Sözlük anlamı “tutanak” olan “mazbata” sözcüğünü ilk kez seçimlerde duymuştuk. Seçim kazananlara Yüksek Seçim Kurulu tarafından verilen başarı belgesi olarak… Daha sonra ülkemizde ekonomik kriz tavan yapınca “mazbata” sözcüğünü borç yapılandırılmasında mutabakatla alınan mahkeme kararına uymayanlara gönderilen ve ciddi cezalandırma uyarısı içeren belge olarak duymaya başladık…

   Yüzde 34.82 gibi bir oy üstünlüğüyle Lefkoşa Türk Belediye Başkanlığı’nı kazanan CTP adayı Kadri Fellahoğlu seçim sonucunun mazbatasını alacak. Kronikleşen belediye felaketini göz önünde bulundurarak şimdi Fellahoğlu’nun alacağı mazbatanın ne anlama geldiğine siz karar veriniz: Bu bir başarı belgesi mi, yoksa ciddi cezalandırma uyarısı içeren bir belge mi?
   CTP, 7 yıl sonra, “amiral gemisi” dediği Lefkoşa Türk Belediyesi’ni yeniden ele geçirdi. Ne ki, ele geçirilen ciddi yaralanmış bir gemidir… Tıpkı “Titanik” gibi sulara gömülmekte olan bir gemi!...

     *       *       *   

   Fellahoğlu sırtına ateşten gömleği giydi. Ekonomik krizin kurbanları gibi, eline tutuşturulacak olan seçim mazbatasıyla astronomik borçlarla ve bu borçlardan kaynaklanan sorunlarla mücadeleye girişecek. Her gün faiz yüküyle büyümekte olan borç, 140 milyon TL civarında. Ve tamtakır olan belediye kasasından her ay 934 belediye çalışanına toplam 2 milyon 700 bin TL maaş ve 1 milyon 500 bin TL de sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı primi ödenmeli. Son üç ayda ödenememiş biriken maaş tutarı, sosyal primlerle birlikte 12 milyon 600 bin TL… Üstelik 6 yıldan bu yana sosyal primler yatırılmadı. 
   Fellahoğlu’nun işi zor mu zor…Lefkoşalılar olarak hepimiz ona yardımcı olmalıyız. Çünkü onun başarısı ya da başarısızlığı Lefkoşalılar olarak hayatımıza yansıyacak.
   Ama belediyenin ekonomik göstergelerine ve ortaya çıkan seçim tablosuna baktığımızda, Lefkoşalının yardımcı olabilme bağlamındaki hevesinin ne kadar kırıldığını algılarız. Belediye veznelerinde parasal yükümlülüğünü yerine getirenlerin oranı yüzde 25’lere kadar geriledi. Lefkoşalıların yarısına yakını da tarihi anlamı olan 7 Nisan seçimine ilgi göstermedi, sandığa gitmedi.  Demokrasimizin en düşük oranlı seçim katılımına tanık olduk. Yeni başkanın öncelikle güven ve umut bunalımından kaynaklanan bu sorunu aşması ve halkı yanına alması gerekir. Bunu nasıl başaracak?..
 
     *       *       *

   Yeni başkana sorulanlardan biri, 8 Nisan sabahı yapacağı ilk işin ne olacağına dairdi. Fellahoğlu “sabah saat 07.00’de Belediyenin Sanayi Bölgesi’ndeki atölyesine gideceğim” dedi. Doğru bir başlangıç… Çünkü belediyenin teknik çalışma mekanizması felç!.. Bu felcin nasıl giderileceğinin yolunu bulmanın yanında, CTP başkanlığı için teknik yardım güvencesi veren diğer CTP belediyelerinden ilk aşamada nasıl bir talepte bulunulacağının da belirlenmesi gerek. Lefkoşa’nın ciddi anlamda teknik ve yoğun bir müdahaleye ihtiyacı var.
   Futbolda klasik bir deyim vardır, hani “top yuvarlaktır” diye… Ortaya çıkan tablo seçmenin de “muamma” olduğu gerçeğinin altını çizdi. Seçim öncesi yapılan kamuoyu yoklamalarının göstergeleri ilk kez bu kadar çarpıcı biçimde sandığa yansımadı. En önemlisi de, o anketlerde yüzde 27 dolayında belirlenen sandığa boykot eğilimi, yüzde 40’lara kadar fırladı. Bu orandaki bir boykot,  demokrasi tarihimizde ilk kez yaşandı. Politikaya ve politikacıya olan güven yerlerde sürünüyor... Kullanılmayan yüzde 42’lik oy oranı, bir partiyi tek başına iktidara taşımaya yeterlidir.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31