Yaklaşık 15 yıl kadar önceydi;

O zaman sorun bu kadar kördüğüm olmamış, zaman zaman gündeme gelmiş ve yurt dışında yaşayıp askerlik sorunu olanların sayısı bu kadar artmamıştı.

Hatta, buradaki askeri yetkililer İngiltere’ye gitmiş, oradaki Türklerle görüşmeler yapılmış ve belki de çalışmalar son noktaya gelmişti.

Ama olmadı, olamadı, yapılan çalışmalar sonlandırılmadı.

Meclise sunulan yasa tasarısı, sudan sebeplerle bir türlü gerçekleşmedi.

Sonra yıllar birbirini izledi, her zaman yaptığımız gibi hasın altı ettiğimiz olaylar bu kez de önümüzde bir dağ gibi büyüdü…

Şimdi konu yine gündemde;

Ama bir kez daha siyasilerin cesaretsizliği ve basiretsizliği nedeniyle her türlü suistimale açık bir şekilde.

Bu ülke topraklarında doğan ve küçük yaşta yurt dışına giden, ya da başka ülkelerde doğan Kıbrıslı Türkler kendi ülkelerine sırf askerlik sorunu nedeniyle gelemiyor, buradaki aileleriyle ya güneyde ya Türkiye’nin çeşitli merkezlerinde ya da kendi yaşadıkları yerlerde kucaklaşmak, hasret gidermek zorunda kalıyorlar.

En acısı da ülkelerine olan inançlarını kaybetmek üzereler.

Ülkede askere bakış açısı yönünden çeşitli kesimler var;

Bunlardan bir kısmı, adada tek bir asker bile görmek istemeyen marjinal grup.

Bir kısmı da askerin adadaki varlığına yürekten inanmış, asker olmayınca güvenliğin de olmayacağını düşünen kesim.

En önemli kesim ise, ülkede icraat yaparken ‘aman asker kızmasın’ diye sözde askere iyi görünmeye çalışan, ama özde bunu sadece siyasi bir rant olarak algılayan kesim.

Ve bunlar genel de siyasi kesimler oluyor her nedense!

Hassas ama hayati konuları gidip komutanlarla karşılıklı oturup, tartışmaya, uzlaşmaya yürekleri bile yok!

Bu işin artık daha fazla ihmal edilme lüksü kalmamıştır.

Ülke insanı sırf askerlik sorunu nedeniyle ülkesinden uzakta kalmak zorunda kalırken, dışarıdan göç artmakta, bu da Kıbrıs Türkünün siyasi iradesini erozyona uğratmaktadır.

Yıllar öncesi bu kadar dallanıp budaklanmadan çözülmesi gereken bir sorun şimdi kangren hale dönüşmüş ve ülkeyi yönetme becerisi gösteremeyenler, Kıbrıs Türkünün eriyip gitmesine göz yummuşlardır.

Oysa, sadece dudaklardan çıkacak birkaç kelime, atılacak cesaretli birkaç adım, Kıbrıs Türküne büyük doping etkisi yapacaktır.

Ve böyle bir karara şu anda en fazla ihtiyacımız olduğu bir süreçten geçtiğimizi bile göremiyorsanız, size söyleyecek başka şeyimiz olamaz.  

 

Okur şikayeti:

Tavuk ve hindilerden şikayet!

“Sayın Levent bey

Bizler Girne Ayışığı evleri olarak bilinen Yukarı Girne bölgesinde ETS tur ve de Elektrokur yanındaki sitede yaşıyoruz. Efendim yakınımızdaki bir bahçeli evde yüzlerce hindi ve tavuk beslenmektedir, etrafa savrulan kokudan sabahları ve de akşamları evimizde oturamayacak duruma geldik, çocuklarımız yemek yiyemiyorlar.

Belediyeye yaptığımız şikayetlerden bir sonuç alamadık tek çaremiz sizinle bu sorunumuzu paylaşmak istedik.

Lütfen bu sorunumuzla ilgilenirseniz memnun oluruz selam ve saygılarımızla.  

(Ayışığı evlerinden bir gurup Girneli)

 

Okur Görüşü:

“Ilımlı İslam mı, ihtiyaç mı?”

