CTP Milletvekili Hamzaoğulları,"Ayakları masada olan memurlar gördük," dedi…

İlk geldiğinde de KKTC meclisini kahvehane veya terminal sanmış…

Farkındadır veya değildir…

KKTC’yi özetledi bir bakıma…

Kıbrıs Cumhuriyeti’ni bırakıp kaçtığımızda oturma moduna geçmiştik.

Kapalı gettolarda Türkiye’den gelecek aylıcıkları bekleyip, gönderilen raşonlarla idare etmiştik.

Kim gidecek bağa, bahçeye de ekecek, dediler bir ara…

Ekmek elden su gololambicikten lafını biz söylemiştik…

Yat, uzan, az da olsa parayı kap, yaşa.

Oysa o günlerde başlayan bu yaşam biçimimiz, çok daha değişik olabilirdi.

Dünyaya ayak uydurabilir, hatta yarışabilirdik.

Ne dediler hatırlayın…

“Bakırköy kadar nüfusunuz yok…

Gönderirim parayı gül gibi geçinirsiniz.”

Biz ne yaptık?

Hoşumuza gitti, KKTC’yi yaşatmak için elimizden geleni yaptık.

Meclise gittik.

Parayı gönderenin gönderdiği insanları, KKTC’ye emirle vatandaş yaptık.

Ve baş tacı…

Onlara bir de bizi seçsinler diye oy verme hakkı verdik.

Döndük bir de seçilme hakkını elimizle sunduk.

İlk gelişi iki yıl bile olmayanları, seçme seçilme hakkı verdiklerimiz milletvekili seçtiler.

Biz de bakan yaptık.

O bakanlar ise, “Nasıl olsa biz bu işi yapamayız, yönetemeyiz,” demeye getirdiler…

Biz ise onların sözüne bile şaşarak kıyameti kopartıp, “Biz daha iyisini yaparız” dedik.

Dedik de ne oldu?

Planlama buydu oysa.

ABD’niz BOP gibi uzun vadeli planları varsa, Türkiye’nin de uzun vadeli planlar vardır.

Ama onun sadece Kıbrıslıtürklere ait gelecekte ne olacakları hakkında planları var.

Diyor ki, “her evde bir kuran olmalı”...

Bugün Davutoğlu Balkan Türkleri için söylemişse, bizler için de o düşüncesi vardır.

Merak etmeyin yakında açıklar.

Açıklamasına bile gerek yok ya.

Bakınız Lefkoşa’nın çıkışında yaptırttığı devasa camiye…

Bakınız Mağusa yolu üzerindeki kocaman minarelisine.

Bakınız imam hatip lisesine.

Ve kuran kurslarına…

Ve ülkemizi dolduran türbanlı, sarıklı cübbelilere…

Onların sayesinde Girne’nin turistik fotoğraflarında bile artık türbanlılar mevcut.

CTP Milletvekili Hamzaoğluları, “memurun ayaklarını masada gördüm” dedi şaşırdı ya…

Ben de onun ne için şaşırdığına değil neden şaşırdığına şaşırdım.

Çünkü bugün meclis denilen kahvehane veya terminalde o da ayakları masada oturuyor…

Emir böyle çünkü…

Salla külahı al parayı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31