Aslında geçen gidişimde fark etmiştim değişikliği…

Daha önce sırtımda çantalarım, elimde pasaportum, merdivenleri çıkar dururdum en üstte.

Önce ilk dükkâna bakar şöyle fiyatları beynime yazardım.

Sonra ikinci dükkâna girer, ne var ne yok kestirirdim.

Daha sonra hepsini dolaşırdım…

Tanıdığım bir Kıbrıslı vardı çalışan.

Talebelik yıllarımda bile oradaydı.

Alırdık o dönem Neskafeleri..

Kahveleri.

Viski…

Tütün.

Hatta bazen pipo…

Koyardım çantama…

Yeşilköy’e inene, hatta gümrüğü geçene kadar heyecan yaşardım.

Geçtim mi hesaplar başlardı.

Kaç gün yeterdi?

İşte o tanıdığım kişinin çalıştığı dükkâna gider, alacaklarımı alır, onunla ayaküstü sohbet eder, aşağıya inerdim.

Açardım Afrika Gazetesi’ni, ne yazıldı diye uçağın kalkışına kadar okurdum.

Son gidişimden bir öncesi...

Yine torbalar, çanta, pasaport…

Terleyerek çıktım merdivenleri..

Durdum en üstte.

Baktım ilk dükkâna…

İlk dükkân yok…

İleridekilere baktım..

İleridekiler de yok.

Çalışan Kıbrıslı?

O da yok.

Sordum, bu ne iş…

Dediler özeleştirildikten sonra böyle.

Tek dükkân, tek fiyat.

Kafamız karışmasın istemişler herhalde.

Pazarlığı ortadan kaldırdılar.

Alacaklarımı aldım…

Fiyat biraz zamlı gibi gelmişti, pek önemsemedim.

İkinci gidişimde bilinçli gittim.

Dolaşmadan ne alacaksam aldım, indim.

İstanbul gümrüğünden geçerken oradaki freeshoplara bir göz attım.

Timbu’da kazık yemişim.

Eskiden daha ucuzdu Timbu…

Şimdi ilk baktığım üründe kazık yediğimi anladım.

Dünkü haberlerde özel hava yolu şirketleri ayaklandı, diye yazıyordu.

Timbu babalarına peşkeş çekildikten sonra adam verdiği parayı hemen geri almak için zam yapmış.

Haliyle zam bizim gibi kerizlerden alınacak.

Ki şirketler de isyan etiler ama bu kadar da olmaz diyerek.

Ve Timbu’ya bir daha inmeyiz ha dediler.

Okuyunca öyle hoşuma gitti ki…

Öyle mutlu oldum ki..

Ah keşke dedim kendime inmeseler de uçakla gitmesek.

Uçakla gitmesek de eskisi gibi yine otobüslerle önce Mersin’e gitsek…

Mersin’i bir daha görsek.

Çarşısında papalina yesek…

Üç beş saat sahilinde zaman geçirsek…

Ve eskisi gibi Mağusa Limanında mesainin başlama saatine denk gelsin diye 10 saatlik deniz yolculuğu yapsak…

Ve memlekete zor gitsek.

Ki biliyorsunuz kolay elde edilen her şeyin değeri düşer…

Memleketin değerini işte o zaman daha iyi anlasak.

Turist mi?

Zaten faydaları yok…

Boşuna gelip bir de havamızı kirleteceklerine…

Hiç gelmesinler…

Zaten gelenler de turist değiller…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31