Ambulans hizmetlerine dair beklentilerimizi irdeleyen ve okur görüşlerini de içeren 2 Ağustos 2013 tarihli ‘ALO 112 başlıklı yazımda Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Dr. Mehmet Avcı’nın da bir vurgulaması vardı. O vurgulamasında aynen şöyle diyordu: 
   “2004’te ‘ALO 112’ ambulans ağını kurarken proje sorumlusuydum. Kırmızı bantlı ambulans, acil kurtarma ambulansıdır. İçinde mutlaka acil müdahale eğitimi almış sağlık personeli bulundurmak zorundadır. ‘ALO 112’ ambulans sistemimiz iyidir. Ancak daha da iyi olabilir.”  
   Evet; gerçekten  de bu hizmetler ülkemizde halkımıza çok daha iyi verilebilir. Bu beklentiyi ve düşünceyi doğrulayan yeni bulgular var elimde. Bunları da bugün kamuoyumuzla paylaşmak istedim. Halkımızı çeşitli şekillerde sık sık tedirgin eden sağlık sorunları hiç de hafife alınacak türden değildir.
    *        *        * 
   Adını vermeyi sakıncalı gören, mesleği öğretmenlik olan, ama mektubundan da kimliği tahmin edilebilen okurumun satırlarıdır, buyurun birlikte okuyalım:    
   “Ahmet Bey, ben bir süre önce, bir okurunuzun anlattıklarına dayanarak köşenizde hazin öyküsünü verdiğiniz Aliriza Özreşberoğlu'nun torunuyum. 28 Temmuz günü yaşananları ailem ve insanlık adına size tam olarak anlatmak istedim. Öncelikle şunu söylemek isterim ki, dedem aniden rahatsızlandığında  özel hastaneyi mecburiyetten aradık. Çünkü Lefkoşa Devlet Hastanesi acili önce telefona cevap vermedi. İkinci kez aradığımızda  ise telefonu açan bayan önce bizimle dalga geçti. Müstehzi bir sesle kalp krizi olduğunu nasıl anladığımızı sordu. Gayet lâubali bir şekilde... Ardından da adresi verirken sokak adını anlamadı. ‘O sokak Kaymaklı’da mıydı?’ diye işi uzattı. Biz de mecburen özel hastaneyi aradık. Aile bütçemize göre çok pahalı olduğunu bildiğimiz halde,‘denize düşen yılana sarılır’ dedik. 
   Tabii bu esnada dedem kalp krizi geçiriyor nefes alamıyordu. Gözümüzün önünde  çırpınıyor. Çağırdığımız özel hastane ambulansının siren seslerini duymaya başladık ama, dört gözle beklediğimiz o araç bir türlü gelemedi. Kardeşim ve iki komşumuz, yani üç araba, ambulansın peşine düştüler ve ambulansı bulup getirdiler. Düşünün ambulansta ‘navigasyon’ diye bir şey yok. Ambulans gelir, içinde sağlık görevlisi de yok. Bir şoför ve yardımcısı var sadece. 
   Sonrası aynen sizin yazınızda açıkladıklarınız gibi. Dedeme hiçbir şey yapamadılar. Sadece sedyeye alıp götürdüler. Peşi sıra biz de acile gittik, orada in cin top oynuyor. Daha doğrusu her köşede bir güvenlik görevlisi var ama, doktor yok. Dedemi içeri aldılar, doktoru beklediler. Annem de tansiyon hastası.  Yaşayan son atasını kaybetmekte olmanın verdiği acıyla kadın yığılıyor. Ben hemşireden doktor istiyorum ki, anneme de baksınlar, ona da bir şey olmasın diye. Aldığım ilk cevap ‘doktor yok.’  ‘Nasıl’ diyorum ‘bu kadar büyük ve iddialı bir hastanede doktor olmaz?.’ İkinci cevap ‘tüm doktorlar dedenle ilgileniyor.’ Yani ‘tüm doktorlar’ dediği, sadece bir kardiyolog ve tıp öğrencileri. Ben hemşireye  ısrar edince, bu kez en şok edici cevabı alıyorum: ‘Anneniz hâlâ yaşıyor’. İnanabiliyor musunuz? Daha ne söylenebilir ki? Sonuç olarak dedemin kalbi yine duruyor ve onu orada  kaybediyoruz. 
   Şimdi geriye kalan kafamızdaki  soru işaretleridir. Görevimizi yeterince yapabildik mi? Ve bir şey yapamamanın verdiği vicdan azabı. Çok büyük bir acı. Son demlerinde bu tıp facialarını  yaşamak durumunda kalan dedemin kokusu , ayak sesleri, anılarımız… 
   Tabii ki, Lefkoşa Devlet Hastanesi’ne kızgınlığım apayrı. İnsan hayatının değeri bu kadar mı?  Dedemiz can çekişirken bizimle alay edilmesini de içeren böyle bir olay cezasız kalıyor. Nereye, nasıl şikâyet edeceğimizi bile bilmiyoruz.”
    *       *       *
   Ve “Kıbrıs” gazetesinin 6 Ağustos 2013 tarihli sayısından bir haber: Firuz Sakinel, kanser hastası 70’lik babasına Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nden eve dönüşünde ambulans verilmediğinden yakınıyor. Yolculukta yaşadıkları sıkıntıları anlatan Sakinel; “babamı yolda kaybedebilirdik” diye isyan ediyor. 
Dr. Mehmet Avcı’nın vurgulamasını, bugünkü yazımın noktası yapıyorum:
   “Ambulans sistemimiz iyidir. Ancak daha da iyi olabilir.”

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31