylemelerine karşın, 3 yıldan beridir burada tutuluyor. Karakol İlkokulu’nun tam arkasındaki o yerde, devasa parçaların yanında, içerisinde ne olduğu bilinmeyen ve açıklanmayan onlarca konteyner de mevcut…
   Serbest Liman Bölgesi’ndeki binlerce litrelik alkol tankları 96.60 derece saf alkol içeriyor. Bu tanklar olası bir kazada patlamaya hazır birer bomba!...Tanrı korusun böyle bir durumda tarihi Gazimağusa şehri halkıyla birlikte yok olur…  
   Mağusa Limanı'ndaki çevre katliamına sadece özel şirketler değil, devlete ait tesisler de katkı yapmakta. Örneğin, Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Karayolları Dairesi’ne ait katran tankları Serbest Liman Bölgesi’ndedir. Bu tanklardan özellikle yaz aylarındaki sıcağın etkisiyle kaynayan katran sızıntıları denize akmakta… Bu da, hem deniz canlılarını tamamen yok olma, hem de kanser başta olmak üzere pek çok hastalığın kaynaklanmasının nedenidir. 
      Yakın geçmişte, Turizm Çevre ve Kültür Bakanı, limandaki çevre felaketine ilgi göstererek geçici hükümetin  bir önerge çıkarmasını sağladı. Bu önerge 24 Temmuz 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı ve ilgili taraflara da tebliğ edildi. Önerge, taraflara 60 günlük süre vermekte ve bu süre zarfında kirlilik nedenlerinin ortadan kaldırmasını emretmektedir. Verilen o süre, 24 Eylül 2013’de dolacaktır. Ancak görünen o ki, kirliliklere neden olan taraflar, bu bağlamda henüz hiçbir önlem almadılar…
   Önümüzdeki günlerde, yılın kurak geçmesi nedeniyle, 100 bin ton hayvan yeminin ithal edilmesi bekleniyor. İthal edilecek yemlerin tahliyesinde önlem alınmaması halinde yine liman çalışanlarının ve bölge halkının sağlıkları çok ciddi şekilde tehdit edilecektir.
   Liman çalışanlarının sendikası GÜÇ – SEN, hükümet yetkililerini hiç zaman yitirmeden ve özelleştirmeyi de çözüm olarak görmeden, limandaki sendikalar ve Sivil Toplum Örgütleri ile temasa geçmeye ve Gazimağusa Limanı’ndaki olumsuzlukların iyileştirilmesi yönünde radikal kararlar alma çağırıyor. Yasaları hiçe sayanlara ve liman konusundaki olumsuzluklara duyarsız kalan hükümete karşı, sivil itaatsizlik ve grev dahil, bütün mücadele yollarının deneneceği bu uyarıyla birlikte duyuruluyor. Görelim bakalım şimdi yeni hükümetin bu bağlamdaki tavrı ne olacak…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31