Önceki akşam Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun Demirhan’daki Bağ Restaurant’ta Lefkoşa ilçesi UBP örgütlerine verdiği yemek UBP’liler açısından çok olumlu geçti. Bir Cumhurbaşkanı’nın UBP’li örgütlere yemek vermesi kadar doğal birşey olamaz. Yıllarca UBP genel başkanlığı ve başbakanlık yapmış birisi, şimdi de Cumhurbaşkanı. Bunun saklısı gizlisi olamaz. UBP’li örgüt başkanlarını ve de ilçe başkanını davet etmiş.

Kaldı ki; Eroğlu kurt bir politikacıdır ne yaptığını bilen birisidir. Bazı kesimler bu yemeği Başbakan’a yönelik bir yemekli toplantı olarak duyurdu. Oysa; gerçek ortada. Yemeğin adı önceden konmuş, yeni yıl yemeği... Yani kimse bayram seyran değil eniştem beni neden öptü demesin diye yemeğin adı da kondu. O halde bu yemek neden saptırıldı.? Hala daha Başbakan’ın gözüne girmek isteyenler var. Bize göre; bu söylemler Başbakan’a zarar vemekten başka birşey değildir. Başbakan’ın müsteşarı da, danışmanı da bize göre Başbakan’a zarar veriyor. Neden mi? Çünkü bu yemeğe gitmek isteyen örgüt başkanlarına gitmeyin dediler. Bazı örgüt başkanları Eroğlu ile birlikte olacaklar diye bunlara danıştılar. Bunlar dediğimizde Hüda Aksoy ile Mehmet Darbaz. Gitmeyin dediler, gitmeyin demek Başbakan’a zarar vermek demektir.

Kısacası; Demirhan’daki yemek ne amaç için olursa olsun UBP’li Cumhurbaşkanı’nın bir yemeği idi. Bunu malzeme yapıp da gitmeyin diyenler Başbakan’a zarar veriyorlar. Yemeğe gidenler neyin ne olacağını çok iyi biliyorlar. O bakımdan Aksoy ile Darbaz bu davranışlarından dolayı Başbakan’a zarar verdiler. Umarız Başbakan onları bu konuda uyarır.

 

MESAJI OLAN ALSIN

Sn.Birtan AKTOLGA; BES’in başkanlığını bırakmakla dünyalara yeniden doğduğun söyleniyor. Zaten bu ülkede sendikacılık yapmak zor. Savaşacak olanlar savaşsın.

Sn.Akın AKTUNÇ; Akşamları hissedilen dondurucu soğuğa aldırış etmeden Göçmenköy semalarında kat kravat görülmeniz erkekler üşümez dedirtmedi değil. Maşallah zımba gibi göründüğünü söylüyorlar.

Sn.İrsen KÜÇÜK; Rahatsızlığınıza rağmen telefonla işleri halletmeye çalışıyormuşsunuz. Ne de olsa politika böyle birşey değil mi. Geçmiş olsun.

Sn.Yıltan TAŞÇI; Sanatçıya verdiğiniz değer herkesce bilinmekte. Zira yaptığınız programlarda ülkede bu kadar kitap yazan ve sanatla ilgili birşeyler üreten insanların olduğunu gördükçe mutlu olduğumuz kadar üzüldüğümüzü de söylemek isteriz. Siz de program yapmasaydınız bu kadar sanatla iç içe insanımız olduğunu nerden görecektik.

Sn.Hüda AKSOY; Biraz geri vites atmak gerekebilir. Bu tempoyu yılbaşı münasebetiyle biraz düşürün. Herkesin yararına...

Sn.Çetin KÜRŞAT; Yılbaşı üstü gelen torunun sevinciyle çifte yılbaşı kutlaması yapacağınız söyleniyor. Dede oldum yaşlandım psikolojisine girmeyin sakın. Tebrikler.

Sn.Ali BAŞMAN; Maaile yılbaşını Korinerium’da geçirmek için hazırlık yaptığınızı söylüyormuşsunuz. Bu kadar uzağa gidecekken bari yatıya da kalsanız iyi olur, gece içip yılbaşı trafiğine çıkmaya gerek yok.

Sn.Ersin TATAR; Kıbrıslılar gördüğün gibi yılbaşını aile ve arkadaş ortamında evde geçirmeye hazırlandıkları kesin. Gördüğün gibi herkes lüksten kaçmak için uğraş veriyor.

Sn.Ülkü Gardaş; Sana yeni yılda rulette oynayacağın 3 sayı söyleyiyorum. Sonra basmayı unuttum dememen için 29,4,22...Bol şanslar.

Sn.Murat GİRGEN; Ceyhun öyle ya da böyle adamızda iz bıraktığı kesin. Ama yerini nasıl dolduracaksınız biraz zor görünüyor. İkinci yarı daha zor bir lig sizi bekliyor.

Sn. Özdal KEREM; Yeni şarap eviniz hayırlı uğurlu olsun. Dilerim Kıbrıs Türkü’ne şarap kültürünü aşılarsın. Meyhane sofralarında 12 yıllık viskileri görmekten gına geldi artık.

Sn.Devrim BARÇIN; TV’de program yapma fikri iyi güzel de bu kadar eleştirmek için de eleştirmek biraz abes kaçmıyor mu? Kendi kendine bu soruyu sorun bakalım CTP hükümette olsaydı neyi farklı yapardı. Bizce hiçbirşeyi.

Sn. Mustafa ARABACIOĞULLARI; Dün bayağı sinirlendiniz, ne olur dikkat edin mecliste sinirlenmek kimseye fayda getirmez. Hayati konulardaki kararlar nasıl olmasa Ankara’dan çıkar. Hükümette kim olursa olsun yetkisizdir.

