Gençler, “askerlik kısalsın, koşullar düzeltilsin, er ve çavuşların süre farkı ortadan kaldırılsın ve erlere de insani maaş hakkı tanınsın” dediler…

Ortak metne imza attılar.

Ama dediklerinin yanında demedikleri var…

1963-1974’lü yıllara şöyle bir gidelim.

“Eli silah tutan her erkek askerdir” dediler.

Çağırdılar.

Gençler, az gelişmişler ve diğerleri gittiler.

“Sen, sen, sen” diye işaret ettiler.

Tek tek gösterdiler.

“Askersiniz” dediler.

Kimse gıkını çıkartamadı.

Hepsi askerdiler.

Başlarına bir komutan diktiler…

Ve ellerine birer silah verdiler.

Eğitime çağırdılar…

Nöbete koydular.

Bu askerlerin içinde öğrenciler de vardı.

Dedik ya gençlerin hepsi de askerdi…

O kadar ki ortaokula ayak basanları yazıyorlardı.

Ve askere yazılanlar orada oldukları sürede emir altındaydılar.

Mesela liseyi bitirdin.

Üniversite imtihanına girdin.

Kazanamadın.

Askersin…

Yurtdışına da gitmedin.

Yine askersin…

Diyelim kazandın ve yurtdışına tahsil için gittin.

İzin alıyorsun, uygun görürlerse gidebilirsin.

Ayrıca dönersen yine asker olmayı göze alacaksın.

Kimse, dolabımda silah taşımak istemem diyemezdi.

Kimse, çizme giymem de diyemiyordu.

Askerdi hepsi.

Bazen olağanüstü günler yaşandı top yekûn nöbetçi odular, bazen ise sıradan günlerde rutine bindirdiler…

Ve 1974 sonrası.

“Barış geldi” dediler.

Sevindik…

Coştuk.

Koştuk…

Ki barışı görelim.

Silahları atalım, mermilere veda edelim, döndüğümüzde silâhaltına girmeyelim.

Askerlik bitsin, sivil hayat neymiş görelim.

Öyle ya, savaş bitmişse, asker sayesinde barış gelmişse, silaha ne gerek var?

Baktık ki işin rengi başka…

“Barış getirdik ama barışı kalıcılaştırmamız gerek” dediler…

İyi mazeret…

Yaşı tutanları askere çağırdılar.

Askerlik yapanlara da eğitimlerde “Her şey vatan için” dedirttiler.

Botlarla koşturttular.

Oysaki vatan denilen şey insanın kendi ülkesi olmalıydı.

Bir sağa bakıyorsun, bir sola…

Vatan dedirttikleri şey yarım…

Gençler, “askerlik kısalsın, koşullar düzeltilsin, er ve çavuşların süre farkı ortadan kaldırılsın ve erlere de insani maaş hakkı tanınsın” dediler…

Ortak metne imza attılar.

Ama dediklerinin yanında demedikleri var…

“Mademki garantör ülke olarak burada bir ülke var…

Mademki barıştan ve ülkenin bütünlüğünden sorumlu diye burada…

O zaman görevini yapana, ülkeyi yeniden düzenleyene kadar barışı o korusun…

Gittiği zaman da Kıbrıs gençleri olarak biz bu göreve talip oluruz.”

Demediler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31