Artemi Köyü 74’ten sonra ismi değiştirilerek Arıdamı Köyü oldu…

Bu köyün varlığını geç farkettim…

***

Her yer sarıydı…

Dağların etekleri, ovalar, ağaçlardaki dallar sarı.

Çiçekler sarı.

Başak, buğday, arpa sarı...

Ağaçta öten kuş sarı...

Gökyüzündeki bulut...

Nereye baksam sarı göründü gözüme.

Solmuş renklerin her birisi sararmış.

Kıbrıs yeşildi oysa.

Yeşil, derdik adına.

Övünürdük rengiyle.

Ormanı yeşil, ovası yeşil, dalda öten kuşu yeşildi.

Şimdi ne kırmız kaldı, ne mor, ne narenciyenin doğal rengi, turuncu.

_dsc2279.jpg

Spor kulüpleri bile sarı renk için kapışmakta.

Sarı kırmızı, sarı mavi, sarı yeşil, sarı mor...

Tuhaf bir döneme mi girdik yoksa eskiden de sarıydı, biz mi göremiyorduk?

Geçtim yine dağ yolundan.

Kaç tane dağ yolu var, demeyin.

Bozulmalara karşı hala sağlam duran birkaç tane var.

O birkaç tane dağ yolunu görmemiş olsalar ki.

Henüz apartman kondurmadılar.

Yol diye sağını solunu kesmediler.

Henüz güzel olduğunu bilemediler ki havuzlu villa için talan etmediler.

Ne biçim iş bu?

Her yer böyleyken şimdi arar olduk kıyısında köşesinde güzeli.

Tiryakisi oldum adeta…

Sigara gibi, esrar gibi alışkanlık yaptı bende.

Sanki akşamcıyım.

Sanki bir bodiri devirmeden rahatlamayacağım gibi.

O yollar beni çekmeye başladı.

“Gitmesem de görmesem de” demem artık…

Benim çünkü…

Gideceğim, göreceğim, sorgulayacağım.

Benimse eğer, ne olduğunu bilmeliyim.

Kim yaşar, ne iş yapar öğrenmeliyim.

Nitekim dağ yolundan aşağıya doğru ilerlerken gördüm onu.

İki tepenin arka yerinden göz kırptı.

_dsc2284.jpg

Sanki yaşam yoktu ama var gibiydi de.

Tankere benzeyen bir araç vardı orada.

Su tankeri.

Yol kenarında köy adının yazdığı tabela yeniydi.

Ama yol eski.

O kadar eski ki tarlalarla bütünleşmiş.

Yol mu değil mi anlayamadım.

Daldım yine de.

Hafif tepede kurulmuş köyün ilk evi iki bayraklı.

Bir KKTC bir TC...

Askerin mi, dedim…

Fotoğraf çekmeye çekindim.

Biraz yaklaştım ki orası mandıra.

Keçisi var, koyunu var, köpekleri var.

Köy meydanına geldim.

Köpekler havladı…

_dsc2285a.jpg

İngiliz’den kalma çeşmesi, okula benzeyen taş yapısı sağlam…

Fakat kerpiçten yapılmış evleri yağmura, rüzgâra teslim olmuş...

Mandıraya gittim.

Kimse yoktu.

Arkadaşım, TC’den nüfus taşımışlardı…

Birisi, “Ağayım” demiş…

Bölgeyi sahiplenmiş…

Girişleri herkese yasaklamış.

Hepsini TC’ye geri göndermişler.

Köy şimdi Kıbrıs gibi…

Sapsarı…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31