Kitabı elinize aldığınızda hüzünlenirsiniz. Çünkü bu, Arif Hasan Tahsin’in ölümünden önce yayına verdiği ve ancak ölümünden sonra okuyucuyla buluşabilen kitabıdır. “Aynı Yolu Yürüyenler Farklı Yere Varamazlar” dizisinin üçüncü cildi. Ön kapağında Arif Hoca’nın renkli fotoğrafı, arka kapağında da yine Hoca’nın bir başka fotoğrafıyla birlikte “Kıbrıslılığı”n tanımını yapan satırları yer alan kitap, 220 sayfa. Bir Galeri Kültür yayını.
   Daha önce yayımladığı kitaplar dahil, Arif Hoca hakkında hiçbir bilginin bulunmaması kitabın eksik yanı. Oysa ölümünden kısa bir süre sonra yayımlanan kitaba bu bilgilerin ve hatta ölümünden sonra hakkında söylenenlerin ve yazılanların konulması, haklı bir beklentiydi. Yoksa yayıncı ve editör, Arif Hasan Tahsin’le ilgili bilginin ve onun felsefesinin zaten yazdıklarının satır aralarında var olduğunu mu düşündüler?
   Belirli bir okuyucu topluluğuna sahip olan Arif Hoca’ya meraklı olanlar için kitaptaki yazılar yabancı değildir. Bunlar gazetedeki köşesinde yıllar boyunca okuyucuyla buluşturulmuştu. Ama kitaplaştırılması yine de iyi oluyor bunların. Belgesel anılar tadında yazan Arif Hasan Tahsin, kendi ideolojik görüş açısından bir dönemi anlatmaktadır. Ele aldığı yakın tarihimize ve Kıbrıs gerçeklerine dair konuları irdelerken, toplumlararası çatışmalar, sendikacılık ve Kurucu Meclis üyeliği günlerinin yaşanmışlıklarını da kendine özgü üslubuyla okuyucusuyla paylaşıyor. Ve bilinmeyen pek çok konunun arşivlerimize geçmesini sağlıyor.
   Örneğin 1976 seçimlerinden sonra UBP’den istifa eden İsmet Kotak’a DHP’yi kurması için KTÖS olarak her türlü yardımı yaptıklarını açıklayan Arif Hoca şunları anlatıyor:
   “Kotak koalisyonu bağlayınca sendikamızı ziyarete geldi. Bir ara sordum ‘Eğitim bakanınız kim?” “Ahmet Bey” dedi. “Ahmet Yusuf mu?” dedim. “Ahmet Yusuf’u mu istersiniz?” dedi. “Evet” dedim. “Öyle olsun” dedi. Meğer rahmetli Kotak’ın ‘Ahmet bey’ dediği ‘Ahmet Cemal Gazioğlu idi.”
     *        *       * 
   M. Kansu, edebiyatımızın en üretken sanatçılarından biri. Onu müdavimi olduğu kafeteryanın terasında yazarken her gördüğümde “Kansu’nun yeni kitabı yakın” diye düşünürüm. Şimdi de Ankara’da “Ürün Yayınları”nda çıkardığı on beşinci kitabıyla buluşturdu bizi. Bu, Akdeniz’in eşsiz iyot kokusunu taşıyan 80 sayfalık bir şiir kitabı: “Doğu Akdenizli Larva. ÇILGIN BİR DALGIÇ” 
   “Bir gece yarısı annem uyandırdı beni: ‘Hadi kalk! Beklediğin o küçük renkli kuşlar çatıda geziniyor.” tümcesiyle başlıyor kitap. Ve gerçekten M. Kansu’nun gece yarısı çıkagelen küçük renkli kuşları sayfaları çevirdikçe içimizde coşkuyla uçuyorlar.
   M. Kansu, şu satırlarla açıklıyor kendini:
   “Çağdaş yaşamın seslerini barındırmayı denemekteyim şiirlerimde: Tanık olarak, düşleyerek, unutarak ve yeniden anımsayarak. Dürüst bir toplum içinde yaşamayı isterim. Toplum ve birey, sistem tarafından ‘emilmekte’ ve değişmekte. Bu yönelim ve başkalaşımları gereğince anlamakta zorlanıyorum; ama umutsuz da değilim. Giderek, yüksek teknolojinin de sürüklediği yeni rahatlık ve kolaylıklarla birbirimize daha çok benzeyeceğiz.”
   M. Kansu, yeni kitabına 2010 ve 2012 yılları arasında ürettiği şiirleri aldı. Yaşadığı çağı şiirlerinde anlamlandırmaya çalışırken, hayatı, sokağı ve insanları gözlemleyen ve edindiği izlenimleri dizelerine aktaran şair, 1938 doğumlu. İlk gençlik çağından beri yazınımızda verdiği uğraşla kendi özgün üslubunu yaratabilmiş bir eğitimci kalem. O kadar ki, bir M. Kansu şiiri altında imza olmasa da kaynaklandığı yüreği hemen ele verir. Bu üslubun tadına varabilmeniz için ÇILGIN BİR DALGIÇ’ı mutlaka alarak okumanızı salık veririm.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31