Maliye Bakanı Zeren Mungan adeta sendikalarla alay edercesine Cuma günkü Protokol Masasına içi boş öneriler koydu. Bu durumu protesto eden başta KTÖS olmak üzere birçok sendika Protokol Masasından çekildiler. Gerçi, bana göre tıpkı Tıp İş’in yaptığı gibi o masaya hiç oturmamalıydılar. Çünkü iktidarsız ve de sermayenin hükümetinin onlara önerebileceği birşeyi yoktu. Dostlar alışverişte görsün misâli, görüşürmüş gibi yapacak ve neticede sendikaları uzlaşmaz ve paragöz olarak halka lânse edecekti. Elcil’in dediği gibi sendikalar bundan sonra sendikacılık yaparak, “Er mi yaman yoksa bey mi yaman” hükümetçilik ettiğini sananlara gösterilmelidir.

                                          ***

Mungan Efendi unutacağımızı sanıyorsa yanılıyor. Digi Tech’e 10 milyon dolarlık stopaj vergisini bağışlarken (Kendi deyimi ile almaktan vazgeçerken), hazinesinde para vardır ki hovardalık yapıyor. Üstelik emirname ile de vergi yüzsüzlerine yüzmilyonları bağışlarken de, hazinesinde para olduğunu var sayıyor ki, böylesine büyük bir bağışı yapabiliyor. Ancak sıra kamu çalışanları ile emeklilerine, sosyal sigorta emeklileri ile asgari ücretlilere gelince para yok diyor. Vergi affından kimlerin ve ne kadar yararlandıkları sorusuna ise, kişilerin özel hayatı diyerek ve fırıldak gibi üçyüz altmış derece dönerek cevap vermekten kaçınıyor. O zaman adama sormazlar mı? Bazı günlük gazetelerde hergün özel ve tüzel kişilerin ne kadar vergi verdikleri veya ne kadar zarar ettikleri isimleriyle açıklanınca neden kişinin özel hayatı olmuyor? Üstelik Çalışma Bakanı arkadaşı Aziz Gürpınar ile Ticaret Odasına “Kayıtdışı Ekonomi” ile ilgili rapor hazırlarlarken, bizzat kendisi mali aflara karşı çıkarak ahlâki zaafiyet yaratıyor demişti.

                                           ***

Ben Mungan’a şu soruyu da yöneltmek istiyorum. Kâr beyan edip vergi veren özel veya tüzel kişiler, ithalât sırasında ödedikleri peşin vergi demek olan stopaj miktarı çıktıktan sonra ne kadar vergi vermişlerdir? Açıklarsa bu ülkede ne kadar direkt kazanç vergisi verildiğini hep birlikte göreceğiz. Göreceğiz ama küçük dilimizi de yutacağız. Çünkü özel olsun tüzel olsun, bir şekilde ithalât yapanlar, peşin vergi demek olan stopajı ödediklerinde bunu maliyetlerine yansıttıkları için, stopaj ödenen ürünü veya stopaj ödenen hammadeden yapılan ürünleri tüketenler bu stopaj vergisini ödemektedirler Yani stopajı tüketiciler, halk ödemekte ama, tüccar veya sanayici ödemiş görünmektedir. Her mali yıl sonunda tüccar ödeyeceği vergi miktarını hesaplatırken, sözde ödediği stopajı ödemesi gereken miktardan düşer, eğer daha ödemesi gerekirse ancak o miktarı öder. Ödediği stopaj miktarı kendi vergi matrahından yüksek ise de, Vergi Dairesi’nden alacaklı olur. Bu yüzden “Sen anlat Mungan, sen anlat” diyorum. Anlat da stopaj çıkınca ne kadar direkt kazanç vergisi verildi bilelim. İçlerinde tanınmış kuyumcular, işadamları ve işyerleri de 2013 mali yılında zarar beyan ettiler. Bazıları da halk tabiri ile “Batsi gitti”. Yani ne kâr ne de zarar etti. Ama maşallah hepsi de lüks içinde yaşıyorlar ve menkûl veya gayri menkûl yeni yatırımlar da yapıyorlar. Bu nasıl olur? Onu da anlat Mungan. Kayıt dışılığın kitabını yazdın. Nasıl olur da halâ daha ekonominin %60’ı kayıt dışı olabilir? Onu da anlat Mungan. Birçok böyük İşadamı yanında çalıştırdığı çalışanlarına asgari ücret üzerinden yatırım yapmaktadırlar. Böylece hem çalışanlarını, hem sosyal fonları, hem de Vergi Dairesi’ni çalmaktadırlar. Onlar için de ne düşünüyorsun Mungan? Sen anlat Mungan, sen anlat.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31