“Sayın Özadam,

Son günlerde Haspolat Meslek Lisesi’ne açılan ilahiyat bölümü konusundaki tartışmaları büyük bir dikkatle izliyoruz. İzlerken de derecesiz üzülüyoruz. Bir kısım insan Kıbrıs Türkü’ne dini eğitimi çok görüp, din dersi almak isteyenleri yobaz olarak nitelendirmeye çalışırken, hükümet kanadının ise bu kadar sessiz kalması nedeniyle aradaki derin ayrılık her geçen gün biraz daha büyüyor.

Burada sorulması gereken soru şudur; Kıbrıs Türkünün gerçekten de din eğitimi veren liselere ihtiyacı var mıdır, bunları isteyenler kimlerdir. Yoksa Kıbrıs Türkü geçenlerde sizin de kaleme aldığınız gibi dini yönden tımar mı edilmeye çalışılmaktadır. Bu konuda tüm tarafların bir masa etrafında oturup tartışmasıyla ancak uzlaşıya varılabilir. Aksi halde tartışmalar büyüyecek ve sadece insanlarımız değil Türkiye ile olan ilişkilerimiz de zedelenecektir.

Saygılarımla…”

(Emekli öğretmen)

gunun-fotograf_.20111201004138.jpg 

MESAJ KUTUSU 

Sayın Kemal DÜRÜST, ilahiyat bölümü konusunda kızgın okurlar sürekli mesaj gönderiyor. Hele bir tanesi diyor ki, bakan çocuğunu ilahiyat bölümüne yazdırırsa, o da yazdıracakmış. İyi bir pazarlık değil mi? Şimdi top sizin kucağınızda.

Sayın Şerife ÜNVERDİ, sigorta emeklilerinin ödenmesi konusunda tamam bazı gecikmeler yaşanabilir ama insan çıkar da bir özür diler. Sizin gibi ince ve zarif bir hanıma yakıştıramadık doğrusu.

Sayın Gülin KÜÇÜK, dün eve çağırdığınız basın mensupları kapınızda tam iki saat beklemişler ve ayaklarına kara sular inmiş. Ha keşke sıcak bir çay olsun gönderseydiniz kendilerine. Olmadı doğrusu.

Sayın Cenk MUTLUYAKALI, Yeni Düzen’in önceki günkü manşet haberi sayesinde sizin okurlar elektrik eylemine bir gün önceden başlamış. Bu arada kızgın okurlar da yok değil yani. Dün hepsini teskin etmeye çalıştım

Sayın Abbas SINAY, askerlik yasası konusunda doğru ve yerinde bir adım attınız. Umarız yine ellerine bulaştırmazlar. Bu işin artık şaka kaldırır bir yanı kalmadı, binlerce mağdur ülkesine geri dönmeyi bekliyor. Tebrik ederiz.

Sayın Ersin TATAR, Güzelyurt sel mağdurlarının çeklerinin nihayet yazıldığını öğrendik. Ancak çekleri yazmak yetmiyor değil mi? Bir de onları dağıtsanız bölge halkı derin bir nefes alacak. Şimdi gözler sizin üzerinizde bilesiniz.

Sayın Halil AKBIÇAK, hasta bir vatandaşımıza uzattığınız yardım elinizde sadece onun hayatını kurtarmadınız, zengin iş adamlarına da örnek olacak bir davranış sergilediniz. Tebriz ederiz, Allah size daha çok versin.

Sayın Sunat ATUN, Kıb-Tek’in kantin ihalesine ne zaman çıkılacağı merak konusu olmuş. Şu anki kiracı ayda 300 TL verirken, ayda 2 bin TL verecek olanlar varmış. Biraz daha gecikme olursa çeşitli şaibeler gündeme gelebilir, bizden uyarması.

Sayın Ayşe DÖNMEZER, bazı siyasi partiler yakında size adaylık teklifinde bulunmaya hazırlanıyor. Hem sağdan hem de soldan gelecek olan tekliflere hazırlıklı olmakta yarar görüyoruz. Hangi partiden olursa olsun bir tercih benden size rahat gider.

