Herkesin hayatında mutlaka bir anısı vardır Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’la. Ya çocukluk anılarına bir kare yansımıştır ya da evinde misafir etmiştir kendisini. Uzun bir yaşamın ardından tüm direncine karşın önceki gece kaybettik Baba Denktaş’ı. Açıkçası ben algılamakta güçlük çekiyorum insan üstü bir inanç ve direnç sergileyen Kurucu Cumhurbaşkanımız defalarca kez ölüme meydan okudu. Sıradan bir insan yaşasaydı o kadar peşi sıra gelen ameliyatı ve rahatsızlığı çoktan ölüp giderdi. Ölümü de hayatı gibi inatçı ve direngen oldu. Eminim Azrail’i Kıbrıs konusunu anlatmaya tutmuştur.

Ölümü beklemek kadar sinir bozucu bir şey yoktur sanırım uyutulacağı ana kadar şarkılar söyleyip Aydın hanıma sevgisini dile getiren ve bana dua edin diyen bir insan göçüp gitti. Ne kadar inanırsınız bilmem ama büyük İslam alimleri de öleceği ana kadar konuşurlar ve öleceklerini bilirler. Elinde tesbihi yoktu belki Baba Denktaş’ın ama ALİM’di.

Rahmetli Raif Denktaş’ı inanın ki çok tanımak isterdim. Rauf bey ile Serdar beyden o kadar çok dinledim ki ne zaman Raif Denktaş’ın adı geçse Serdar beyinde Rauf beyinde gözlerinin dolmasının nedenini daha iyi anlıyorum. Denktaş ailesi inançları ve mücadele ruhları güçlü bir aile.

Hiç unutmam  daha çocukken bir gün Girne’den dönüyoruz arabanın arka koltuğuna yaslanmış arkadan gelen arabaları seyrediyorum bir baktım arkadan Baba Denktaş özel arabasıyla geliyor, ön yolcu koltuğunda, arabayı koruması sürüyor muhtemelen. Ne escort ne araç koruması. Yerde para bulmuş çocuk gibi sevinen ben el salladıkça o da gülümseyerek el salladı yol boyunca.

Defalarca kez de Alfa Romeo’suyla yanımızdan geçip gittiğini gördüm. Hiç gösteriş meraklısı olmayan, okumak isteyen gençlere her zaman yardım eli uzatan, burs veren, erzak yardımı yapan, elbise yardımı  yapan bir insandı.

Adı üstünde Lider; başka nasıl olacaktı ki zaten?

Bir çok ülkede siyasi olarak üst kademelerde etkili bağlantıları olan sert lobi yapabilen ve gerektiği zamanlarda kafa tutan bir adamdı.

Serdar Denktaş’a Allah kolaylık versin; elbette ki tüm ailenin dramı ve acısı sonsuzdur ancak bir erkek evlat olarak sanırım O’nunkisi daha dayanılmazdır. Sanırım Rauf bey oğlu Raif Denktaş’ın yanına defnedilmek istemişti. Hatta “beni halk mezarlığına gömün en azından gelen geçen bir Dua okur” demiştir. Eğer  ortada bir Lider varsa halkından niye uzak uyusun ki.

Hz Muhammed SAV derki Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Halkıyla birlikte yaşadı; şimdi  “Dünya” O’nu uğurlamaya hazırlıyor. Artık Raif’iyle beraber….

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31