Sn. Ferdi Sabit SOYER; Aslında Kudret Özersay doğru söyledi. Bizleri mecliste temsil eden yok ki. Bu kadar çok sinirlenmene ne gerek vardı.

Sn. Ercan İBRAHİMOĞLU; Bakıyorum da keyfine diyecek yok. Tabi ki Allah keyfini artırsın gerçi şarap güzel bir seçenek ama yine de dikkatli  ol. içkiyi fazla kaçırma çünkü şişenin dibini bulamazsın!

Sn. Bengü ŞONYA; Yakında sana karşı partide ayaklanma olacak! Kıbrıslı’lar siyasilerin bonkör olanını severler. Cebinde Akrep olanlar kaybetmeye mahkumdurlar. Parti genel sekreteri dediğin her gece yeme içmelerde olacak. Siz UBP’den gelen birisi olarak UBP’lileri görmez misiniz?

Sn.Hasan TAÇOY; 2012 yılı parti içinde mücadele ve hareket yılı olacağını dünya aleme söylüyormuşsunuz da devletin 1 ve 2 numaralarının parti içi mücadelelerinin partiye hiçbirşey getirmeyeceğini taban anladı ama galiba sizin gibi bazı vekiller anlamadı. Ne yapın edin devletin başlarını uzlaştırmaya bakın. Olası bir seçimde bunun zararı birinci size dokunacak görünüyor. 2012 yılı UBP’de uzlaşı yılı olsun.

Sn.Ali SEYLANİ; Vekilliği kaybetmiş olabilin ama kaybolacağın anlamına gelmez. Hiçbir mücadelede görünmediğinizi söylüyorlar. İnsan bu kadar geri durur mu.? Biraz 2012’de olsun hareketlenin.Bol şanslar.

Sn.Ulaş KIVILCIM; Bakanlık içerisindeki bazı bürokratlar yanında birkısım personelle de aranızın limoni olmasını değerlendirmek lazım. Yeni yılda daha fazla uzlaşı kültürünü seçerseniz daha rahat edersiniz. Tercih sizin. bol şanslar.

GARGA’YA MEKTUP VAR

Sn. Harun Denizkan,

2012’ye yine öfkeli, yine sinirli giriyoruz! Nedeni çok açık; devletin maaş ödemekteki sıkıntıları ve bunun bizlere yansıması! Söyleyin Allah aşkına, memurunu ödemekte güçlük çeken bir devlet devletmidir? Böyle durumlarda benim aklıma batmak üzere olan şirketler geliyor; hani giderleri gelirlerinden kat kat daha fazla olan, bu yüzden çalışanlarını işten çıkarmak zorunda kalan ve çalışanlarının maaşlarını ödemekte sıkıntı çeken şirketler. Söylemek istediğim bunu ancak batmaya yüz tutmuş şirketler yapabilir, devlet değil!

Her ay aynı sıkıntıları yaşamaktan, maaşlarımızı gününde alamamaktan bıktık usandık. Açıklamalar yapılıyor; “kaynak bulunamadı” diye. Bu açıklamayı yapabilen bir Başbakan’dan ne beklenir? Bir ülkenin Başbakan’ı maaşların ödenmekte gecikmesinin sebebini kaynağa bağlayabilir mi? Biz dış ülkeler tarafından desteklenen, desteklenmezsek maaş alamayacak konumda olan bir ülkemiyiz? Ne yani bu iş kaynaksız olmayacak mı? 13. maaş her yıl yılan hikayesine dönüşmekte. Ha verildi, ha verilecek! Nedir bu çektiğimiz? Neden beslemeler gibi yaşıyoruz? Çalışanın hakkı neden gününde ödenmiyor? Bu soruların cevabını verebilecek herhangi bir babayiğit var mı bu ülkede? Veya var mı çalışanların maaşlarının ödenmesini herhangi bir kaynağa bağlamaya gerek duymayacak bir siyasetçi!

UBP’nin maaşlar konusunda bizlere yaşattığı sıkıntıların hesabı sorulacaktır. Sorulacaktır çünkü buzdolabı boşalan ailelerin ayı nasıl çıkaracağı düşünülmüyor! Emekli maaşıyla geçinen yaşlı insanlar düşünülmüyor! Taksitlerini ödemek için ödenmeyi beklenen çiftler düşünülmüyor. Eğer bizler düşünülmezsek bundan sonra biz de düşünmeyeceğiz. Bunun hesabını elbet birgün soracağız!

Sn. Denizkan, bana bu köşede duygularımı dile getirme fırsatı verdiğiniz için size çok teşekkür ederim. İnanın senelerdir içimde biriktirdiğim bir konuydu. Hükumetin maaşlar konusunda bizlere çektirdikleri ve 13. maaşın yılan hikayesinden başka birşey olmadığı açıkca ortada! Böyle bir ülkede yaşıyoruz işte. Çalışanların gününde maaş alamadığı batık bir ülke. Batık bir devlet. Bu devletin avantalarından beslenenler utansın. Avantalarla beslenenler, emekli maaşının ödeneceği günü bekleyen insanlarımızın çektiği sıkıntıları asla göremezler. Çünkü ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ mantığıyla hareket eden insanlarla doluyuz. Hali vakti yerinde olan, açın, sıkıntı çekenin, ay sonunu getiremeyenlerin halinden anlamaz! Yaşananlar batmaya yüz tutmuş bir devletin kendi insanına yaşattığı sıkıntılardır. Bizler bu sıkıntıları yaşamak istemiyoruz. Alın terimizin karşılığını istiyoruz sadece. Daha fazlasını değil.

Tekrardan teşekkür eder saygılarımı sunarım. Umarım maaşlar konusunda sıkıntı çeken insanlarımızın duygularına ortak olabilmişimdir.

 

Kemal Tezcan

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31