Sayın Kıvanç BUHARA, Kıbrıslı Türk şairlerin isimlerini sokaklara verilmesi kamuoyunda memnuniyetle karşılandı. Büyük belediyelerin düşünemediklerini siz gerçekleştirdiniz tebrik ederiz.

Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, dün bir grup üretici aradı ve fare mücadelesine başlamanın tam zamanı olduğunu söyledi. Eğer şimdiden önlem alınmazsa, yakında tarlalarda aslan büyüklüğünde fareler cirit atacakmış. Bunları yazarken bile korktum doğrusu.

Sayın Oya TALAT, Açıköğretim Fakültesi gıda bölümü öğrencisi olduğunuzu ve şu sıralar büyük bir yoğunlukta sınava hazırlandığınızı öğrendim. İyi güzel de bu yoğunluk sırasında evdeki yemekleri eşiniz mi yapıyor yoksa? Ne mutlu size…

Sayın Zorlu TÖRE, yapılan bir araştırmada ziyaret ve cenaze örtenlerinde katılımda birinci sıraya yükselmişsiniz. İkinci sırada Ersin bey var, üçüncülükte Taçoy, açık ara öndeymiş. Hepinizin de soyadının T ile başlaması acaba bir tesadüf mü?

Sayın Turgay KONTİ, havalar soğuduktan sonra bahçede pastırma partilerini yoğunlaştırdığınız ve mahalleyi güzel bir koku sardığı belirtiliyor. Peki sizde pişenler komşuya da düşüyor mu? Aman vatandaşın bir yerleri şişmesin sakın!

Sayın Ali ÇIRALI, elektrik eylemine geç de olsa destek vermeniz sanayicilerimiz arasında memnuniyet yaratmış. Yanlış hesap Bağdat’tan döner değil mi? Hayırlı işler dileriz.

Sayın Şener ELCİL, Pazar günü yapılacak olan nüfus sayımını tanımama açıklaması biraz çizmeyi aşan bir söylem oldu. Bu konuda biz de Bakan Çavuşoğlu’nun sözlerine katılıyoruz. Haklıyken haksız duruma düşmek üzeresiniz aman dikkat!

Sayın Zeki ZİYA, bazı KTHY eski çalışanlarının Pegasus’ta işe başladıklarını görmek memnuniyet verici bir gelişme. Bunun meyvelerini öbür dünyada mutlaka toplayacaksınız. Allah ne muradınız varsa versin.

Sayın Mine GÜRSES, yakında tango derslerine başlayacağınız ve bu konuda derin bir araştırma yaptığınızı duyduk. Size de yakışır doğrusu, ayağınıza basmayacak bir partner ararsanız bir telefonunuz yeterlidir.

Sayın Ali MAHŞEKER, dün akşam ki elektrik eylemine katıldığını memnuniyetle öğrendik. Bu arada mahallede sizin ışıklar sayesinde bir de hırsız yakaladığınızı öğrendik. O minik sevimli köpekleri artık bahçeye salmanın zamanı gelmedi mi?

 

Günün Fıkrası : Temel iş görüşmesinde 

Temel iş görüşmesine gitmiş, patron ve müdürlerden oluşan bir heyetin önüne çıkarmışlar:
Patron bakmış ki karşısındaki Lazdır başlamış kafa bulmaya 'bak seni sevdim çok kolay soracağım, söyle bakalım:'
- Kara yolunda gider, yolcu taşır, şoför kullanır, bu nedir?
Temel hemen atılmış:
- Otobüs!
Patron:
- Olmadı; bunun Mercedes’i var, Ford’u var, bilemedin...
İkinci soruyu soracağım söyle bakalım:
-Havada uçar, pilot kullanır, bu nedir?
Temel yine atlar:
- Uçak!
Patron:
- Ama yine olmadı, yolcu uçağı var, savaş uçağı var, helikopteri var, kaybettin.
Temel üzgün üzgün çıkarken patrona dönüp:
- Bir soru da ben sorabilir miyim?
Patron:
- Tabii hakkındır, sor bakalım, der.
Temel:
- Kadınların iki bacağı arasında bulunur, üremeye yarar, bu nedir?
Patron hemen o malum cevabı verir.
Temel:
- Ama olmadı bilemedin, ananınki var, ebeninki var. . .

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31