Tamam anladım…

1974 öncesinde kapalı kaldığımız getto yaşamında nefes alamıyorduk.

Bunu hazırlayan bizdik veya Rumlardı…

Bilemem.

Ama bir şekilde kapalı yerlerde, kıstırılmış hayatla yaşamasını başarmıştık.

Okullarda bizlere öğretilenleri düşününce bazılarını şimdi bile anlayamıyorum…

Türkiye Osmanlı’dan geriye kalmış topraklar üzerinde bağımsızlığını en son almış ülke…

Türkiye’nin kurulduğu yıllarda Kıbrıs İngiliz sömürgesiydi…

Biz sömürülen, İngiliz sömüren, Türkiye de uzaktan bakan bir ülkeydi.

Gel zaman git zaman…

İngiliz’in dokundurtması, Rumların aldatılması, bizlerin oyuna gelmesi ile işler ufak ufak karışmaya başladı.

O arada cumhuriyeti kurdular…

Bize, “cumhuriyetin ortağısınız” dediler…

Sonra, “size kimse dokunamayacak, biz varız” güvencesi verdiler.

Savaş bize göre değildi artık.

Kimse silahı düşünmek dahi istemedi.

Tam rahatlamıştık ki…

1963’te başlayan fasariyalar yüzümüze soğuk su atılmış gibi etki yaptı.

Biz neydik?

“Türksünüz” dediler.

Bir Türk’ün dünyaya bedel olduğunu öğrettiler…

Ve her Türkün asker doğduğunu…

Artık okullarda öğretilenler bunlardı.

Biz de Türk’tük ve dünyaya bedeldik…

Türkiye anavatanımızdı, Türkiye’nin tüm bayramları bayramımızdı…

Yıllarca bu durum sorgulanmadı, sorgulanamadı…

İtaat birinci prensibimizdi…

Dışına çıkılmazdı.

Çarpılırdık.

Ki nitekim hem 1960’lı yıllarda, hem 1974 sonrasında gördük bunu.

Neticede kendi yerimizde, başkalarının emrinde, kendi yerimizde, kendi kendimizi yönetiyoruz sanmaya başladık…

Öyle de sandık.

Oysa ikinci sınıf iken, kurtarıldıktan sonra beşinci sınıf bile olamadık.

Çünkü sınıf tayinini dahi başkaları düzenliyordu.

Geçiş üstünlüğü askeri araçtadır yazılarına sadece baktık.

Sormadık, neden…

Çünkü sormak cesaret istiyordu.

Andımızı okurken, okutulurken, bizim mi diye düşünmedik…

Okuduk.

Bugün Türkiye’de ilkokullarda din dersler, mecburi oldu…

Osmanlıcayı dersleri arasına yerleştirdiler…

İktidar yerleştirmeye, muhalefet kaldırmaya çalışıyor.

Çünkü ilkokuldan başlayan eğitimin önemini herkes biliyor.

Ve bizler ilkokuldan son sınıfa kadar yoğun eğitime tutulduk…

Ki Bir Türk dünyaya bedel…

Haliyle biz de Türk idik ve her birimiz dünyaya bedeldik…

Oysa başımız kaldırıp bakabildiğimizde…

Gördük; dünya bizden çok uzakta…

Ve dünyaya gidebilecek yolu çok ötede…

Tamam anladım…

1974 öncesinde kapalı kaldığımız getto yaşamında nefes alamıyorduk.

Yaşamak için silaha sarılmak zorundaydık…

Ama şimdi koşullar değişmiş olmalı.

Arkadaşlar, “savaş yoksa barış bakiyse, vicdani retçiliğimizi neden anlamıyorsunuz” diyorlarsa, bir bildikleri olmalı…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5