İnsanlık tarihinde her yüzyıla damgasını vuran imparatorluklar vardır. Örneğin; 16yy’da Osmanlı ve İspanya imparatorlukları, 17 yy’da Hollanda İmparatorluğu, 18 ve19 yy’da İngiliz İmparatorluğu ve 20 yy’da Amerikan İmparatorluğunu sayabiliriz. Bu imparatorlukların her birinin bir yükseliş ve bir düşüş dönemleri olmuştur.

20 yy ortasından, günümüze değin Amerikan İmparatorluğunun yükselişini seyrettik. Fakat gelin görün ki, yüzyılımızın başından itibaren;“Birey, Toplum ve Başarı” sloganıyla yola çıkan Amerikan imparatorluğu için, politik olarak gerilediği görüşü git gide hakim kılınıyor diyebilirim. Amerikan halkının kendilerine ve sistemlerine duydukları güveni kaybetmeye başladıklarını gözlemliyorum.

Amerikalıların çok meşhur bir lafları vardır:

“I’m American” bunu da, göğüslerini gere gere söylerler. Amerikalıların kendilerine ve Amerikan hayat tarzına duydukları kesin güvenlerinin ifadesidir bu. Hatta bu yönleri, diğer ulusları zaman zaman rahatsız eden bir unsur ola gelmiştir. Ancak birçok sosyal bilimci, bu özgüvenin yerini kuşku ve kaygının aldığı kanısında. ABD’de geçtiğimiz Şubat ayında kamu bütçe açığını kontrol altına almaya yönelik, kamuda çalışan otuz bin kişinin işine son verilmişti. Buna göre yetişkin erkeklerde işsizlik oranı yüzde 9’a, gençler arasında ise bu oran yüzde 24 yaklaşıyor. Ancak, Obama yönetimi buna tepkisiz kalmaya devam ediyor.

Eğer Obama bunun üzerine eğilmez ise, dünyanın geri kalanında yapılacak mali yapılanmalarda, ABD’nin borçlarını ödeyebilme kapasitesine karşı kuşkular oluşacaktır. Bu durumda ABD faizleri keskin bir şekilde yükselecektir. Elbette bu durum ABD ekonomisinin büyüme hızını olumsuz etkileyecektir.

Bunun ardından da dolaylı olarak ABD dış politikada da güçlü adımlar atamaz duruma gelecektir.

ABD dış politikasının önemli unsurlarından savunma, uluslararası yardım ve benzeri giderlerine ayrılan parayı azaltılmak zorunda kalabilir. Sonuçta ABD 21 yy. uluslararası etkisinin dahada azaldığı bir yüz yıl olacaktır. Böyle bir durumda; ABD imparatorluğu uluslararası liderliğini daha ne kadar sürdürebilir ki? Pentagon’a göre: “Çin en önemli askeri tehdit”. Geçenlerde Çinin savunma bütçesini 12% artıracağını açıklaması, eminim Amerikanların Çine duyduğu kaygıyı bir o kadar daha pekiştirmiştir. Bir diğer belirti ise; Kuzey Afrika ve Ortadoğudaki halk ayaklanmalarında ABD’nin sessiz kalma politikasıdır. ABD deki muhalif çevreler bundan  rahatsızlık duyuyor. 

ABD yönetimininin daha aktif hale gelmesini istiyorlar. Fakat önceki ABD yönetimleri bu ayaklanmalara sebep olan rejimleri desteklemiş olduğundan, ayaklanmalara destek vermeye çekiniyorlar diyebiliriz.

Eee! İmparatorluklar da biter! Sultan Süleymana kalmadı bu dünya, Amerikaya mı kalsın?


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31