Tam 12 sene oluyor ben Alayköy’den ayrılalı...

Çocukluğumun büyük bir bölümü orada geçti...

Orjinal adı “Yerolakko”, yani “Eski Kuyu”...

74’le beraber o da değiştirilmiş, tıpkı herşeyin değiştirildiği gibi...

Annem, babam ve kız kardeşim hala orada yaşıyor...

Çok az sayıdaki Kıbrıslılar gibi...

Dün sabah Alayköy’den aradılar ve bana “elektirik kesik mi” diye sordular...

Ancak benim ikamet ettiğim bölgede, yani Lefkoşa’nın Marmara bölgesinde elektirikler kesik değildi...

Ama yine de “bölgesel” bir kesinti olup olmadığını öğrenmek için “188 elektrik arızayı” aradım...

Saat 08.00’dan, 08.30’a kadar telefona cevap veren yok...

Dolayısıyla bu duruma isyan eden ben ve benim gibilerde çok...

“188 elektrik arıza” gün 24 saat insanlara cevap vermesi gereken bir yer ancak sabahın 8’inde cevap alamıyoruz...

Sabahın 3’ü ya da 4’ü olsa neyse, çalışan uyuya kaldı diyeceğim ama saat 8 be kardeşim ve yarım saat boyunca telefonun başında ağaç oldum...

“Daha sonra geldi mi” diye saat 9 gibi Alayköy’de yaşayan ailemi aradım...

Ancak hala elektrik gelmemiş ve onlarda evden çıkıp işlerine gitmişler...

“188 elektrik arızaya” onların ulaşıp, ulaşamadığını sordum...

Ama keşke sormaz olaydım...

Daha beter insanların sinir olmasını sağladım...

Ulaşmışlar ve telefondaki kişi, “görevli arkadaş buraştadır, telefonlara bakar” demiş...

Bizimkiler de, “gerçekten bakar ,yani gözü ile bakar” yanıtını vermişler...

Fazla bir gerginlik olmadan arızanın bölgede meydana geldiği öğrenmişler...

O an birden geçmiş CTP döneminde, “skala” denilen bir sistemin Amerikan uzay üssü gibi yapılan tanıtım töreni geldi aklıma...

Sanırım arıza olduğu zaman anında içerden yerini gösteren bir sistemti...

Ve onun sayesinde zaman kaybı olmadan arızanın yeri görüldüğünden direk oraya gidilecekti...

Doğrusu şu an “o sistem çalışır mı” diye sorarsanız, vallahi bilemiyorum...

Arızaların nedenlerini az çok biliyoruz...

Yeterli yatırım ve bakım yapılmadığı için bazı zamanlar bu kesintiler yaşanabiliyor...

Ancak bu kesintiler süreklilik kazandığında doğrusu biraz can sıkıyor...

39 yıldır çözümlenemeyen “elektrik sorunu” nerdeyse “Kıbrıs Sorunu” ile yarışır duruma geldi...

Bu sorun bir türlü bitmedi gitti...

Vatandaş tonla para ödemesine karşın, bugün hala elektrik kesintilerine maruz kalıyorsa doğal olarak sorun çıkartır...

Kurumlarımızın elbette korunması ve elimizde kalması şart...

Ancak bu halka yazık edildiği de bir gerçek...

Yazın bir vesile ile Ankara gittim...

İnanırmısınız bilmem ama beş odalı koca eve ödenen aylık elektrik tutarı 200 TL...

Güneydeki arakadaşlara soruyorum, en yüksek tüketimde iki ayda bir 170 euro ödediklerini söylüyorlar...

Onlar da bu ülkenin sıcağında yaşıyorlar ve en az bizim kadar klima çalıştırıyorlar...

Eskiden bizde de iki ayda bir gelirdi elektrik faturaları...

Üstelik o dönemde elektrik güneyden alınıyordu...

Parayı bizden toplayan hükümetler ise bugüne kadar Rum tarafına tek bir ödeme dahi yapmadı...

Yani giren yine bize girmiş, hem de en okkalısından...

O kadar yıl ödediğimiz paralar ile tek yatırım bir yatırım dahi yapılmadı...

Daha sonra ise, o kadar yıllık ödemelerimize rağmen yeniden bizlerden ekstra paralar alınarak santral kuruldu...

Kötü mü oldu yani! Yok, iyi oldu da daha önce ödediklerimize sayılsaydı daha da iyi olurdu...

Mari patlamasından sonra “Rum’a elektrik “satma noktasına geldik diye böbürlenneler, bu halkı hala karanlığa mahkum edip üstüne birde çuvalla para alıyorlarsa, ondan öte ben daha ne diyebilirim ki!

Yiyin efendiler yiyin...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31