Bittik mi, diye sordum…

Kendime de, herkese de sordum…

Cevap veremedim.

Kimse veremedi…

Çünkü insan kendine baktıkça, karşısında durdukça, bitmemiştir sanır.

Oysa içi gitmiş, kalıbı kalmıştır orada.

Ve içi gitmiş, kalıbı kalmış bir hiçtir…

Ruh yoksa da aynı kapıya çıkar bu.

Ha ruhsuz canlı beden, ha cansız beden…

Ruh dediğin ne ki?

Gözle görülmez, elle hissedilmez bir şey.

Gurur da öyle…

O da ruh gibidir.

Göremezsiniz.

Hissedemezsiniz.

Ama içinizden bir dürtü sizi bir yerlere iter.

Gücenirsiniz.

Küsersiniz.

Arkanızı dönüp gidersiniz.

Kimse anlayamaz nedenini.

Çünkü gurur denilen görünmeyen vardır orada.

Faaliyete geçti mi dağlar durmaz önünde.

Sonra mağrur olmak var…

Kalenderlik de.

Kalenderlik diğerlerinden değişik bir yapıdır.

Gözle göremezsiniz de bilirsiniz ki öyledir.

Garibandır, dışarıya renk vermez.

Canı acıyordur, acısını paylaşmaz.

Öyle bir şeydir o…

Bir de görünenler vardır.

Gözle bakarsınız, “tamam o” dersiniz.

Mesela bittik mi diye sorup duruyoruz.

Bitip bitmediğimizi anlayamıyoruz ya.

Eskiden humus çorbacıları vardı.

Sabah kebapçıları…

Çörekçiler…

Daşinobittacılar.

Şimdi yok.

Olmayanlar arasına neler girdi kim bilir.

Araştırmadan bilemezsiniz.

Mesela ilk aklıma gelen İstinco hellimi…

İstincoluları Balikitre denilen Mesarya köyüne taşıdılar.

Arkalarında kendi köyleri gibi dağlar yok.

Önlerinde vadi, hemen diplerinde devamlı akan doğal su kaynağı yok…

Haliyle en güzel meyveler de orada olamamalı.

En güzel kokulu otlar.

Ve en güzel hava…

Bu durumda hellimi yapan el değişmese de oradan İstinco hellimi çıkamaz…

Kaybolup gider…

Bir de ciğerciler vardı.

Her sokak köşesinde karşımızdaydılar.

Dal içeri, “bir ciğer” de önüne gelsin.

Kara mı, ak mı, kendin karar verirsin.

Şimdi bir tane var ciğercilerden: Ciğerci Ahmet.

Hala bitmemiş o.

Duvarını eski fotoğraflar süsler…

Fotoğraflar arasında bir de TMT andı duruyor…

Eskimiş, solmuş yazıları okudum.

Şöyle diyor o TMT andında…

“Kıbrıs Türkü’nün yaşayış ve hürriyetine, canına, malına ve her türlü anane ve mukaddesatına her nereden ve kimden olursa olsun vaki olacak tecavüzlere karşı koymak için kendimi…”

 Anane gelenek anlamına gelir.

Bir bakıma yaşayış biçimine…

Ve kültürün diğer adıdır…

Çarşıya çıkıp bakın…

Kıbrıslıtürkün yaşayış biçimi değişmiş mi, gör…

Şimdi TMT’ye sormalı…

Amaç neydi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31